Ama nasıl?
Biriniz gönlünden, kardeşine faydalı bir öğüt geçiriyorsa onu söylesin. (İbni Adiyy) Yeni taşındığım da komşumun kapısında nazar boncuğu asılıydı.Birbirimiz tanımadığımız için bir şey demedim. Sonra ki zamanlarda komşuluk hakkını gözeterek ilgi gösterdim. Söylediklerimi hangi niyetle söylediğim kıvamına gelince o zaman nazar boncuğu dinimizde yok dedim(#169907123). Çocuklar astı bende tasvip etmiyordum dedi hemen kaldırdı. Tebliğ etmek dile kolay geliyor ama nasıl edeceğimizi konusunda sıkıntılarımız var ki benimde vardı. Hocamız tebliğ için derdi ki önce ilgi sonra bilgi. Yani o kişiyle bağ kurmadan pattadanak rencide ederek söylememek lazım hem biz ne kadarını uygalayabiliyoruz ki üstten konuşalım (ki kalan ömrümüzde bu yolda sabit kalacak mıyız mâlum.) Burda bile yorum yazarken çekinerek yazıyorum çoğu kez vazgeçiyorum. Çünkü mimik olmayınca uslup sertmiş gibi oluyor.Bazen niyetimi belli etmek için yazdıktan sonra gül koyuyorum ama o da bazen samimi gelmiyor. Neyse öyle işte kolay görünen ama mesuliyeti ağır işler.
Duygu ve Düşünce
Üslup çok önemli. Birine "odun" demek var, bir de "gözleri aşka gülen söğüt dalı demek var. Özünde ikisi de aynı kereste ama işte şair ruhlu olmak başka!
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
Kesinlikle..... :D
Üslup çok önemli. Birine "odun" demek var, bir de "Gözleri aşka gülen taze söğüt dalısın" demek var. Özünde ikisi de aynı kereste ama işte şair ruhlu olmak başka!
Duygu ve Düşünce
üslubun çürükse anlattığın gül çiçek değildir
Duygu ve Düşünce
Üslup, insanın kimliğidir. Nezaket ise kalitesinin imzasıdır.