Üstad, ifrat ehli olan ahmak dostları uyarıp zahirperestlikten vazgeçirmek için onların vehimlerini tard ediyor; tefrit ehli olan din düşmanlarının da ortaya attıkları şüpheleri reddedip yüzlerine çarpıyor
Artık umûmîleşmiş görünen bir hasasiyetle -yaratmak- kelimesi muhterem okuyucularımın zihnine takılmamalıdır. Güzel Türkçe’mizi «sadeleştirmek safsatası» ile tarih boyunca kazanmı olduğu bütün ifade inceliklerinden mahrum kılarak kısırlaştıran devrimbaz zihniyyet yüzünden yaratmak, vücûda getirmek mânasındaki «ibda», inşâ’, ihdas, îcad v.s. gibi kelimeler diri diri gömülmüş yani nisyana (unutulmaya) terkedilmiştir.Kaldı ki, «yaratmak» kelimesi «halik» karşılığı olduğundan ve bu da esmayı ilâhiyeye dahil bulunduğundan tecviz edilmiyorsa düşünülmelidir ki,Cenâb-ı Hak yüce Kur’an’da kendisinden «Ahsen-ül Hâlıkîn» yani «yaratıcıların en güzeli» diye bahsetmektedir.