Seçim paradoksu
Çok seyahat eden ve değişik lezzetleri dünyanın birçok şehrinden deneyimlemiş bir seyyah olarak söylemeliyim ki; en iyi lokantaların menüsü kalabalık olmayanlardır, en iyi şehirler sade şehirler ve en kaliteli insanlar da sadeliği şiar edinmiş olanlardır. Yazım yine uzun olacak, kısa kes diyenler için, Sadelik en asil zarafettir diyerek konuyu buracıkta özetleyebilirim; lakin bu beylik lafın arkasındaki derin hakikati okumak isteyenlerle kalemin mürekkebi elverdiğince uzun bir hasbihale duracağız. Kapitalizmin kurumsal ve yutturmacalı kalıplarından sıyrılıp fıtrata baktığımızda hiç düşündünüz mü; ansiklopedi gibi kalın menüsü olan o cafcaflı restoranlar neden kısa sürede kapanıyor da, yüz yıllık asırlık işletmeler hep tek bir ürün üzerine sebat edenlerden çıkıyor? Çünkü insanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özellik olan seçim yapabilme iradesinin de fıtri bir limiti, aşılmaması gereken bir optimum noktası vardır. Hatta bazen önünüze hiçbir seçeneğin sunulmaması, seçimsizlik en büyük nimettir; misal, şehrin en iyi dönercisine girdiğinizde önünüze alternatif bir yemeğin konulmaması ve o tek lezzete odaklanmanız, günün en huzurlu anına dönüşebilir. Bizler fani dünyanın haz ve mutluluklarının değil, kalbi bir sekinetin, yani huzurun peşindeyiz ve bu huzur için doğru mizanlarla seçim yapmak şarttır. Önünde onlarca sayfadan oluşan bir menüyle baş başa kalan aç ve sabırsız bir insanın karar vermesi nasıl zor ve ekseriyetle hüsranla sonuçlanan bir süreçse, hayatın bütünü de böyledir; zira insan o kalabalıkta kendi tabağını yerken bile sürekli acaba diğerini mi sipariş verseydim, yoksa karşımdakinin tabağı mı daha iyiydi? vesvesesiyle tahrif olur. Halbuki lezzet, tam bir odaklanma işidir; her hakiki lezzet gibi sevmek de, sadakat de ancak odaklanmakla vücut bulur.
Din
Öyle bir kitap okuyorum ki zihnim dağıldığı an cümleler donuyor, sayfalarca okumuşum gibi olsa da bir iki sayfayı aşmıyor. Zihnim ve kalbim tam odaklanınca ise akıp gidiyor, mesajları ulaşıyor. Bazı kitaplar yaşıyor üstadım, müellifi toprak altında olsa da.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İbni sinanın asıl künyesi büyük islam mütefekiri Ebu Ali sina'dır. Üstadım derki bizim üç sinanımız var Ebu Ali sina, ümmü sinan ks, ve Mimar sinanımızdır, Üçünede rahmet olsun Rabbim onlardan emeklerinden gayretlerinden razı olsun Rahmetiyle keremiyle muhafaza kılsın ikramlarda bulunsun. Amin
Ezgiler Yüreğimiz
Kıymetli Dostu’M Mehmet’e… Ezgiler Yüreğimiz Ezgiler yüreğimizde; turnalar gidiyor, ben kalıyorum, Zemheride ağaçtan düşen yapraklar gibi düşüyorum tanyerine, Gölgeler gidiyor, ben kalıyorum; ruhumda yitik düşlerimi kovalıyorum, İpek bir mendile sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum, Limanlarda kaldı sana varacak düşlerim, Eşiğine sürüklüyor bu hercai diken; usul usul intizarı çürüten, Ruhumda yitik düşlerimi kovalıyorum; gölgeler gidiyor, ben kalıyorum, Yüreğime daha dokunmadan kurudu irem; çöllere bir türlü yağamıyorum… Üstâdım; turnalar gidiyor, ben kalıyorum sonbaharın tozlu kafeslerinde, Ruhumda yitik düşlerimi kovalıyorum; gölgeler gidiyor, ben kalıyorum, Eşiğine sürüklüyor bu hercai diken; usul usul intizarı çürüten, Gölgeler gidiyor, ben kalıyorum; âvâreyim, âsûdeyim, yorgunum, İmkânsız muştuların eşiğine sürüklüyor gönül vadilerini,
Şiir
biR’ münZ’evi üstâd
biR’ münZ’evi üstâd Biraz deprem sonrası, biraz şehir hülyası; bir kalp yangınından geriye kalan, İpek bir mendile sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum, Ruhumda yitik düşlerimi kovalıyorum; gölgeler gidiyor, ben kalıyorum… Menekşeler sarardı pembe uçurtmalar yolladığından beri, Üstâdım; turnalar gidiyor, ben kalıyorum; uyku tutmuyor karanlıkları, Neden sana vurgunum, bilmiyorum; âvâreyim, âsûdeyim, yorgunum… Zemheride ağaçtan düşen yapraklar gibi düşüyorum tanyerine, Eşiğine sürüklüyor bu hercai diken; usul usul intizarı çürüten, Ve topla yaralı kırlangıçları; özgürlüğe giden tutsaklar gibi, İpek bir mendile sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum, Üstâdım; turnalar gidiyor, ben kalıyorum sonbaharın tozlu kafeslerinde, Siyah gözlerine beni de götür; binbir türlü kokuyorsa yaylalar, Turnalar gidiyor, ben kalıyorum; âvâreyim, âsûdeyim, yorgunum, Âvâreyim, âsûdeyim, yorgunum; artık bu yerlere sığamıyorum…
Şiir
Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır Bediüzzaman Said Nursî (Üstadım)
Din