Puan vermedi·416 syf.··
2026 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:40
Nietzsche'de olsan reddedilebilirsin, kırılgan bir tarafın olabilir, kendini tanımak için acıyla ciddi anlamda yüzleşmen gerekebilir ve özgürlük arayışın hiç bitmez.Ayrıca manüplasyon taktiği bir noktaya kadar işe yarar sevgili Nietzsche :)
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470,1bin okunma
8/10
·357 syf.··
2026 30. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:16
Nietzsche'nin o meşhur dağ zirvesinden seslendiği Böyle Buyurdu Zerdüşt, okuma deneyimimi bambaşka bir boyuta taşıyan, adeta her sayfasında zihnimde yeni şimşekler çaktıran sarsıcı bir başyapıt oldu. Kitabı bitirdiğim an hissettiğim ilk şey, sadece bir metni okumuş olmak değil, bir zihin fırtınasının tam ortasından sağ çıkmış olma duygusuydu; zira bu eser, insanı kendi sınırlarını aşmaya davet eden devasa bir düşünsel serüven. Her sayfada altını çizmekten yorulduğum, her paragrafında durup üzerine günlerce düşünebileceğim o kadar çok aforizma vardı ki, kitabı başucumdan ayırmam mümkün değil. Belki de edebiyatın sunduğu en büyük lüks, bir cümleyi tekrar tekrar okuyup her seferinde farklı bir katman keşfetmektir; Zerdüşt ise tam olarak bu lüksün zirvesi. Üstinsan kavramı ve ebedi dönüş düşüncesiyle sarsılırken, bir yandan da dilin o şiirsel ve coşkulu yapısına hayran kalmamak elde değil. Kısacası bu kitap, dönüp dönüp tekrar okunacak, her okumada insanı biraz daha değiştiren, felsefenin o en keskin ve en yaratıcı hallerinden biri.
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Akış Yayınları · 199447,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·355 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:05
Bu kitabı okumadan önce iki kere düşünün! Nietzsche; iyi sandığımız insanları, dindar maskelerini ve en önemlisi kendi içimizdeki o karanlık aynayı suratımıza acımadan fırlatıyor. Birisine yardım ederken gerçekten iyi miyiz? Yoksa karşımızdakinin acizliği üzerinden kendi egomuzu mu gıdıklıyoruz? Kendimizi yüksekte görmenin pratik bir yolu mu bu? Peki ya Tanrı'ya dua etmek? Gerçekten göründüğü kadar masum mu? Tekrar düşünün :) İnsan, kendi türünden birini öldürünce "cani", bir sivrisineği ezince neden "kahraman" olur? Kendinize ahlaklı demeden önce bu sorularla yüzleşin.
İnsanca, Pek İnsanca 1Friedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,582 okunma
Böyle Buyurdu Zerdüşt: Uçurumun Üzerindeki İp
Puan vermedi
Bu kitabı bitirdiğimde Nietzsche'nin fikirlerini öğrenmiş olmaktan çok, kendi içimde sakladığım sorularla yüzleşmiş hissettim. Çünkü Zerdüşt, bana dünyanın ne olduğunu anlatmıyor; benim kim olduğumu sorgulatıyor. Friedrich Nietzsche burada bir ahlak öğretmeni gibi konuşmaz. Bir peygamber gibi de konuşmaz. Daha çok, insanın üzerine örttüğü bütün yalanları tek tek kaldıran acımasız bir arkeolog gibidir. Onun kazdığı yer tarih değil, insan ruhudur. Kitabı okurken sürekli şu düşünceye döndüm: İnsan gerçekten kendi hayatını mı yaşar, yoksa kendisinden beklenen hayatı mı? Nietzsche'nin "sürü ahlakı" dediği şey tam da burada ortaya çıkıyor. Çoğumuz özgür olduğumuzu düşünürüz; fakat inançlarımızın, korkularımızın, ideallerimizin ne kadarının bize ait olduğunu sorgulamayız. Zerdüşt bana, insanın en büyük hapishanesinin duvarlar değil, alışkanlıklar olduğunu hatırlattı. Üstinsan kavramını da hiçbir zaman güç ya da üstünlük meselesi olarak okumadım. Benim gözümde Üstinsan, kendisini sürekli aşmaya çalışan insandır. Dün inandığı şeyi bugün eleştirebilen, kendi hakikatini yeniden kurabilen, konforunu değil dönüşümünü seçebilen insan... Çünkü Nietzsche'nin dünyasında insan tamamlanmış bir varlık değil, sürekli oluş hâlindeki bir ihtimaldir. Kitabın en sarsıcı tarafı ise bana göre ebedî dönüş düşüncesiydi. Eğer aynı hayatı sonsuz kez yaşamak zorunda olsaydım, buna razı olur muydum? Bu soru ilk bakışta metafizik görünür ama aslında bütünüyle etik bir sorudur. Çünkü insanın yaşamına verdiği değer, onun tekrarına vereceği cevapta gizlidir. Ben bu soruyu okurken geçmişime değil, bugünüme baktım. Çünkü tekrar yaşamak istemeyeceğim bir hayatın içinde yaşıyorsam, asıl problem kaderde değil seçimlerimdedir. Nietzsche'nin "Tanrı öldü" sözü de bana hiçbir zaman basit bir ateizm ilanı gibi
Felsefe
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Akış Yayınları · 199447,7bin okunma
9/10
·517 syf.··
2024 19. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 00:00
Martin Eden, aslında o klasik "çok çalıştı, inandı ve sonunda başardı" anlatan kişisel gelişim zırvalarından biri değildir. Aksine, "Cehalet mutluluktur, fazla okursan kafayı yersin" diyen, zirveye tırmanıp manzaranın aslında koca bir çöplük olduğunu fark eden bir adamın trajikomik uyanış hikayesidir. Aşk Uğruna Başlayan "İnekleme" Evresi ve Burjuva Balonu Olaylar tamamen Martin'in Ruth adında, porselen gibi kırılgan, zengin ve kültürlü "sandığı" bir kıza tutulmasıyla başlar. Martin tam bir denizci, kaba saba bir adam. Sırf kıza yaranmak, onun o "yüce ve elit" dünyasına girebilmek için yemiyor, içmiyor, uyumuyor; sabahlara kadar felsefe, sosyoloji, edebiyat ne varsa yutuyor. Ruth'u ve onun sınıfını Olimpos Dağındaki tanrılar sanıyor. Fakat Martin'in beyni açıldıkça, okuduklarını sindirdikçe bir gün o acı gerçekle yüzleşiyor: "Lan ben bu insanları gözümde ne büyütmüşüm!" Taptığı o burjuva takımı aslında kendi fikirleri olmayan, papağan gibi ezberledikleri ahlak kurallarını tekrarlayan, sıkıcı ve sığ tipler çıkıyor. Nietzsche'le Kafayı Sıyırmak Martin okudukça evrim teorisine ve Nietzsche'ye fena takar. İçindeki "Üstinsan" uyanır. "Ben güçlüyüm, en dipten geldim ve kendi irademle hepinizi ezip geçeceğim!" triplerine girer. Kendi zekasına ve potansiyeline o kadar inanır ki, herkesi (cahil bulduğu işçi sınıfını da, ikiyüzlü bulduğu zenginleri de) hakir görmeye başlar. Kimseye ihtiyacı olmadığını sanır. Ama Jack London burada arka planda bıyık altından güler ve bize şunu fısıldar: "Aşırı bireycilik ve kibir adamı işte böyle zehirler." Martin o kadar tek başına bir kavgaya girer ki, sonunda onu hayata bağlayacak tek bir dostu, inancı ya da dayanağı kalmaz. Şöhret Gelince Ortaya Çıkan Sahte Akrabalar Kitabın en büyük şakası ve Martin'in nihilizme çakıldığı yer son
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
Okunması Gereken Kitaplardan
10/10
·218 syf.··
2026 6. kitabı
Aslında okumadan önce bazı sözleri dolayısıyla ön yargıyla başladım.Fakat ben okuduğum kitapları ön yargısız değerlendiririm.Nietzsche’deki pat diye gördüğünü söyleyen biri olarak biraz kendimi buldum.İnsanlar bir yazarı yada fikir adamı yada siyasetçiyi eleştiremiyor.Ben nasıl herkesi eleştiriyorsam,Niezstche’de herkesi eleştiriyor.Bilim adamını eleştiririrken dini kurumlara eleştiriyor.Fikir adamlarını ağır bir şekilde eleştiriyor.Tanrı öldü,Tanrı’yı ölürdüler derken gelişmeye ayak uyduramayan ve hayali yorumları din haline getiren dini kurumları hedef alıyor.Nietzsche okumuş bilgisi olan biri,işkembeden sallamıyor. Bilgisi olmayan sadece laf atar kötüler fakat bilgisi olan bunu masaya yatırır ameliyat eder.Bilgisi var okumuş adam biraz kendimi ona da benzettim herkesi masaya yatırıp bilgilerini ameliyat etmesi ile.Eleştirenler bence Nietzsche’yi ya okumamış yada bilgisi kıt insanlar.Üstün insan kimdir kendini yetiştirmiş kişidir yoksa başka fikirlerin yada kişilerin kölesi olup çıkarsın.Titanik filminde erkeklerin kadınlara olan tutumunu herkes seyretmiştir,kadınları eleştiriyor diye suçlanırken o bunun kadınların suçu olduğunu söyler. Okunması gereken kitaplar ben okurken ne kadar zevk aldıysam başka kimseler okurken sıkılıyor,onlar fikir üretmeyip başkalarının fikirlerinin kölesi olarak yaşamaya alışmış köleler oluyor.Ne gerek var bir düzen var,değiştirmeye gerek yok diyen düşünmeyen zihniyet insanları ve gelişmeye karşı tipler.Nietzsche bir sözü ve cümlesi ile çok çarpılatılacak biri,genel olarak okumak değerlendirmek gerekiyor.
Beyond Good and EvilFriedrich Nietzsche · Independently Published · 20196,6bin okunma