Böyle Buyurdu Zerdüşt: Uçurumun Üzerindeki İp
Puan vermedi
Bu kitabı bitirdiğimde Nietzsche'nin fikirlerini öğrenmiş olmaktan çok, kendi içimde sakladığım sorularla yüzleşmiş hissettim. Çünkü Zerdüşt, bana dünyanın ne olduğunu anlatmıyor; benim kim olduğumu sorgulatıyor. Friedrich Nietzsche burada bir ahlak öğretmeni gibi konuşmaz. Bir peygamber gibi de konuşmaz. Daha çok, insanın üzerine örttüğü bütün yalanları tek tek kaldıran acımasız bir arkeolog gibidir. Onun kazdığı yer tarih değil, insan ruhudur. Kitabı okurken sürekli şu düşünceye döndüm: İnsan gerçekten kendi hayatını mı yaşar, yoksa kendisinden beklenen hayatı mı? Nietzsche'nin "sürü ahlakı" dediği şey tam da burada ortaya çıkıyor. Çoğumuz özgür olduğumuzu düşünürüz; fakat inançlarımızın, korkularımızın, ideallerimizin ne kadarının bize ait olduğunu sorgulamayız. Zerdüşt bana, insanın en büyük hapishanesinin duvarlar değil, alışkanlıklar olduğunu hatırlattı. Üstinsan kavramını da hiçbir zaman güç ya da üstünlük meselesi olarak okumadım. Benim gözümde Üstinsan, kendisini sürekli aşmaya çalışan insandır. Dün inandığı şeyi bugün eleştirebilen, kendi hakikatini yeniden kurabilen, konforunu değil dönüşümünü seçebilen insan... Çünkü Nietzsche'nin dünyasında insan tamamlanmış bir varlık değil, sürekli oluş hâlindeki bir ihtimaldir. Kitabın en sarsıcı tarafı ise bana göre ebedî dönüş düşüncesiydi. Eğer aynı hayatı sonsuz kez yaşamak zorunda olsaydım, buna razı olur muydum? Bu soru ilk bakışta metafizik görünür ama aslında bütünüyle etik bir sorudur. Çünkü insanın yaşamına verdiği değer, onun tekrarına vereceği cevapta gizlidir. Ben bu soruyu okurken geçmişime değil, bugünüme baktım. Çünkü tekrar yaşamak istemeyeceğim bir hayatın içinde yaşıyorsam, asıl problem kaderde değil seçimlerimdedir. Nietzsche'nin "Tanrı öldü" sözü de bana hiçbir zaman basit bir ateizm ilanı gibi
Felsefe
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Akış Yayınları · 199447,7bin okunma
9/10
·517 syf.··
2024 18. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 00:00
Martin Eden, aslında o klasik "çok çalıştı, inandı ve sonunda başardı" anlatan kişisel gelişim zırvalarından biri değildir. Aksine, "Cehalet mutluluktur, fazla okursan kafayı yersin" diyen, zirveye tırmanıp manzaranın aslında koca bir çöplük olduğunu fark eden bir adamın trajikomik uyanış hikayesidir. Aşk Uğruna Başlayan "İnekleme" Evresi ve Burjuva Balonu Olaylar tamamen Martin'in Ruth adında, porselen gibi kırılgan, zengin ve kültürlü "sandığı" bir kıza tutulmasıyla başlar. Martin tam bir denizci, kaba saba bir adam. Sırf kıza yaranmak, onun o "yüce ve elit" dünyasına girebilmek için yemiyor, içmiyor, uyumuyor; sabahlara kadar felsefe, sosyoloji, edebiyat ne varsa yutuyor. Ruth'u ve onun sınıfını Olimpos Dağındaki tanrılar sanıyor. Fakat Martin'in beyni açıldıkça, okuduklarını sindirdikçe bir gün o acı gerçekle yüzleşiyor: "Lan ben bu insanları gözümde ne büyütmüşüm!" Taptığı o burjuva takımı aslında kendi fikirleri olmayan, papağan gibi ezberledikleri ahlak kurallarını tekrarlayan, sıkıcı ve sığ tipler çıkıyor. Nietzsche'le Kafayı Sıyırmak Martin okudukça evrim teorisine ve Nietzsche'ye fena takar. İçindeki "Üstinsan" uyanır. "Ben güçlüyüm, en dipten geldim ve kendi irademle hepinizi ezip geçeceğim!" triplerine girer. Kendi zekasına ve potansiyeline o kadar inanır ki, herkesi (cahil bulduğu işçi sınıfını da, ikiyüzlü bulduğu zenginleri de) hakir görmeye başlar. Kimseye ihtiyacı olmadığını sanır. Ama Jack London burada arka planda bıyık altından güler ve bize şunu fısıldar: "Aşırı bireycilik ve kibir adamı işte böyle zehirler." Martin o kadar tek başına bir kavgaya girer ki, sonunda onu hayata bağlayacak tek bir dostu, inancı ya da dayanağı kalmaz. Şöhret Gelince Ortaya Çıkan Sahte Akrabalar Kitabın en büyük şakası ve Martin'in nihilizme çakıldığı yer son
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsana Tutulan Acımasız Bir Ayna
8/10
·335 syf.··
2026 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 16:15
Bu kitap bir roman değil, bir felsefe metni de değil; ikisinin arasında, şiirsel bir manifesto gibi duruyor. Friedrich Nietzsche, Zerdüşt karakteri üzerinden insanın kendini aşma yolculuğunu anlatırken okuru sürekli sorgulamaya zorluyor. Bu yönüyle beni sarıp sarmaladı. Kitapta geçen “üstinsan”, “güç istenci” ve “değerlerin yeniden yaratılması” gibi kavramlar ilk okumada karmaşık gelebilir. Ancak asıl amaç hazır cevaplar vermek değil, okuyucunun kendi cevaplarını aramasını sağlamaktır. Zerdüşt’ün dağdan inip insanlara seslenmesi, aslında insanın kendi içindeki korkularla, alışkanlıklarla ve toplumsal kabullerle hesaplaşmasının sembolüdür. Bu nedenle kitap, okundukça değil; üzerine düşünüldükçe derinleşir. Bazı bölümleri ağır ve tekrar eden bir yapıya sahip olsa da, satır aralarında insanın özgürlüğüne, yalnızlığına ve kendini gerçekleştirme çabasına dair güçlü tespitler bulunur. Her okuyucu aynı kitabı okumaz; çünkü herkes kendi Zerdüşt’üyle karşılaşır. Benim için bu eser, cevaplardan çok sorular bırakan, bitirdikten sonra da zihinde yaşamaya devam eden kitaplardan biri oldu. Keyifli okumalar.
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Puan vermedi·88 syf.·
2026 426. kitabı
‘ öyle ki, düşünce göğün surlarını aşar ve açığa çıkmış olanı bilmekle yetinmez.” seneca Nietzsche Kimdir? modern felsefe, din ve kültür eleştirisi alanlarında çığır açan etkili bir Alman filozof, filolog, şair ve bestecidir. Geleneksel ahlakı reddetmesi, "Üstinsan" kavramı ve "Tanrı öldü" tespitiyle tanınır.. Temel Felsefi Görüşleri:"Tanrı Öldü": Geleneksel Hristiyan değerlerinin modern toplumda inandırıcılığını yitirdiğini ve manevi bir boşluğun doğduğunu ifade eder. filozofun Batı ahlakına, Hristiyanlığa ve geleneksel putlara karşı giriştiği en sert ve vurucu hesaplaşmadır. "Çekiçle Felsefe Yapmak" alt başlığını taşıyan bu kitap, kökleşmiş değerleri yıkmayı ve yaşamı tüm trajedisiyle olumlamayı amaçlar. Alacakaranlık Filozofu Niestchze ın Temel FelsefesiNietzsche, insan doğasını bastırdığına ve zayıflığı yücelttiğine inandığı değerleri acımasızca eleştirir Hristiyanlık ahlakı, Platonculuk ve geleneksel Batı değerleri, insanın gerçek potansiyelini kısıtlayan "putlar" olarak değerlendirilir.  Tarihsel Figürlerin Eleştirisi: Sokrates ve Kant gibi dönüm noktası sayılan filozoflar, yaşamı yadsıdıkları gerekçesiyle şiddetle eleştirilir. Buna karşılık Goethe, Dostoyevski ve Wagner gibi figürlere duyulan hayranlık dile getirilir. Alacakaranlık Filozofu Niestchze Acıyı ve trajediyi reddeden bir hayattansa, tüm zorluklarına rağmen yaşamın bizzat kendisinin kutsanması gerektiğini savunur Sorunlar,sorular soruların cevaplarını burda bulacaksınız Alacakaranlık Filozofu Niestchze
Araştırma İnceleme Felsefe Düşünce
Alacakaranlık Filozofu NiestchzeFaik Öcal · Zilan Akademi Yayınları · 20241 okunma
Puan vermedi·378 syf.··
2026 166. kitabı
"Herkes için ve hiç kimse için" alt başlığıyla bizi karşılayan bir kitap. Kapağını araladığımız an okurdan sıradan bir eylemden fazlasını talep ediyor. Friedrich Nietzsche’nin başyapıtı Böyle Söyledi Zerdüşt, bir solukta okunup rafa kaldırılacak bir kitap değildir kesinlikle. Sindirilmesi zaman alan felsefi bir senfoni gibi geldi bana. Nietzsche’nin şiirsel, yer yer devrik ve aforizmalara yaslanan dili, 19. yüzyılın yerleşik ahlak, din ve felsefe anlayışına yöneltilmiş sarsıcı bir itiraz olarak okudum. Nietzsche, "Üstinsan" kavramıyla bizi kendi sınırlarımızı aşmaya, köhneleşmiş değerleri yıkıp yerine yenilerini inşa etmeye çağırıyor. Size önerim, bu kitabı kendi iç sesimizi duyabileceğimiz bir sükûnetle okumanız...
Edebiyat
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · İş Bankası Kültür Yayınları · 201547,7bin okunma
Bir kuple spoi içeriyor olabilir :)
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 226. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 15:55
Böyle Göçtü Zerdüşt kitabının yazarı Farhad Kishvery, Zerdüştlük inancı ve İran mitolojisi üzerine yazdığı tarihsel ve biyografik romanlarıyla tanınan bir yazardır. Günümüzden yaklaşık olarak 3500 ila 4000 (MÖ 2 bin yılı ortaları ile MÖ 6 yy arası) Zerdüşt tarafından kurulduğu bilinen Zerdüştlük dini ve Zerdüşt'ü yine o topraklarda doğmuş bir yazarın kaleminden okumak için Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabından önce bu kitaba başlamak istedim. Evet yazarın dili sade ve bu da kitabı okumayı kolaylaştırıyor ancak ya çeviriden ya da yazarın anlatım biçiminden bölüm geçişlerinde kopukluklar hissettim. Kitaba başlamadan önce mutlaka her kitabın arka kapağındaki yazıyı okurum. Böyle Göçtü Zerdüşt kitabının arka kapağının son kısmında da her ne kadar ülkesinde çok tartışılan bir kitap olduğu belirtilmişse de maalesef ben bu etkiyi alamadım. Zira kitaba başlarken ki beklentim felsefi diyaloglar, insanı düşünmeye ve sorgulamaya sevk edecek anlatımların olacağı düşüncesiydi fakat dümdüz, biyografi tadında anlatılmış bir kitap buldum karşımda :) Kitabın içeriğinden biraz bahsedecek olursam da; Zerdüştlük dini gelmeden önce bölgenin insanları "Zürvan'a (İran mitolojisinde dünya yaratılmadan önce var olan tek güç, Zerdüştlüğün kutsal kitabı Avesta'da ise zaman olarak geçer) inanıyorlar ve Zürvan'ın önce dünyayı daha sonra da Ahuramazda (iyilik,ışık tanrısı) ve Ehrimeni (kötülük, karanlık tanrısı) ve en sonda da insanları, hayvanları, bitkileri yarattığına ve onlara doğum ve ölümü verdiğine inanıyorlar. Bir gün kutsal mabetlerinde Ehrimenin yaratmış olduğu kötü ve küçük varlıklar (şeytan,iblis) olan Divlere kurban edilecek olan ineğe işkence edilerek kanının akıtılması Zerdüşt için olayların başlangıcı oluyor (tapınağa girmiyor, ayinlere katılmıyor) çünkü hiçbir canlıya kurban adı altında eziyet edilmesini istemiyor bunun
1000Kitap
Böyle Göçtü ZerdüştFarhad Kishvery · Sonsuz Kitap Yayınları · 2009109 okunma