Puan vermedi·94 syf.··
2026 32. kitabı
Yazarın yaşarken yayımlanan son eseridir. Ben Can yayınlarından İnci Kut’un çevirisini okudum. Dil akıcı, bütünlük bozulmamış, acabaya düşmeden bir okuma yaşattı. Kitap, 90 yaşındaki bir ihtiyarın ruhi tatminsizliğini genelev maceralarıyla gidermeye çalışmasını konu edinmiş. En sevdiğim kısmı iğrençliği sansürlü bir şekilde rahatsız etmeden okutuyor olması. Yargılarken mide bulandırmıyor. Genelevin müdavimi olan hatta madalya alan bu dede tam da 90. yaş günü için bakire genç bir kız ister. Başta olmazken sonra olur ve ona asla dokunmaz, sadece seyreder ve adına aşk diyerek ona bağımlı hale gelir. Karakteri analiz etmeye çalıştım fakat bir türlü başarılı olamadım. Olgunlaşmamış bir karaktere mi sahip yoksa yalnız mı, ne istediğini bilmiyor mu veya kendini ispat etme çabası mı var? İhtimaller arasında dolaştım cevabı bulamadım. Gazetede köşe yazarlığı yapması, her hafta fikirlerini özgürce ifade etme gücüne sahip olması, öncesinde bir evlilik yapması, insanlarla bir problemi olmaması, hayvanlarla bağ kurması beni kesin bir sonuca götüremedi. Belki de kendini ispat etme çabasıdır sadece. Ve bunu ahlaksızca da olsa üstün bir başarı ile sergiliyor. Fakat bir okuyucu olarak bana bundan zevk aldığı duygusu geçmedi. Tekrar süreçleriyle alışkanlık döngüsü var. Son olarak bakire yeniyetme seçme sebebi bence yaşlanmaya karşı bir inkâr. Ve asıl zor olanı dokunmamak iken onu başarması kendini ispat etmesidir. Ve aşk diye adlandırması da sadece şehvani değil manevi olarak da dincim deme şekli olabilir.
Benim Hüzünlü OrospularımGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202625bin okunma
8/10
·384 syf.··
2026 176. kitabı
Üstün Başarı #okudumbitti Acar Baltaş’tan okuduğum ilk kitaptı ve açıkçası yazarın sade, anlaşılır ama bir o kadar da sağlam duran kalemini çok sevdim. Üstün Başarı, isminden dolayı ilk bakışta sadece ders çalışma ya da sınavlara hazırlanma kitabı gibi görünebilir; ama aslında bundan çok daha fazlası. Kitap başarıyı yalnızca yüksek notlar, iyi okullar ya da parlak kariyerler üzerinden anlatmıyor. İnsanın kendi potansiyelini tanıması, onu hayata geçirmesi, öğrenmeyi sürdürebilmesi ve bunu yaparken ruhsal dengesini de koruyabilmesi üzerine çok güzel bir yol haritası sunuyor. Bu yönüyle hem öğrenciler hem anne babalar hem de kendini geliştirmek isteyen herkes için okunabilecek bir kitap olmuş. En sevdiğim tarafı, “hadi motive ol, her şeyi başarırsın” gibi havada kalan cümlelerle ilerlememesi oldu. Daha gerçekçi, daha uygulanabilir ve insanı suçlamadan düşündüren bir dili var. Erteleme, odaklanma, sınav kaygısı, öğrenilen bilgiyi kalıcı hâle getirme, hedef belirleme gibi konulara değinirken insan ister istemez kendi alışkanlıklarını da sorguluyor. Ben okurken bazı yerlerde “Evet, ben bunu biliyorum ama uygulamıyorum” diye düşündüm. Özellikle öğrenmenin sadece masa başında geçirilen saatlerden ibaret olmadığını göstermesi çok kıymetliydi. Duygusal denge, olumlu tutum, anlam duygusu ve kişinin kendini tanıması da başarının bir parçası olarak ele alınmış. Bu bakış açısı kitabı kuru bir çalışma rehberi olmaktan çıkarıp daha bütüncül bir kişisel gelişim kaynağına dönüştürüyor. Anlatımı akademik terimlerle yorucu hâle gelmeden ilerliyor. Sanki alanında çok deneyimli biri karşınıza oturmuş da size sakin sakin “Bak, başarı böyle bir şey; acele etmeden, kendini tanıyarak ve doğru yöntemlerle ilerleyebilirsin” diyormuş gibi. Bu samimi ve güven veren tonu çok sevdim. Bence
Üstün BaşarıAcar Baltaş · Doğan Kitap · 2026322 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:51
Öbür Dünya ile Dünya arasındaki duvarlar yıkıldığında insanlar ile feyler aynı dünyada yaşamak zorunda kalırlar. Feyler insanlardan üstün olduklarını iddia ederek insanları köleleştirmek ister ve insanlar kendilerini koruma altına almak için feyler ile aralarına bir duvar örer. Fakat feylerin özgürlükleri insanlar tarafından kısıtlanmak istenmesiyle onlara bir savaş açarlar ve o duvar 20 yıl önce yıkılır. (Bir yirmi yıl vakası daha :D) 20 yıldır Doğu Avrupa’da, seçkin feyler ve insanlar egemenlikleri için savaşmaktadırlar. Kızımız Brexley, küçük yaşlarda ailesini kaybetmesiyle ülkesinin baş generali, aynı zamanda babasının yakın arkadaşıydı galiba?, tarafından sahiplenip büyütülmüş bir kızdır. Çoğu kızın aksine şanslı ve ayrıcalıklıdır. Askeri eğitim alan genç kızımız bunun yanı sırasında da hırsızlıklık yapmaktadır. (Askeri eğitimin hiçbir faydası olammış demekki, ki öyle de zaten) Ve kitabımız da böyle başlıyor aslında. Brexley, birlikte büyüdüğü ve ona sırılsıklam aşık olduğu, aynı zamanda generalin oğlu olan Caden ile Seyehat halindeki trene hırsızlık operasyonu gerçekleştiriyorlar. Caden de generalin oğlu ya, yakalanma riskine ve ününe leke gelmesi riskinden dolayı bu duruma çok karşı ama Brexley’e “KARŞI KOYAMIYOR” işte. O da çılgın ama o geleceğin varisi. Böyle şeyler yapmaması lazım aslında ama bunu yaptıkça da anca kendi olabiliyormuş. Kızımız öyle anlatıyor. Ya bu kız kendi dünyasında çok yaşıyor da neyse. Oğlan da salak yemin ederim. Kız öpüşmek mi hırsızlık mı diyor adam hırsızlık diyor. Sen nasıl libidosu düşük bir erkek oluyorsun, Brex’i sen de bu kadar çok istiyorken. Çıldırmalık yemin ederim. Bi de diyor ki bak bak, ‘sono korşo koyomoyom’ BOK! ÖPÜŞELİM DEDİĞİNDE NiYE KARŞI KOYDUN E MAL!!! Yani o kısım bana hiç geçmedi. Saçmalıktan başka
1000Kitap
Yabani TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024160 okunma
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:00
Kitap sadece ders çalışma tekniklerine odaklanmıyor. Öğrenme sürecini bir bütün olarak ele alıyor; motivasyon, odaklanma, erteleme alışkanlığı, kaygı ve hedef belirleme gibi konulara da değiniyor. Anlatım dili oldukça sade ve akıcı. Akademik bir dil kullanmadan ilerlediği için rahat okunan bir kitap olmuş. Bazı bölümlerde “aslında bunu biliyorum ama uygulamıyorum” diye düşündüğüm yerler de oldu. Özellikle çalışma alışkanlıklarına farklı bir açıdan yaklaşması hoşuma gitti. Sadece yöntem anlatmakla kalmayıp öğrenme sürecinde karşılaşılan yaygın sorunlara da değiniyor. Sınav döneminde olanlar kadar çalışma düzenini yeniden şekillendirmek isteyenlerin de ilgisini çekebilecek bir kitap.
Üstün BaşarıAcar Baltaş · Doğan Kitap · 2026322 okunma
Önünüze çıkan fırsatlara boş verin, iyi olduğunuz konuda çalışın.
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 123. kitabı
Ahmet Şerif İzgören, Lider, yönetici ve sistem lideri arasındaki farkları net bir şekilde ortaya koyuyor. Kitapta güçlü kurumların tesadüfen değil, doğru yapılandırılmış süreçlerle oluştuğunu ifade ediyor. Güçlü kişilik özelliklerinin, Üstün yönetsel becerilerin, Etkin İK yönetiminin Yüksek kurumsal güce nasıl ulaştırdığını aktarıyor. Güvene dayalı ilişkilerin iş hayatındaki belirleyici rolünü özellikle ön plana çıkarıyor. Yazar, güvenilmeyen kişilerle uzun vadeli başarı sağlanamayacağını açıkça ifade ediyor. Aynı zamanda yetkinin tek elde toplanmasının verimliliği düşürdüğünü ve sistemi zorladığını anlatıyor. Yetki devrinin hem yöneticiyi rahatlattığı hem de organizasyonu güçlendirdiğini vurguluyor. HER KEZ = HERKES formülü çok dikkat çekiciydi.
Alıntı
İş Yaşamında 100 KanguruAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20231,327 okunma
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200218 okunma