Beklentimin üstünde
8/10
·152 syf.·
2026 3. kitabı
Doğu Asya Modern Edebiyat kitaplarını zihnimin çok dolu olduğu dönemlerde su gibi akıp gidecek, tabiri caizse çıtır çerez kitaplar olarak görüp tercih ediyorum. Bu kitabı satın alırken de büyük bir beklentim yoktu. Bana bir şey katmasını beklemiyordum şahsen. Ancak içerik olarak benzer kitaplara kıyasla beklentimin çok üstünde kaldı. Spoiler içerebilir. Öncelikle farklı karakterlerin hikayelerinin kısaca da olsa işlenmesi ve bu karakterlerin bir noktada birbiriyle bağlantılı olması; üstüne bir de bu karakterlerin geçmişte yaptığı bir iyiliğin karşılığında ödüllendiriliyor olması beni çok mutlu etti. Yetişkinlik hayatının getirdiği keşmekeş ve anlam arayışı içinde debelenirken bu tarz kitapları okumak bana yalnız olmadığımı hissettiriyor. Dünyanın Kıyısındaki Kafe kitabını okurken de benzer hisleri tatmıştım ancak o kitap çok yüzeysel kalmıştı. Bu kitabın da yoğun bir derinlikte olduğu pek ala söylenemez ancak kitabı okurken internette araştırma yapma hissi yaşamam bile yeterliydi. En azından bu kitabı bitirdiğimde bana bir mesaj kaldı: bir şeyler yolunda gitmiyorsa yolumu değiştirmem şart değil; yalnızca nasıl yürüdüğümü ve yola nasıl baktığımı değiştirmem de yetebilir. Yazarın anlatımını çok beğendim. Diğer kitaplarını da araştırmak istiyorum. Bunda çevirmenin payının da büyük olduğu aşikar. Didem İpekoğlu . Kedilerle ve sevgiyle kalın.
Dolunay KafeMai Mochizuki · Dex Kitap · 202621 okunma
9/10
·456 syf.··
2026 53. kitabı
Üzerimden nasıl bir hayat hikayesi geçti benim böyle... Eskiden zamanda yolculuk yapabilsem geçmişe giderdim, başka bir zamanda yaşama şansım olsa geçmişte yaşamak isterdim falan derdim hep ama son zamanlarda okuduğum kitaplar ve üstüne "Minik" beni bu düşünceden tamamıyla soğuttu. Hiç içinde yaşamadığım bir geçmişe karşı ne kadar altı boş bir romantizm beslediğimi anladım artık ve gerçekliği nihayet kabul etmek beni hiç mutlu etmedi ne yazık ki. Madam Tussaud olmayı hiç sevmedim ben onu bir söyleyeyim. Bu kadın bu hayata nasıl katlanmış anlayamadım açıkçası. Yerinde ben olsam daha her şeyin en başında delirmiş olurdum büyük ihtimalle. Hayat hikayesi o kadar soğuktu ki benim bile kalbimi soğuttuğu bazı yerler oldu. Ama böyle söyledim diye yanlış da anlaşılmasın kitabı okuyup onun hikayesini öğrendiğime gerçekten çok memnunum. Harika bir kitaptı. Kitabın yazarına da ayrıca değinmek gerek çünkü bu kitabı yazması 15 yılını almış ve çok iyi bir çıkarmış bence. Sadece Marie'nin (Madam Tussaud) hayatını öğrenmekle kalmıyoruz aynı zamanda zamanın Paris'ini de bir filmi izler gibi okuyoruz resmen. Başta yazarı Edward Carey olmak üzere kitaba emeği geçen herkesin eline sağlık. Gotik edebiyat türünü okumayı sevenler; Size bu kitabı kesinlikle öneriyorum. Kurmaca da değil bak gerçek bir hayat hikayesini anlatıyor.
MinikEdward Carey · İthaki Yayınları · 202169 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·316 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Hazar Sözlüğü, tarihsel üstkurmaca, postmodern polisiye, büyülü gerçekçilik ve deneysel anlatı kategorilerinin hepsini bünyesinde barındıran çok katmanlı, kapağında yazdığı gibi bir sözlük-roman. Sadece sözlük-roman iddiası ve kitabın çoklu okunabilme imkanı bile bu eseri farklı kılarken üstüne tarihi Hazar polemiği üzerinden 9. 17. ve 20. yüzyıllarda geçen bir kurmaca sunmaktadır okuruna Hazar Sözlüğü. Kırmızı, Yeşil ve Sarı kitaplarda bulunan ortak maddeler, Prenses Ateh ile Rüya Avcıları üzerinden kurgulanmış büyülü gerçekçi anlatım, 20. yüzyılda olan bir cinayetle inşa edilmiş postmodern polisiye ve tüm bunların yanında Hazar Polemiğinin kendisi bu eseri son derece zengin kılıyor. Karşımızda üç ayrı kitaptan, aynı olaya (Hazar Polemiği) üç ayrı bakış açısından, üç farklı zaman diliminden meydana gelmiş bir roman var. Elbette bu kadar deneysel bir metnin okuması da ayrıca zor ve özel ihtimam isteniyor. Bu kitabı detaylıca anlattığım videoyu izlemek için: youtu.be/GQurPVJbwFM
Edebiyat
Hazar SözlüğüMilorad Paviç · Ketebe Yayınları · 2021172 okunma
10/10
·134 syf.··
2026 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:49
Spinoza okumaya buradan başlamayın. En az Etika kadar zor bir okuma. Belki hayatını anlattığı ilk bölüm kolay ama sonra Etika içinde geçen terimlerin olduğu bölüm Etika kadar zor. Eğer daha önce okumuşsanız ya da göz gezdirmişseniz ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Bazı filozoflar vardır oldukça zordur okuması. Spinoza da bunlardan biridir. Üstüne düşüp incelemeniz gerek. Öyle okuyup geçeyim denecek biri değil. Daha önceden genel felsefe tarihi kitaplarından ya da biyografilerinden vs başlayın benden tavsiye naçizane. Bu sadece biz anlamıyoruz diye bir mesele değil uzmanları bile bazen zor anlar.
Spinoza: Pratik FelsefeGilles Deleuze · Norgunk Yayıncılık · 2021212 okunma
Her şeyin ışığı
7/10
·272 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:20
Zofia ve Tom’un bakış açılarından okuruz bütün kitabı. Zofia, yüzmeye meraklı; suyun altında ne kadar nefesini tutabileceğinin alıştırmalarını yapan, denizde yüzmeyi seven, hırçın babasıyla az çok anlaşamayan bir kızdır. Tom ise tam tersi; içine kapanık, annesine düşkün, ders yapan, sessiz sakin bir çocuktur. Zofia’nın babası ve Tom’un annesi evlenirler ve artık dört kişi birlikte yaşayacaklardır. İkisi en başta anlaşamasa da, Zofia Tom’un üstüne gitse de Tom’un sürekli korkularını okuruz. Bu korku da şudur ki Zofia’nın babasının bir gün patlayacağını ve onu bodruma kilitleyeceğini düşünür. Bu yüzden hep uyum sağlamaya çalışır ama böyle bir şey olmaz tabii ki. Zofia’nın babası sürekli ona iyi davranır. Zofia ise Tom’un annesine sürekli tersler ve kötü davranır. Belli bir süre sonra Zofia’nın babası tekne yapmayı önerir. Tom bunu mutlulukla karşılar çünkü bir şeyler yapmayı çok seviyordur. Zofia da ikisinin baş başa vakit geçirmesini istemediği için bu plana katılır. Tom’un annesi hamiledir. Çocuğun hastalıklı doğacağını ve ameliyatlar geçireceğini öğrenirler. Bu durum aileyi daha da yakınlaştırır; özellikle de Zofia ve Tom’u. Tom, kardeşinin sağlıklı olmasını ister. Zofia da bebeğin gitmesini istediği için pişmandır. Tom, babasının nasıl davrandığını Zofia’ya açar ve birlikte daha da yakınlaşırlar. Son olarak bebek sağ salim dünyaya gelir, ameliyatlar geçirir ve en sonunda Tom’la el ele tutuşurken her şey yolundaymış imajı verilerek kitap biter. Kitabı çok sevdim. İki kişinin kardeş olmaya çalışmasını, birbirinden farklı ve zıt karakterlerin bir araya gelmesini, aile olmaya çalışmalarını okumak tatlı ve güzeldi. Duygulandığım yerler oldu. Tom’u içtenlikle anlayabildim. İki zıt karakteri okumak da eğlenceliydi. Güzeldi.
Her Şeyin IşığıKatya Balen · Timaş Genç Yayınları · 202538 okunma
Fena değildi...Ama yazarı desteklemek istemiyorum
7/10
·512 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:22
Şimdi bu inceleme sadece seri değil yazar hakkında ki yorumlarımı da içerecek öncelikle bunu söyleyeyim, ilk olarak normal kitabı eleştireceğim sonra da yazara geleceğim Bu kitabın yazımı ilk kitaptan iyiydi, ilk kitapta karakterler arası diyologlar ilişkiler çok çok yüzeyseldi bu kitapta bu baya gelişmişti. İlk kitapta beni sıkmıştı hem bazı yerlerde çok bunalmıştım, bu kitapta da yine sıkıldım ama yine hani ilk kitaba nazaran bu kitabın daha akıcı ve daha heyecanlı ilerlediğini söyleyebilirim. Yine kitabın işleyişi çok klişe ve çok tahmin edilebilirdi. Hani olan herşeyi en başından biliyordum ve Asilin ne halt olduğu, Kunter ile kızın ilişkisindeki o bağlam kitabın hatta serinin en başından beri çok çok tahmin edilebilir bir durumdaydı. Açıkçası hiç şaşırmadım. Ama diyebilirim ki olay bazında çok büyük gelişme vardı hani o ilk kitapta ki işleyişle ve kurguyla ilgili o amatörlük bir tık daha gitmişti. Bu kitapta beni şaşırttan ve bir tık daha ilk kitaba göre beğenmemi sağlayan husus karakterlerin gelişimi ve yapabileceklerinin sınırının olmamasıydı. Burayı karakterler bazlı gideceğim Açıkçası ilk kitapta Kunter'in yazımını çok beğenmiştim hani tam bir anti-hero havası veriyordu ve karakterin yazımından da umutluydum. Bu kitapta karakterin geçmişine iniyoruz ve daha çok tanımaya başlıyoruz. Ve açıkçası bana bu tanıma süreci, ya aslında o kötü değil kötü olmak zorunda kaldı klişesini işleyişi bakımından biraz sönük geldi. Tabiki karakterin belli bir şeylerden tetiklediği, ancak ben biraz daha burada şeyi bekliyordum karakterden evet ben bunları yaptım ama bunları seçmek de benim kararımdı gibisinden bir itiraf ve gerçekçilik yani yaptığı kötülükleri bir tık daha sahiplenmesi o istemiştim. İkinci şikayetim ise Kunter bize kitap boyu her şeyi tir tir titreten
Veyl 2 - Şeytanın YancısıFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025117 okunma