umut...
Kışın o sağır edici ayazında, toprağın altında unutulduğunu sanan tohumların sessiz bekleyişidir aslında hayat. Bazen üstümüze örtülen o ağır, gri bulutların hiç dağılmayacağını; kuruyan dallarımızın bir daha gökyüzüne uzanamayacağını sanırız. Oysa doğanın bize fısıldadığı en büyük sır şudur: Her sert kış, göğsünde muazzam bir baharın ihtimalini saklar. Karşımıza çıkan yeni fırsatlar, tam da umudu kestiğimiz o çorak topraklarda aniden çatlayan taze filizler gibidir. Dün bittiğini, solduğunu sandığın bir hikayenin, bugün usulca tomurcuklanma cesareti göstermesidir. Rüzgarın kırdığı dalların yasını tutmak yerine, toprağa düşen ilk cemreyle o derin köklere yeniden sarılıp inatla çiçek açabilmektir. Çünkü bahar, vazgeçmeyenlerin mevsimidir. Gözlerimizi yere dökülen çürümüş yapraklardan ayırıp, yüzümüzü o yeni doğan ılık güneşe çevirdiğimizde anlarız bunu. Yeter ki o eşiği atlamaya cesaret edelim. Ne kadar sert budanmış, kendi yalnızlığımızda ne kadar üşümüş olursak olalım; içimizde hala yağmurunu bekleyen ve her yeni fırsatta rengarenk açacak uçsuz bucaksız bir bahçe var.
Hayata Dair
Ve bazen sadece yalnızlığını Yanına alıp gitmek gerek sessizce usulca kimsesizce..
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sessiz İzler
Bir düş bıraktın akşamın koynuna, Yıldızlar adını fısıldadı usulca. Rüzgâr bile durdu bir an dinlemek için, Kalbinin söylediği en güzel şarkıyı. Ne zaman umut eksilse içimden, Gözlerinde yeniden doğar sabah. Çünkü bazı insanlar, Bir ömür süren en güzel duadır. Maria
Kimse seni kurtarmaya gelmeyecek. bunu ilk başta bir tehdit sanacaksın belki oysa bazı cümleler bağırmaz; yalnızca yavaşça oturur insanın göğsüne ve orada yıllarca kalır. bir gece herkes uyurken anlayacaksın bunu. telefon ekranında kimsenin adınla yanmadığı, pencerenin buğusunda sadece kendi nefesinin birikip sonra yine kendi nefesinle silindiği o saatte. işte o zaman çocukluğundan beri içine sakladığın o küçük bekleyiş usulca ölecek içinde. hani insan bazen sanır ya— bir gün biri gelir, omzuna dokunur, “çok yoruldun artık, bırak ben taşıyayım” der. demez. dünya o kadar kalabalık ki kimsenin elleri başkasının kırıklarına yetişmiyor artık. herkes kendi yangınının başında külünü avuçlayıp ağlıyor sessizce. sen de bir gün aynaya uzun uzun bakarken fark edeceksin:
Şiir
“Gönlümü yoran yerlerden usulca çekildiğim yaştayım.” 🍃
Alıntı
Gönül güzelliği, gösterişin perdesi ardında gizlenir. Güneş misali bir dokunuş gelir; perdeyi usulca aralar ve ruha, aşkın sonsuz nefesini duyurur. “Allah iman edenlerin dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.” (Bakara, 257) ___ /Güven Taşdemir
Edebiyat