Hiç kuşkusuz Allah, insanlara karşı âdil davranmayı, olabildiğince merhametli, güler yüzlü, nazik ve lütufkâr davranarak daima iyilik yapmayı ve özellikle yakın akrabaya, komşulara, dost ve arkadaşlara cömertçe ikramda bulunmayı ve acılarını, mutluluklarını paylaşarak onlarla sürekli ve samimî bir dostluk ortamında olmayı emrediyor. Buna karşılık zina, fuhuş, cinsel sapıklık, çıplaklık gibi yüz kızartıcı ve utanç verici işleri, gerek Kur’an’ın, gerekse sünnetin asla onaylamayacağı görgüsüzlük, edepsizlik, terbiyesizlik türünden çirkinlikleri ve hak ve hukuka aykırı, onur kırıcı, saldırganca tutum ve davranışları yasaklıyor. Bakın, Allah size böyle güzelce öğütler veriyor ki, düşünüp ibret alasınız: Nahl 90
1000Kitap
Filozof Friedrich Nietzsche ahlak maskesi takınca ahlaklı olacağını düşünenlerin maskesini şöyle indirir: "Tüm ahlak bekçileri aslında derin bir utanç ve korku içinde yaşarlar. Bilirler ki, içlerindeki o gizli arzular ve bastırılmış eğilimler bir gün açığa çıkarsa, herkes onların birer casus ve hain olduğunu anlayacaktır. Üstelik, teoride diktikleri o kusursuz ahlak kalelerinin, pratik hayatın rüzgarında ne kadar çabuk yıkıldığını en iyi kendileri bilirler. Çünkü eyleme geçtikleri her an, bastırmaya çalıştıkları o gizli dürtüler akıllarını çeler ve onları kendi savundukları doğruların en büyük suçlusu haline getirir."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sineem zateş-i dil der gam-1 canane bisuht Ateşi bud derin hane ki kaşane bisuht Göğsüm sevgilinin derdiyle gönül ateşine yandı. Bu gönül yurdunda öyle bir ateş vardı ki, Göğüs kâşanesini yaktı, yandırdı. Hafız-ı Şirazi
İnsan ve Duygular
Sizi bilmiyorum ama ben pişmanlık duyan, utanabilen insanları çok seviyorum. Pişkinlik ne kadar ucuzsa, utanç o kadar değerlidir çünkü. Elif Şafak
Alıntı
Kıtaları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar… Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları… İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeye başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.” Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: “Hayır delikanlı” diye fısıldadılar, “sen bir-az gelişmişsin.” Ve Hıristiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir “nişân-ı zîşân” gibi gururla benimsedi aydınlarımız. Cemil Meriç
Tarih
Ruhsal dengeden yoksun bir ruhun en önemli belirtisi şudur :ya şu kişinin kimliğine girer ya da ötekinin ! bence en utanç verici olanı da , kendisiyle bir bütün olmamasıdır. Seneca