Maya
Mâhkumum. Ağzımda insan mayasının acı tadıyla doğmaktan mahzunum. Bu tadı tükürmek, kusmak uğruna, rezil sofralara oturmakta bayağı çorbalara kaşık çalmakta imtina etmedim. Üstelik çoğu zaman bu uğurda ne yaltaklar yaptım. Yine de bu mayayı tükürmeyi başaramadım. Aksine, oturduğum her sofrada daha da ekşidim. Fakat karanlık ve yılgın ruhumun avucunda tükenmek bilmez bir umudum vardı. Bu sebeple bir fısıltıya bir homurtuya bile candan kulak veriyordum. Bir çığlığa iki elim kanda olsa koşuyordum. Kaynatanın bile tenezzül etmediği çorbayı iştahla içiyorum. Öyle eşlik ediyorum ki çenebazın gevezeliklerine, bir kahkahayla yerinden devriliyordu. Derhal kalkıp, elimi uzatıyordum. Buyur diyordum, buyur aşağılık yalancı. Benim yerime otur. Benim oturağımı da kirlet, benim oturağımı da kır. Ben kırık sandalyene otururum diyordum. Çenebaz hayretle bakıyordu bana. Gözleriyle tiksinerek ve ezerek uzatıyordu elini. Sonra bir dilenci sokakta kolumdan yakalıyordu beni. Aklına tüküreyim senin.... ama yine de dur, benden bir şeyler var sana diyordu. Ondan daha sefil oluyordum yanında. Dilinin kuvvetiyle vurdukça vuruyordu bana. Bir damlacık kalıyordum. Yalvarırım, yalvarırım azad et beni ey dilenci... bir daha çıkmam karşına diye yalvarıyordum. Dilenci şaşıyor... Nasıl, nasıl da yanımda benden daha alçak kalabiliyorsun? Halbuki acıyı yüzsüzlüğe bulamak, merhameti tiksintiyle yutmak benim işimdir. Ama elbette, elbette öyle olacak. "Bu herif daha tabansız benden " diye bağırıyordu. Bin şükür sunarak doğruluyordum ayağının altından. Kaçmaya yelteniyordum. Dur hele diyor, bileğimden kavrıyor bu kez nefretle bakıyordu bana. Öyle yağma yok, yine de dilenci olan benim, sökül bakalım diyordu. Neyim varsa veriyordum eline. Mahkumum diyorum. Yabana atılır söz mü bu? Bir defasında, gazetenin
güneş gözlüğü takarken biri bir şey sorarsa duyamayıp gözlüğü çıkarıyorum
Reklam
“Bir bahçeye giremezsen durup seyran eyleme, bir gönül yapamazsan yıkıp viran eyleme”
Birinin giydiği seye nasıl "cirkin" diyebilirsin o kisi kendini icinde cok iyi hissediyorsa ? Birinin dinlediği müzikle nasıl dalga gecebilirsin o müzik milyonlarca insana "iyi" geliyorsa ? Birinin hobilerini, tutkularını, onu mutlu eden seyleri sadece sen secmedin diye ? Senin zevklerin evrensel doğrular değil. Sadece senin deneyimlerinden, alıskanlıklarından, gördüklerinden olusmus fikirler. Senin "utanc verici" dediğin sey bir baskasının "nesesi" olabilir. Senin "tuhaf" bulduğun sey bir baskasına "ilham" verebilir. İnsanların sevdiği seyleri kücümsemek seni daha "üstün" yapmaz. Sadece, kendi zevklerini tek doğru sanan biri gibi gösterir.
Bir gönül inceliğidir bir insana değerli olduğunu hissettirmek... Ahmed Arif
İyi idare ettin gerçekten. Kimseye belli etmedin. Çünkü insanların bu kadar güçsüz olduğunu görmesini istemedin. Başkalarına iyi gelirken, kendine hayrı dokunmayan sana konuşuyorum. Bir tarafın hep şunu söyledi. Ben daha kendi bataklığımdan çıkamamışım. Başkalarına nasıl yol gösteririm? Ve içten içe sahtekâr gibi hissettin. Sanki her an foyan ortaya çıkacakmış gibi. Ama işin garip tarafı da, şu an seni ayakta tutan şey de bu. İnsanların sana güvenmesi, sözlerini ciddiye alması, sende bir şey görmeleri. Aslında sen hem kendine hem başkalarına sevgi ve kabulü hak ettiğini kanıtlamaya çalışıyorsun. Ama fark etmediğin bir şey var. En doğru şeyi zaten yaptın. Görmek istemediğin şeyden kaçmadın. Ona dik dik baktın. Kendi kusuruna acımayı ve karanlığınla kavga etmeyi bıraktın. Çoğu insan tam burada kaybeder. Ama sen karanlığın içinde ışık olmayı seçtin. Kendi kanayan yarandan başkalarına şifa akıtırsın. Çünkü sen yaptıklarını hizmet ve fedakârlık eylemine dönüştürme yolundasın. Çünkü sen vazifeni biliyorsun ve inkâr etmiyorsun. Sen başkalarına kendinin en çok ihtiyaç duyduğu şeyi veriyorsun. Şefkati, anlaşılmayı ve alan açmayı. Ve bu şekilde hem kendini hem onları iyileştiriyorsun. Henüz tamamen iyileşmemiş olman sahte olduğun anlamına gelmez. Tam tersine gerçek olduğunun kanıtıdır. Acıyı bizzat deneyimlediğin için insanın kırılganlığını anlıyorsun. Bu da seni gerçek bir rehber yapar. O yüzden kendinden şüphe etme.
Alıntı
Reklam
Reklam