7/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 20:27
"Bu kez arzulayan benim içimden gelerek kendiliğimden bir adamın bizzat seçtiği genç bir kadına göz dikmesi gibi ben de ona göz diktim; bunu yıllar yapıyor, benim yaşım ve onun gençliği yapıyor bunu. Gençlik kadınsıdır ve yaşlılığın ona olan ilgisi erkeksidir ama bu arzu neşeli ve umutlu olmaz; yaşlılık kendi işe yaramazlığı yüzünden gençliğin ve bütün doğanın karşısında utanç ve korku içindedir." Yazarın ölmeden önce tamamladığı son uzun öykü olan "Aldanan Kadın", yazarın yaşlı bir kadın olan Rosalie üzerinden genç bir erkeğe duyduğu aşkı, daha doğrusu ona olan arzusunu doğayı da içine alarak anlatıyor. Genç bir erkeğe duyduğu bu arzunun bireysel sancıları dışında toplumsal yargılarını da anlatan bir çatışmanın öyküsünü yazmış Thomas Mann. Ayrıca Rosalie ve doğayı öyle bütünleyip harmanlamış ki doğanın ona bahşettiği bir aşk sanıyor bu arzusunu. Ve bu arzu etrafında onun ve kızı Anna'nın bu aşka bakış açısını gösteriyor Mann. Venedikte Ölüm kadar farklı bir bakış açısı ve leziz bir dili olmasa da yine de Thomas Mann külliyatına giriş kitaplarından biri sayılır.
Aldanan KadınThomas Mann · Can Yayınları · 20121,908 okunma
Hangi “memleket“in hikâyeleri?
2/10
·278 syf.··
2026 12. kitabı
·
393 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
• Vaktiyle kayıt altına alınmış geçmişi geride bir yerde unutmak, yeni bir tarih yazmak için gerekirse alfabe değiştiririz. (s.10) • Taşranın pek çok şehrinde milletten anlaşılan Türk milleti değil. İyi ki de değil demek mümkün, gel gelelim kazın ayağı pek öyle değil. Etnik kökeni alabildiğine karışık olmasına rağmen “Türk milleti”, millet sözcüğünü çoğu zaman milliyetçilikle birlikte, nefret suçlarını körüklemek, düşmanlık beslemek için siyasi bir anlam yükleyerek kullanıyor. (s.25) • (…) Ne zaman ki içlerinden biri, bir zamanlar bu şehirde Ermenilerin, Rumların, hatta Yahudilerin yaşadığını söylemeye kalkıyor, işte o zaman öfkeleniyorlar. Bu iyi insanların kullandıkları dil, ağızlarında insanlığı parçalayan çarklara dönüşüyor. Söyleyeni söylediğine pişman ediyorlar. 1915’i duymuşlukları yok. Ya da geçmişi mükemmelen silen bir hafızaları var. (s.66) • …onulmaz bir hastalık olarak milliyetçilik… (s.75) *** *** *** Ne kitabın ismi? Memleket Hikâyeleri. Peki sormak lazım. Hangi milletin hikâyeleri bunlar? “TÜRK” milletinin hikâyeleri olmadığı kuşkusuz. Yazar hanımımız ya hikâyelerini yazdığı(nı iddia ettiği) bu memleketi tanımıyor ya da işine böylesi geliyor. Bu hikâyeler, Anadolu'daki, beyni sosyalizm-marksizm çamuruna bulanmamış hiçbir vatandaşın yüreğine dokunamaz. Anca “Allah bizim belamızı versin, niye Türk olarak dünyaya geldik? Keşke başka bir etnik kimliğe mensup olsaydık ama Türk olmasaydık, utanıyorum Türklüğümden, dünyanın en utanç verici şeyi Türklük, Allah biz Türkleri kahretsin,” diye düşünen, dünyayı hâlâ 1950’lerin sağ/sol dünyası olarak görüp yorumlamaya çalışan tatlı su hümanistlerinin yüreğine dokunur. Bırak Anadolu'yu, bu hikâyeler Cihangir’in bir mahalle doğusundan öteye geçemez. Bir de böyle afili bir isim koymuşlar. Yahu Refik Halit Karay'ın
Edebiyat
Memleket HikayeleriAyfer Tunç · İletişim Yayınevi · 2012499 okunma
Reklam
Benim şeytani koruyucum
7/10
·432 syf.··
2026 41. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere severek okuduğum @aurora.ascher.author kaleminden "Hell bent serisi 'nin dördüncü kitabı olan #benimşeytanikoruyucum kitabı ile geldim... Evett serimizin önceki kitaplarını severek okumuştum dördüncü kitabı da aynı şekilde severek ve keyifle okudum. Cehennemden özgürlükleri için kaçan 4 kardeşten birisi olan Raum'un ve melek kızımız Sunshine 'in hikâyesini okuyoruz... Raum'un hikayesini de diğer kardeşler gibi çok merak ediyordum ve sonunda onun hikayesini de okudum tabiki çok sevdim. Tabiki serinin devamınıda merakla bekliyorum. Yazarın kalemi zaten şahane akıcı kendini bir solukta okutuyor. Yazar mizah ve sıcak aile hissini şahane dengelemiş. Kardeşlerin birbirleriyle olan sahneleri kitabı daha eğlenceli yapıyor. Ben hepsini çok sevdim ama Raum favorim oldu, sanki daha korumacı, özellikle hayvanlarla olan bağı ve içindeki yalnızlık hissi ona daha bir derinlik katmış. Son olarak uyarımı da yapıp konusuna geçiyorum. “Benim Şeytani Koruyucum” cehennemden kaçıp insanların arasında yaşamaya çalışan iblis kardeşlerden biri olan Raum’un hikâyesini okuyoruz. Raum geçmişine dair anılarını kaybetmiş, işlediği bir suçtan dolayı hafızası silinmiş bir iblistir. İçindeki karanlık dürtülerle mücadele eden, diğer kardeşlere göre daha sessiz ve yalnız biridir. Dışarıdan korkutucu görünse de aslında zarar vermekten çok korumaya daha eğilim biridir. İtiraf edeyim hafızasının silinmiş olması onu hem daha gizemli hem de kırılgan yapıyor. Sunshine ise cennetin sadık meleklerinden biridir. Geçmişte işlediği bir hata yüzünden rütbesi düşürülmüş bir alt rütbeye verilmiştir. Tabi bu Sunshine için üzücü ve utanç verici bir olaydır. Eski rütbesini geri alması ve geçmişteki hatalarını telafi etmesi için ona bir şans verilir. Bu görevi çalınan ve cehennemde saklanan
1000Kitap
Benim Şeytani KoruyucumAurora Ascher · Parola Yayınları · 202619 okunma
9/10
·130 syf.··
2026 7. kitabı
İsrailli bir akademisyenin gözünden ve kaleminden Siyonizm’in 1948’den bu yana yürüttüğü yerleşimci-sömürgeci hareketin tüm gerçekliğiyle, sansürsüz bir şekilde sunumu. Oldukça çarpıcı ve utanç verici bir tarihin aldatmacalar, yalanlar ve katliamlarla örülmüş duvarlarının içinde; var oluş mücadelesi veren, sömürgeciliğe karşı kendini savunan Onurlu ve şerefli bir Halk’ın anlatımı. Konuyla ilgilenenler için hızlıca okunup, tüketilecek bir kitap.
Filistin-İsrail Meselesinin Kısa TarihiIlan Pappé · 202531 okunma
Utancın Gölgesinde İnsan Olmak
Puan vermedi·264 syf.··
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:12
Önüne geçemediğim bir öfke, ardından gelen bir sorgulama… Utanç, okuması kolay ama etkisi uzun süren bir romandı. Karakterlerle bağ kurmak kolay değil; hatta bazı kararlarını anlamakta ve kabul etmekte zorlandım. Ancak belki de kitabın gücü tam da burada yatıyor. İnsan doğasının kusurlarını, utancı, suçluluğu ve değişen hayatlar karşısındaki çaresizliği yalın ama çarpıcı bir dille anlatıyor. Bittiğinde aklımda kesin yargılardan çok sorular kaldı. Bazı kitaplar keyif verir, bazıları iz bırakır. Utanç, rahatsız eden ama düşündüren ve bende iz bırakan kitaplardan biri oldu.️️️️️/5 Utanç
Duygu ve Düşünce
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20163,528 okunma
Puan vermedi
️"Bazı yaralar her zaman kanardı, onları kapamaya çalışsan da. " ️"Kilise, bilgisi olmayan biri için en iyi örtünmedir. " ️"Anneden anneye fark var. Bazıları çocuklarına kurban olur, Bazıları çocuklarını kurban eder. " ️"Yemek pişirecek, çamaşır yıkayacak bir hayvan olsaydı, kusursuz bir kadın olabilir di. " ️"İnsan, Tanrının en kusursuz ama aynı zamanda en eksik yaratısıdır. "
Utanç Odası 1Chrysiida Dimoulidou · Pena Yayınları · 201694 okunma
Reklam
Reklam