İnsana çok az şey gereklidir. İhtiyacım olan şey küçücük bir evken niye koca bir kent kurayım? İnsanların yığınlar halinde yaşadıkları yerlerde su sistemlerine, kanalizasyona, elektriğe ihtiyaç vardır. Bunlarsız yaşamayı denediğinizde her şeyin ne kadar da kolay olduğunu göreceksiniz. Hayır, bizde pek çok gereksiz şey var... Ve bütün bunlar, aydınlar yüzünden. Bunun için diyorum, aydınlar zararlı bir toplum kesimidir diye.
Sevgili Aleksey Maksimoviç, bana hiçbir şey gerekli değil: ne bu akademiler ne bu bilimler ne bu uçaklar... Bunların tümü gereksiz! Bana gerekli olan yalnızca sessiz bir köşe ve istediğim zaman öpebileceğim, ondan da içtenlikle ruhuyla, bedeniyle karşılık alabileceğim bir kadın... Hepsi bu! Siz aydınlar gibi düşünmeye başlamışsınız, siz artık bizden değilsiniz zehirlenmişsiniz. Sizin için düşünceler, insancıklardan daha yüce. Yahudiler gibi düşünmeye başlamışsınız: İnsanoğlu cumartesi için yaratılmıştır, yanılıyor muyum?
İlerleme, kendimiz avutmak için uydurduğumuz bir kavramdır! Hayat, akıl dışıdır ve anlamdan yoksundur. Kölelik olmadan ilerlemede olmaz. Çoğunluk, azınlığa baş eğmedi mi, insanlık durduğu yerde durur. Hayatımızı basitleştirmek isterken karmaşıklaştırıyor, işlerimizi kolaylaştırmak ve azaltmak isterken zorlaştırıyor, çoğaltıyoruz. Fabrikalar, makineler yalnız yeni makineler ve fabrikalar yapmak içindir ve bu aptallıktan başka bir şey değildir. İşçi sayısı her gün biraz daha artıyor. Oysa gerekli olan yalnızca köylüdür, yani buğdayı üreten! Çalışarak topraktan alınacak biricik şey, buğdaydır. İnsan ne kadar az şeyle idare ederse, o kadar mutlu olur; istekler, ihtiyaçlar, çoğaldıkça özgürlük azalır.