Milletlerin büyük adamları da tıpkı bir mercek gibidir. Kendi kişiliğinde milletin gücünü, özelliklerini toplar; bununla milyonlarca kişinin ruhunu tutuşturur.
Devletlerin gücü, zaafı, milletlerin ilerlemesi ve yozlaşması; yalnızca devlet adamlarının işinin ustası oluşu, yönetme yeteneklerinden veya beceriksizliklerinden kaynaklanmaz. Devlet, yöneticileri iyi ya da kötü, kendi milletlerinin bir yansımasıdır. Devlet adamları, milli ruhun birer kopyasıdır; halk kitlesinin içinden çıkmıştır. Bir millet nasılsa, devlet adamları da o millet gibidir. Bu sebeple eski zamanlardan beri "Her millet, layık olduğu idareye, devlet adamlarına sahip olur." denilir.
Önemli olmayan kişisel uğraşlarınızın, dertlerinizin batağı içinde bir böcek gibi kıvranmayınız! Bunların yerine, devletin temellerinin yenilenmesini, bundan sonra toplumun alacağı eğitimin yöntemini düşününüz!
Artık yeni nesiller üzerinde eskiyen, zaman aşımına uğrayan yönetim biçimleri ve yasalar zorla uygulanamaz. Onlar için daha yeni, akılcı, adil, sağlam temellere dayanan yönetim anlayışları, yasa ve kuralların uygulanmaya başlanması zorunludur.