Hiç de fena insanlar değillerdi yalnız boş, bomboş mahluklardı. Yaptıkları münasebetsizlikler hep buradan geliyordu. İçlerinin esneyen boşluğu karşısında ancak başka başka insanları istihfaf ve tahkir etmek, onlara gülmek suretiyle kendilerini tatmin edebiliyorlar, şahsiyetlerinin farkına varıyorlardı.
Her meslekte olduğu gibi öğretmenler arasında da mesleğine yabancı olanlar vardır. Bunlar, mesleklerinde çırak bile değildirler. Bunlar, öğretmenlik görevini hor gören mesai düşkünleridir. Böylelerine dostça bir tavsiye veriyorum; mesleklerini bırakıp kendilerine başka bir iş arasınlar! Gitsinler, tüccar olsunlar! Resmi kurumlarda memur olsunlar! Onlar gitsinler ki daha canlı, daha yüce ruhlu insanların bulunması gereken kutsal görevlere, bu görevlere layık olanlar gelsin!