📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitabın başında da geçtiği üzere İzzetbegoviç konuşmalarında verdiği mesajı İslam için canını veren insanlara söylüyor. Kendisi öyle demiş bana hiç kızmayın. Bunu öncelikle bir kenara koymak lazım.
''Ne olduğunu ve köklerinin nereden geldiğini bilmeyen bir ülke, nereye gideceğini ve yüzünü nereye doğru çevireceğini bilebilir mi?''
Bu kitapta geçen bir alıntı, kendimce çıkardığım sonuçları toplayan da bir anekdot aslında.
Türk toplumu olarak birçok değisik yapı içeriyoruz. Müslüman bir ülke miyiz? Hayır.
Çağdaş bir ülke miyiz? Hayır. Ama çağdaş olmaya çalışıyoruz 95 yıldır? Evet.
Ama olamıyoruz, olmak mı istemiyoruz acaba, ya da iktidar mı islamcı? Peki bu adam niye islamcı? Türk insanı eskiden öyleydi o yüzden mi?
Birçok cevapsız soru var. Ama yapılması gereken ne? Kökenimizi benimsemiyoruz. Onu hep kötülüyoruz. Batıya hayranız, nesine hayranız, yaşayışına hayranız halbuki yaşayışına değil çalışkanlığına, bilimine hayran olmalıyız.
İlk önce kendimizi tanımalıyız biz müslüman bir toplumduk. Nasıl oldu da bir anda batılı olduk. Onların yaşantılarını benimsedik, İslamı ( anne, baba, dededen gelen islamı ) sadece kimlik kartlarımızda bıraktık. Bunu neden yaptığımızı düşündük mü? Düşünüp evet onların iyi yanlarını almak yerine 'bir dakika ya neden direk biz de onların aynısı olmayalım ki'' dedik bir nevi. Dilimizi değiştirdik, giysilerimizi değiştirdik, yasalarımızı değistirdik, dinimize Avrupa gibi istediğimiz şekli verip toplumumuzun bir köşesine bıraktık. Oradan onu herkesin eline alıp fikirler yağdırabileceği bir hale getirdik. Artık tam bir Avrupalı olduk dedik. Ama olduk mu haha yine hayır. Yaaa arkadaşlar çünkü bizim ne olduğumuz belli. Ona göre bişeylere bakmalıydık.Biz böyle olması gerektiği bile düşünmedik. Bizim yerimize sağolsun birileri düşünüvermişler