Meرce

Meرce

, bir kitap okudu
Puan vermedi·742 syf.·
1416 günde okudu
·
2024 1. kitabı
Mahmud Ustaosmanoğlu
9.9/10 · 166 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Düşünmek Çileli Bir İştir
Tarihin akışını değiştiren bütün büyük düşünceler bedel ödenerek ortaya çıkmıştır. Bedelini ödemeye hazır olmadığınız şey sizin değildir ve bu dünyadaki varlığınızı , size ait olmayan bir şey üzerine bina edemezsiniz. Aklınız , kalbiniz, duygularınız, hayal gücünüz ve iradeniz size ait değilse , düşünce yolculuğunda mesafe kat edemezsiniz.
Sayfa 10
Sen sukût ettin , sukût etti siper.
Anadolu'ya, Bursa'ya nakledileceği haberi kendisine verilince, "Bizans imparatoru Konstantin kadar da mı olamadık?" demiş ve çıplak gerçeği yanına gelen heyetin yüzüne tokat gibi çarpmamış mıydı? Ve sonradan Cumhuriyet döneminin başbakanı olan Fethi Okyar'ın göz kanallarına yaş hücum etmesine sebep olan şu yiğitçe cümleleri eklememiş miydi sözlerine: Konstantin teslim olmaktansa çarpışarak ölmeyi tercih etmişti. Onun kadar da mı cesaretimiz kalmadı? Bana bir tüfek verin, tek başıma düşmanla savaşmaya hazırım. Hiçbir yere gitmiyorum!” Bir yere gitmiyorsun Sultanım! Buradasın ve ölümünden sonra pahan giderek yükseliyor. Bir vizyon, bir akıl, bir ruh, bir diriltici nefes üflüyorsun küresel denizlerde bocalayan sevdamıza. Bir direniĢ ruhu, akıllı davranıĢ bilinci, kavrayıĢ ve zekânın vatanseverlikle el ele kurduğu görkemli taht, inançlı bir insanın çağının geliĢmeleriyle hemhal oluĢu, çok yönlü düĢünebilme ve hareket edebilme yeteneği...

Meرce

, bir kitap okudu
Puan vermedi·320 syf.·
8 saatte okudu
·
2022 3. kitabı
Halil Yaşar Kollu
8.2/10 · 2.769 okunma
Diriliş
"Bak evlat, savaşın iki türlüsü vardır. Bir elinde silahla yapılan savaş vardır. Bir de dilini ve beynini kullanarak yapılan fîkir savaşları vardır. Kimi zaman olur, silahla savaş yaparsın ama kimi zaman olur dilinle fikir verirsin. Şu zamanda yapılan savaşlar her ne kadar silah savaşları gibi gözükse de aslında hepsi bir fikrin sonucudur. Senin bu yönde ilerlemen için ben sana bunları anlatırım. Davayı sen yürüteceksin." "Usta ama öne atılıp kâfirleri, hainleri öldürüp temizleyesim geliyor..." "Evlat, sen şimdi ne dedin? öne atılmak dedin değil mi? Evet dediğin gibidir, dava öne atılmak demektir. Peki, ben sana bir soru sorayım." "Buyur usta." "Senin hiç değerlerine laf edildi mi? Ya da liderin haksız yere eleştirildi mi? Yahut da dinine ve tarihine, ceddine laf edildi mi? Yani bunlar olduğu zaman, sen hiç öne atılarak cevap verip de susturdun mu onları? Ya da ne kadar cevap verebildin?" Genç, ustanın bu eleştirisine suskunlukla cevap vermişti ama usta durmayıp söze kaldığı yerden devam etti: "Evet, görüyorum ki o zaman da bu zamanki gibi sustun. Halbuki dava demek öne atılmak demek değil miydi? Hani sen niye öne atılmadın? Bak evlat, bize anlatıldığı gibi değildir bu iş. Sana örnek vereyim. Misal Hz. Peygamber zamanmda dava kılıçla yapılırdı. O zaman Hz, Halid bin Velid çıkar ve kim kâfir deyip onunla çarpışırdı. O zamanın davası o idi. Ama Ebu Hanife zamanında ise artık mücadele değişmişti. Artık ortalıkta kâfir yoktu, Müslümanlar vardı ama sapık zihniyetli Müslümanlar vardı. Felsefeyi abartıp haşa 'Allah arşta oturmuyor mu? Nasıl biz onu görmüyoruz?' diyorlardı ya da bazı ayetleri farklı manalara çekiyorlardı. İşte tam da bu sırada Hz. Halid bin Velid'in çıktığını düşünsene... Kılıcını çekip kim kâfir diye bağırsa hiç kimse yok ortalıkta. Hepsi Müslüman. Hatta
Sayfa 288 - Lopus yayınları·Kitabı okudu
Dava