"Karakterinize uyan bir kariyer seçip, sınırsız sayıda denemeyi göze alabildikten sonra başaramayacağınız çok az şey vardır. Başarı türlerinin büyük çoğunluğu özel yetenek değil, tutkulu çaba, sistematik akıl ve istikrarlı gayret üzerine kuruludur."
Enver’in rüşvet, torpil ve kayırmacılık gibi etik dışı davranışlara karşı tavizsiz bir duruş sergilediği de biliniyordu. Adliye Nazırı
İbrahim Bey, bir askere yarchm edilmesi İçin Enver Paşa’ya tavsiye
mektubu yollamıştı. Ancak Enver Paşa, bu mektubu bir uyan veya örnek olarak çerçeveletip Harbiye Nezareti’nin duvarına aştırdı.
Bu hareketi, kayırmacılığa karşı net bir mesaj vermek ve benzer taleplerin kabul edilmeyeceğini göstermek amacıyla yaptığı uygulamalardan yalnızca bir tanesiydi.
Öyle günlerde kitap okuyorum. Çünkü başkasına karşı duyulan sarsılmaz duyguların üstünde durmaktan daha büyük bir işkence yok. Bu sadece anlamsız duygusal tükenmişlik döngüleriyle sonuçlanır, hem kendim hem de beni dinleyen her kimse onun için. Fakat kitaplar farklı. Genelde ilaç gibi gelecek olan, durumuma ve düşüncelerime uyan kitaplar arar ve sayfaları yıpranana kadar onları tekrar tekrar okurum, her şeyin altını çizerim ve buna rağmen kitap, bana kazandıracak bir şeyler barındırmaya devam eder. Kitaplar benden hiçbir zaman bıkmaz. Zaman içinde, tamamen iyileşmemi sessizce bekleyerek bana bir çözüm sunarlar. Kitapların en güzel özelliklerinden biridir bu.
Hikayeye naif bir açıdan bakarsak, Hızır’ın, kanunlara uyan, dindar Musa’nın kanun dışı, değişken ve kötü gölgesi olduğunu düşünebiliriz. Ama durum böyle değildir. Hızır, daha çok Tanrı’nın gizli yaratıcı fiillerinin kişileşmiş halidir.
“Hayat en iyi öğretmendir, hayat seninle konuşmaz. Adamı ordan oraya sürükler her sürüklediğinde bir şey söylüyordur. Silkin ve uyan öğrenmen gereken bir şey var diyordur.