Bana kendini varmışsın gibi gösterip lütufta bulunmak uğruna, hangi sahte ayini yarıda bıraktın? Dansın hangi kıvrak anında, zamanla beraber donup kaldın da, yarıda kalan bu hareketle ruhuma bir köprü attın, gülümseyişini debdebeme uyan, kralların erguvan giysisine dönüştürdün? Tedirginliği ahenkle yaşayan kuğu, ölümsüz saatlerin liri, mitik acıların elle tutulmaz harpı, sen beklenen ve gidensin, okşayan ve yaralayan, zevkleri ızdırabın yaldızına bulayan, hüzünlere gülden taçlar takansın.
Fernando Pessoa