Uykuya dalabilsem..
Göğsümün kafesinde can çekişen o amansız fanilik hissiyle uyuyamiyorum yine. İnsan, sonunu bildiği bir hikayeyi anlatırken sesini nasıl titretmeden koruyabilir? İçimde, sanki bin yıl öncesinin çöl yalnızlığı, ağırlığı omuzlarıma çöken kederli bir el var. Gökyüzüne doğru fırlattığım her soru, koca bir sessizlik duvarına çarpıp yüzüme geri dönüyor; orada, o sonsuz boşlukta bizi bekleyen bir merhamet var...var mı gerçekten? Eğer her şey bir gün toprakla örtülecekse, içimizdeki o saf, hiç kirlenmemiş çocukluk hangi sığınakta saklanıyor şimdi?.. Zaman, hoyratça harcanmış bir gençliğin hesabını soruyor benden; her saniye, ruhun kendi çarmıhına doğru attığı bir adım gibi. Keşke tüm bu uyanıklık sancısı, her şeyi sarsıcı bir netlikle görme laneti sona erse. Bilincin o keskin sınırlarını unutup, akla ve zamana dair ne varsa geride bırakarak derin bir uykuya dalabilsem....
Rûken..
Rûken..
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
"Ne güzel uyurdun sen. Uyku en çok senin gözlerine yakışırdı. Ve ben en çok uyurken severdim seni. Keşke ben de birazcık uyuyabilsem, seni düşünmeden, seni unutarak, sen hiç olmamışsın gibi, bir an olsun seni hafızamdan silerek dalabilsem uykuya ama mümkün değil." "Ben hep senin yüzünden yalanlar söyledim kendime, başkalarına. Bahaneler uydurdum ha bire. Ben üzülmeyeyim diye. Ben hep senin yerine özürler diledim kendimden. Hep seni akladım içimden." Polat Özlüoğlu’nun okuduğum ikinci #öykü kitabı #GünlerdenKırmızı oldu. Kapağı mavi olsa da içinde yer alan on iki öykünün her birinden kırmızının o iç yakan tonu, o kızıllık usul usul sızıyor. Acının rengi gibi... Her öykünün kurgusuna süssüz, gösterişe kaçmadan, yalın ama çarpıcı bir dil hakim. Sanıyorum ki @polatozluoglu ’nun en güçlü taraflarından biri de burada saklı: Kelimelerin taşıdığı acı zaten yeterince ağır olduğu için onları süslü cümlelere emanet etmiyor. Yalnızlık, kimsesizlik, hayatla boğuşma, kayıplar, kaybettirilenler, yoksulluk ve yoksunluk, ölüme yürümek, insanın kendini arayışı, ailenin açtığı yaralar ve bir evin içine sinmiş o derin sessizlik tüm öykülerde hissediliyor. Yıllarca bize ailenin kutsallığı anlatıldı.oysa insanın en derin yaraları çoğu zaman yine aileden yadigar... Kitaptaki öyküler bunu sarsıcı bur biçimde gösteriyor. "Günlerden Kırmızı" beni ciddi anlamda etkileyen, bittikten sonra da zihnimde kalmaya devam eden bir #kitap oldu. Öykü seven herkese gönül rahatlığıyla #tavsiyeederim... Akşehir'deki bu şelalede, bu güçlü suyun altında Zümrüt'ü hissettim. O deniz kızını..
Günlerden KırmızıPolat Özlüoğlu · İthaki Yayınları · 2024107 okunma
Herhangi bir konudaki inat etmek neden? Bırakmak da iyidir; yazmayı bırakmak, okumayı bırakmak, sigara içmeyi bırakmak, var olmayı bırakmak, ot gibi yaşamak ve ebediyen uyumak yeter. Aslında uykuya dalabilsem bu anlamlı olurdu.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Derin bir uykuya dalabilsem. Karanlık bilincimin en derinlerine şimdi dalabilmeyi becerebilsem.
Alıntı
Geceleri uyuyamıyorum. Kitap okumayı denemek aksi tesir yaratıyor. Kitap iyiyse asla böyle bir kitap yazamayacağımı düşünüyor ve neden hala yazmakta inat ettiğime takılıyorum. Herhangi bir konudaki inat etmek neden? Bırakmak da iyidir; yazmayı bırakmak, okumayı bırakmak, sigara içmeyi bırakmak, var olmayı bırakmak, ot gibi yaşamak ve ebediyen uyumak yeter. Aslında uykuya dalabilsem bu anlamlı olurdu.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Derin bir uykuya dalabilsem. Karanlık bilincimin en derinlerine şimdi dalmayı becerebilsem. Rüyalarımda saklanmayı becerebilsem.
Sayfa 47 - April yayınları/7. Baskı/2024·Kitabı okudu
Edebiyat