Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?
- Engin Geçtan
Herkesin bir yarası vardır.
Herkesin içinden çıkamadığı bir geçmişi, söyleyemediği bir cümlesi, yaşamadığı ya da yaşayamadığı bir hayatı....
Ama belki... bir günlük bir yer kalmıştır.
Orada sen kendin olabilirsin.
Son kez. Belki de ilk kez...
Son bir günlük hayatın var, yaşamak için hala bir yerlerde...
Kitapta 4 karakterimiz var..
Azima , Bilal, Melek ve bir yazar..
Azima, durgunluğu ve suskunluğu, geçmişinde konuşulmamış, dile getirilememiş acıların, bastırılmış duyguların bir izdüşümünü yansıtan bir karakter.. Azima'nın son bir günü olsa, affederek, affedilmeyi umarak, var olmaya çalışarak geçirmek olurdu sanırım..
Bilal, toplumun ona dayattığı rollerin, beklentilerin içinde ezilmiş, hor görülmüş ,kendi arzularını bastırmış bir karakterdir.
Bilal, belki çocukken yapmak istediği ama hep reddettiği şeyi yapardı. Belki ilk kez bağırırdı avazı çıktığı kadar "Ben kimim" diye.
Belki de kimseye hesap vermeden, sadece kendisi için yaşardı...
Melek, hayatın ona çizdiği yolda, yaşadıkları yüzünden kendi benliğinden uzaklaşmış bir karakter. Yaralı ama umutlu....
Melek belki o da çok sevdiği annesine sarılırdı, belki yıllar önce terk eden birine mektup yazardı. Yine bir umut belki kendine, “Sen güçsüz değilsin” derdi...
Yazar ise olaylara dışardan bakan kendiyle yüzleşen bir karakterdir . Yazar'ın son günü olsa yine yazarak geçirmek isterdi belki, her şeyi olduğu gibi kabul edip anlamaya çalışmak isterdi.. Belki de başkalarının son gününü yazmak isterdi..
Peki asıl soru şu; senin bir günün kalsaydı, ne yapmak isterdin?
Sessiz kalmayı mı, birine sarılmayı mı, yazmayı mı, gitmeyi mi, kalmayı mı?