Uzel

10/10
·80 syf.
Hermann Hesse ile tanışmamış olsaydım ilkgençliğimde, nasıl bir insan olurdum, nasıl bir yaşamım olurdu bilemiyorum. Doğu'ya Yolculuk da onun okuduğum ilk kitabı. İncecik ama yine de upuzun, dolu dolu bir yolculuk sanki. Lise yıllarında, insanın yaşamın ne olduğu ve nasıl yaşanması gerektiği konusunda fikirlerinin oluşup oturacağı o en kritik zamanlarda zihnimi dolduran sözcükler çokluk Kamuran Şipal'in Türkçesiyle Hermann Hesse'nin cümlelerini oluşturanlar olmuştur. Ondan öğrendiklerim yaşamımı kolaydan, rahattan, akla uygunluktan çok uzaklara sürükledi. Zorlarla, yollarla, zihnin sınırlarında gezinmelerle, sezgi ve yüreğe kulak vermelerle geçti gençliğim. Hayaller önce bir bir gerçeğe dönüştü; sonra da teker teker kırılıp parçalandı. Ahmet Telli'nin dizelerinde anlattığı gibi, kum taneleri avucumdan döküldü durdu. Bütün ihtilallerim başarısızlıkla sonuçlandı. Ama bir şey var yine de onlardan bana kalan ve kendimden bağışlanma dilemiyorum bu yüzden. Zamanın ayrı parçalarında doğup ölenlerden olsak da, Hesse'yi manevi ailemden sayarım; dostum, akrabam, ailem sayarım. Her neredeyse ona sevgilerimi gönderiyorum.
Edebiyat
Doğu YolculuğuHermann Hesse · Can Yayınları · 20193,374 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
5/10
·56 syf.
Fantastik macera öykülerini ve ayrıca grafik romanları çok seven bir yetişkin olarak bu kitabı yaklaşık yarım saat içinde, hiç sıkılmadan okudum ve çok iyi vakit geçirdim. Fakat çocuklara önerebileceğimi söyleyemem açıkçası. Çocuklara uygun bulmamamın nedenlerinden biri, öyküde bir sirk ve o sirkte de bir gösteri kaplanı olması. Kitapta bu durum öylesine bir yan unsur olarak bulunuyor ve bilinçaltına bunun normal olduğunu aşılıyor. Hayvanların sirklerde köleleştirilmesinin ne kadar korkunç olduğu çocuklara küçük yaştan itibaren anlatılmalı oysa. Trapezciler tamam, sihirbazlar tamam, jonglörler tamam... Yani orada kendi iradesi ile çalışan insanların gösterilerini sunan sirkler olsun, tamam. Ama hayvanların yaşamlarını elinden alan sirklere HAYIR! İkincisi, kötülük simgesi olarak yılan kullanılması, ki bu da çocuklara saçma-sapan bir şekilde canlılara ve doğaya karşı korku, dolayısıyla da uzaklaşma aşılıyor. Tabi ben bir yetişkin olarak tüm bunlara eleştirel gözle bakabiliyor ve bilinçaltımı bir çocuğa kıyasla çok daha iyi koruyabiliyorum. O nedenle bu kitabı kafa dağıtmak isteyen yetişkinlere öneriyorum. Kitabın genel yapısıyla ilgili son bir eleştirim var: En baştaki sahne geçişini anlamakta zorlandım ben. Öykünün tamamını okuyup ilk sayfalara tekrar bakınca mesela, ancak kavrayabildim tam olarak.
Küçük Prens 8 - Kabuklular GezegeniGuillaume Dorison · Yapı Kredi Yayınları · 20134 okunma
9/10
·128 syf.
Huxley bu kitapta meskalin deneyimini öznel bir dille anlatıyor. Kızılderili yerlilerinin tören eşliğinde kullandıkları Peyote (benim okuduğum "Sezgi Kapıları" başlıklı baskıda Peryotl olarak geçiyor) bitkisinde keşfedilen bu madde, yakın zamanlarda yapılan çalışmalardan bildiğimiz kadarıyla beyin üzerinde ilginç etkiler yaratıyor. Beynin normalde bağlantılı çalışmayan bölümleri arasında birkaç saatliğine bağlantılar oluşturuyor. Ayrıca, normalde beyinde görsel veri işlemeyen bölgeler de görsel veri işlemeye başlıyor. Bu da renk algısındaki inanılmaz değişimi ve insanın hiçbir şey yapmadan sadece nesneleri izlemek isteyişini açıklıyor. Öte yandan beynin normalde aktif olan bazı bölgelerinin de bağlantısı kopuyor. Mekan algısı ve mekana ilişkin bellek bölgeleri devreden çıkıyor, ki bu da kişinin her şeyle bir olma hissinin nereden geldiğini anlamamıza yardımcı oluyor. Fakat işin tehlikeli yanı, bu algıları yaratan küçük dozdaki madde bedenden atılıp beyin normal işleyişine döndükten sonra, gelecekte herhangi bir anda beynin madde etkisindeyken kurduğu bağlantıları tekrar kurup, kısa süreliğine de olsa, beklenmedik zamanlarda kişi üzerinde kontrolü dışında imgeletici almış hissi yaratma riski var. Dikkat gerektiren herhangi bir iş yaparken birden kendini bir nevi hayal aleminde bulabilecek olma riski çok ciddi bir tehlike. Bunları bir kenara bırakırsak, Huxley'nin meskalin deneyimini yaşadığı sıralarda tam olarak neden söz konusu algıların ortaya çıktığı bilinmiyordu. Huxley'nin kendi yorumuna göre (ve tüm kitap da bu düşünce çevresinde şekilleniyor), madde "özgür zihin"i serbest bırakıyordu. Yani insanı olması gereken, doğal, sağlıklı durumuna döndürüyordu. Madde alınmamış durum, algı/sezgi kapılarının tıkanmış olduğu sağlıksız bir durumdu. Evet, Huxley'in yorumu
Algı KapılarıAldous Huxley · İmge Kitabevi Yayınları · 20181,433 okunma