“Çünkü içki insanı günlük hayatın ötesine geçirir. Yüzeysel şeyleri aşmasına yardımcı olur!”
Heyecanla ayağa kalktı. “Sıradan, bayağı hayatın korkunçluğunu insan içkiyle anlayabilir!”
Sayfa 127 - Can Yayınları1.Basım 1983·Kitabı okudu
Ben içinde özgürlüğün kıvılcımı bir kez olsun ışıldamış insanın ondan vazgeçebileceği düşüncesini kabullenemiyorum. Nitekim kabullenmemeliyiz de. Elbet umutsuzluk çevremizde dolaşabilir fakat bunlara karamsarlıkla bakmamak icap eder. Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Bizler hiçbir zaman umudumuzu yitirmemeliyiz.
...Avusturya’da, üzeri çiçeklerle süslü, çam kokulu, koskoca bir kalıp sabun görmüştüm. İçimizden birinin, bu sabunun amcasından elde edildiğine inanması için yeterli nedenleri vardı. Auschwitz’de bu eşyalardan bir sergi yapmışlar ve insan bu meşum sanayinin piyasada harika bir geleceği olduğunu anlayabiliyor: İnsan derisinden üretilmiş bir bavul, çok üstün kalitede bir mal. Ben insanın bu kadar işe yarayacağını, hatta bavul yapmaya bile yarayacağını düşünemezdim.
Julio Cortazar’a atfedilen o meşhur sözdeki gibi,
‘Roman puanla kazanır, öykü ise nakavt etmek zorundadır.’
Sanırım okuduğum en iyi Stefan Zweig öyküsüydü. Hep aynı hatayı yapıp, uzunca romanların arasına nefes almalık bir okuma olsun diye kattığım bu hikayelerin yazarı müthiş boksör beni her seferinde nakavt etmeyi başarıyor.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,4bin okunma
Bazen seraplarla yüklü uzakların derinliklerinde muhteşem renk geçişleriyle bir kaç dağ beliriyordu. Kuşkusuz gemiye yön verenler, uzaklığa ve boşluğa rağmen, dünyanın uzak yollarında ebediyen işaret noktası olacak olan kıtaların bu çıkıntılı tepelerine aşinaydılar. Fakat eğer gabyacı iseniz, bitmek bilmeyen enginler üzerinde mesafelerden ve ölçülerden bihaber, hiçbir şey bilmeden bir nesne gibi sürüklenerek yol alırsınız.