Hepinizin çok iyi bildiği gibi şu alışageldiğimiz dünyada denizde olsun olmasın bir insan diğerlerinin tepesine komutan olarak yerleştirildiğinde adamlardan birinin yiğitlikte kendinden çok üstün olduğunu fark ederse o adama karşı doğrudan, önüne geçemediği bir nefret ve öfke hisseder ve fırsatını bulduğunda emrindeki bu adamın kulesini yerle bir edip tozdan minik bir tepeye dönüştürür.
Hayat dediğimiz bu tuhaf, karman çorman meselede, insanın bütün kainatı koca bir şaka zannettiği acayip zamanlar ve durumlar vardır ve insan buradaki ince espriyi tam olarak kavramasa da şakanın bedelini esasen kimsenin değil kendisinin ödeyeceğinin farkındadır.
Ne karısının koynundan çıkıp ilk savaşının ateşine koşan acemi asker ne de öteki dünyada hiç tanımadığı bir hayaletle karşılaşan ölü adamın ruhu; bunların hiçbiri hayatında ilk defa kendini avlanacak ispermeçet balinasının oluşturduğu büyülü, çalkantılı daireye doğru kürek çekerken bulan adamdan daha tuhaf ve daha güçlü duygular hissetmez.