Uzman Hocalar

Uzman Hocalar
@uzmanhocalar
Bir grup öğretmen arkadaşımızla edebiyat, sanat ve kitaplara dair her şeyi konuşmak için hoş geldiniz.
Eğitimci
ODTÜ 2004
İstanbul
16 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·152 syf.··
2020 59. kitabı
İnsanlar sürekli bir arayış içindedir. Bu süreçte de birçok kişi kendine iyi gelen, iyi hissettiren şeylerin arayışına yönelir. Kendine çeşitli hedefler belirler ve bu doğrultuda da yoluna devam eder. Fakat kaçırdığı bir şey vardır. Amacına ilerlediği süre boyunca yolda kaçırdıklarıdır. Hermann Hesse bu durumu şu şekilde belirtiyor kitabında; ”Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, bir türlü bulmayı beceremez, dışarıdan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep, çünkü bir amacı vardır, çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır. Aramak, bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, dışa açık bulunmak, hiçbir amacı olmamak." Siddhartha kitabı, kişinin kendini bulma yolunda okuyucuya ışık tutan bir görev edinmiş. Ailesinden ayrıldığı dönemden yaşlılığına kadar olan süreçte karşılaştığı her durumdan her kişiden çeşitli dersler, tecrübeler çıkarmıştır. Bunun sonucunda da Budizm felsefesi ışığında, bilgelik yolunda kendini bularak anlatılanlardan ziyade bilgeliğin yaşanarak öğrenileceği sonucuna ulaşmıştır. Anlatım düz ve yalın, okuru asla yormuyor. Herkese tavsiye edebileceğim, akıcı, yaşama dair güzel bir kitaptır. İyi okumalar.
1000Kitap
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Reklam
Puan vermedi·396 syf.··
2020 68. kitabı
Gustave Flaubert ilk romanı olan Madame Bovary’yi 1851’de yazmaya başlamıştır fakat 1856 yılının son aylarında “Revue de Paris” dergisinde tefrika edilmeye başlanmıştır. 1857 yılında da yayımlanmıştır. Hükümet tarafından toplumun ahlaki ve dini duygularına hakaret ettiği gerekçesiyle yasaklanmıştır. Daha sonra bu yasak kaldırılmıştır. Tam adı Emma Bovary olan bir kadının hikayesidir. Gençlik yıllarından beri peşinde olduğu hayatını anlamlandıracak aşkı arar ve bulmak uğruna ahlakını, servetini en çok da kendisini bitirir. Yine de Emma bütün hayatını bu arayışla geçirecektir; hep yeni şeyler arar hep farklı adamlara gider ve farklı hayatlara imrenir. Kocası Charles ise, Flaubert gibi bir hekimdir. Ailesi sebebiyle evlendiği ilk kadının ölmesinden kısa bir süre sonra bir hastasının iyi yetiştirilmiş güzel kızı Emma’ya âşık olur. Emma’yla birlikte olduğu yıllar boyunca kadının zayıflıklarının, ihtiraslarının ve başkalarına duyduğu aşkın farkında değildir. Bu yüzden de Emma’nın onu en çok seven aşığı Charles’tır. Belki de bunun sebebi fazla saf ve iyi olmasındadır. Charles Bovary, Emma’ya sonsuz sevgi ve saygı besler. Hatta romanın sonunda Emma’nın ardından üzüntüden ölür. Madame Bovary, Fransız edebiyatında bir devrin başlangıcıdır ‘ilk toplumsal gerçekçi roman’ olarak literatüre geçmiştir. Kendisinden sonra gelecek birçok esere öncülük etmiştir. 5 yılda yazılmış bir kitaba göre konusu bana göre biraz sadedir. Bu kitaptan sonra bovarizm akımı oluşmuş ve psikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik anlamına gelen bir rahatsızlık olarak yer almıştır. Olay anlatılan kısımları akıcı, betimlemeleri ise ağırdır. Kitapta geçen en ufak şeyin tüm ayrıntıları kafanızda canlanır. Ayrıca eser filme de uyarlanmıştır. *Spoiler* Emma’nın trajik intiharını Charles’ın ölümü takip eder.
1000Kitap
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,8bin okunma
Puan vermedi·101 syf.··
2020 76. kitabı
*Spoiler İçerir! Kitabın ana fikrinde "yoksul ve cahil insanlar yaşamın kendileri için hazırladığı yaşam çizgisinin dışına çıkamazlar." örgüsü yatıyor. Karakterlerin özellikleri: Kino : Dürüst,fakir,devamlı ezilmiş ama umutlarını hala kaybetmemiş biridir. Ailesini düşkündür ve onlar için kendisini tehlikeye atmaktan kaçınmaz. Kino’nun Eşi: Fedakar bir kadındır. Romanda kocası bir kez ona vurur ama bundan dolayı gücenmez. İnci'nin uğursuz olduğuna ve ondan kurtulmaları gerektiğine inanmaktadır. Doktor : İnsanları küçümseyen, paraya düşkün ve para için her türlü kötülüğü yapmaya hazır olan biridir. *Spoiler* Bebeğin akrep tarafından sokulması büyük talihsizliktir. Kino’nun çevresindekilerin inciyi ele geçirmek her türlü yola başvurmaları insanların para için her şeyi yapabileceği gerçeğini yansıtır. *Spoiler*
1000Kitap
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2020 79. kitabı
Günlük biçiminde yazılan kitapta, romanın kahramanı Roquentin'in dünya karşısında duyduğu tiksinti anlatmaktadır. Bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, Roquentin'in kendi bedenine de yöneliktir. "Varoluş"la yüz yüze gelen Roquentin'in geçirdiği değişimi anlatan Bulantı, varoluşçuluğun kült kitaplarından biri olmuştur. Bulantı, romanın adı olmasının yanı sıra, terim olarak da Sarte'ın varoluşçu felsefesini ifade etmektedir. Dünyanın kendinde varlığı "kendinde şey", insana bulantı duygusu verir; çünkü gerçeklik, yani varlıklar ne iseler o olarak orada öylece ve anlamsız bir şekilde dururlar. Bilinç ise, "kendi için şey"dir, ve o hiçlikle ortaya konmaktadır. Sartre, felsefi olarak "Varlık ve Hiçlik" kitabında bu konuları detaylarıyla açıklamaktadır. Daha sonra da Bulantı romanında edebi bir metin olarak konuyu somut biçimde değerlendirmektedir. Dünya boş ve anlamsız, her şey, insan, hayat, toplum SAÇMAdır. Evrensel bir SAÇMAlıktır. Bunu düşünmek yorucu, hatta hayattan bezdiricidir. Yaşamın tekdüzeliği altında, makineleşmiş bir dünyada makineleşmiş insan, ölümü bile rahatlıkla kabul eder. Hayat yaşamaya değmez. Sartre, Marksizmle Varoluşçuluğu buluşturma çabasıyla, "saçma"yı daha anlamlı bir biçimde, eylemsel zorunluluğun altını çizmek için kullanmıştır.
1000Kitap
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
Üvercinka
Puan vermedi·64 syf.··
2020 85. kitabı
Üvercinka, ikinci yeni şiirinin simge yapıtlarından bir tanesidir. Aslen bu kitapla birlikte ikinci yeni sorgunlanmaya başlanmıştır. Üvercinka'nın bir çok çağrışımda bulunduğu öne sürülür. Kendi düşüncem olan güvercin ve şiirde anlatılan kadının Afrikalı olduğunu ve sondaki "-ka" eki Afrikayı çağrıştırdığının çıkarımında bulundum. Zaten kitabın birçok yerinde Afrika'yla özdeşleştirilen ayrıntıları görebiliriz. Bütün güzel şiirler gibi hissettirdiği şeyleri kelimelere döküp anlatmak kifayetsiz kalıyor. Sizlere nasıl aktarabilirim bilmiyorum fakat şiirin yansımalarını hissedebiliyoruz. Birinin sadece varolmasının tek başına hayatı güzelleştirebilmesine yetebilir. "Üvercinka"yı bir kez okunduktan sonra, hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
1000Kitap
ÜvercinkaCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 201821,8bin okunma
Reklam