uzra

7/10
·479 syf.·
2023 5. kitabı
Al yanaklı Çiçikof... Çapsız sünepe.!!! Gogol'un “Sevgili Rusya’sı”nın geleceğine umutla bakabilmesini engelleyen ölü taciri şişko herif. Cana gelince söz dinlemeyen haşarı pinokyo gibi yazarın kontrolünden çıkıp bağımsızlığını ilan eden madrabaz. Gogol’un Rus edebiyatındaki realizm akımına öncülük etmesine vesile olsa da; yönetimin ve “vatansever” soyluların şimşeklerine hedef olmasına ve zaten manik depresif olan yazarın hepten aklını yitirmesine neden olan karakter... ... Yarattığı Sülün Osman ile 19.yy. Rus bürokrasisindeki kokuşmuşluğu, soylular ve halk arasındaki adaletsizliği ve kast sistemini mennipos yergisi ile romanlaştıran yazar, ilk cildin yayımlanması ile birlikte, Rusya’nın şöhretine leke sürdüğü gerekçesiyle Orhan Pamuk misali Erk’in dekmesi ile tanışır. Ömrünün kalanını, başına bela olan bu karakteri, adam etmeye çalışmakla geçirir. Bu arada bürokrasideki kokuşmuşluğu, adil ve hakkaniyetli yöneticilerin ellerine teslim etmekten ve bunu 2’nci cilde işlemekten de geri durmaz. Sistemle barışma ve vatana olan vefa borcunu ödeme çabası ile yaklaşık 10 yıl boyunca 2’nci cildi tamamlamaya gayret eder. Lakin, 1’inci ciltteki realite tabanlı anlatımından ödün vermek te biraz zor olur. Bu ikilem ile boğuşur durur. Kahramanımızın, patlayan mısır misalı sağa sola kontrolsüzce zıplamasından iyice yılar, iflah edemeyeceği kanaatine varır, çabasından vazgeçer ve onu ateşte yakarak kökten kurtulur. Kendi hayatına mâlolan Çiçikof’u öldürür. Oğlunun canına kıyan baba misali bu vebalin altında ezilir de ezilir. Kısa bir süre sonra kendisi de ölür. Hikaye yarım kalır. Belirtmekte fayda var; Kitabın 2’nci cildi, ateşe atılan nüshaların, Rus editörler tarafından bütünlenmesinden ibarettir. Rus edebiyatına hep hayran olmuşumdur. Tamama ermemiş bir eser olsa da,
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Günümüz yargısı böyle bir yazarı tanımayacaktır ve ona yalnızca kınama, serzeniş, sövgü layık görülecektir ve bu yazar kimselerden ilgi, anlayış görmeden, sesine bir karşılık alamadan, kimsesiz bir yolcu gibi, yalnız, ıssız, yol ortasında öylece kalacaktır. Acımasız, zorlu bir yolun yolcusudur o ve yalnızlığından müthiş acı duyacaktır.
Kadın ruhuna ilişkin sorunlar, kadını, bilinçaltı düzeyinde işleyen bir kültürün tanımına sıkıştırmakla ele alınamayacağı gibi, kadınlar, kendilerini bilincin tek taşıyıcıları olarak görenler tarafından, entelektüel açıdan daha kabul edilebilir bir biçime de sokulamazlar.