Hizmetçi Kitap Yorumu
Puan vermedi
Macera bu kitapta olan hızıyla devam etti. Millie'nin artık bir ailesi var ve artık tek başına bir şeylerle mücadele etmiyor buna sevindim. Elimden geldiğince spoiler vermeden anlatmaya çalışacak olursam Millie'nin çocuklarinin da Enzo ve Millie gibi olması bence çok güzeldi. Özellikle Millie'nin kızı Ada'nın henüz 11 yaşındayken bile yardima ihtiyacı olan bir kadına yardım etmek istemesi çok tatlıydı. Ve Tanrım! Nico'nun yaşadıkları cidden çok travmatikti ona çok üzüldüm. Enzo'nun karısını aldattığını düşünmeye başlamışken olayların tepe taklak olup ters köşelerden artık beşgene dönmüş olabilirim. Kesinlikle bu kitap da çok güzel. Tavsiye ederim.
Hizmetçi İzliyorFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma
9/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Bugün Orhan Kemal’den bir kitapla geldim 72. Koğuş gerçekten insanın içine oturan bir kitap.. Hani böyle okurken “ay çok üzüldüm” deyip geçemiyorsun, içinden bir şey eksiliyor gibi oluyor. Orhan Kemal öyle büyük büyük cümleler kurmuyor, kimseyi kahraman yapmıyor. Sadece o koğuşun kapısını açıyor ve “buyurun, bakın” diyor. Açlık var, çaresizlik var, gurur var… Ama en çok da insan olma mücadelesi var. Açlığın insanı nasıl değiştirdiğini görmek beni en çok sarsan şey oldu. Bir lokma ekmek için verilen mücadele insanın içini acıtıyor gerçekten. Şunu düşündüm okurken: Bu insanlar kötü değil ki… Sadece şartlar kötü. İnsanın onuru ne kadar dayanabilir? Açlık karşısında herkes aynı kalabilir mi? Kitap bitti ama o sorular kalıyor. Kısacık bir kitap aslında ama etkisi hiç kısa değil. Okuduktan sonra bir süre başka kitaba geçmek istemedim ben. Hâlâ bazı sahneleri aklıma geliyor. Gerçek, sert ama çok samimi bir hikâye. Eğer insanı anlatan, iç burkan ama bir o kadar da gerçek metinleri seviyorsan, bunu mutlaka oku derim. Ben gerçekten iyi ki okudum #cansununkitapligi #orhankemal #72.koğuş #okudumbi̇tti̇ #kitap
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
17 Haziran…..Alex Schulman
10/10
·272 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:46
Çocukluğunuzla konuşabilseydiniz ne sormak isterdiniz… işte kitabın ve kurgunun kalbi bu soru.. #okudumbitti #17haziran İskandinav edebiyatının gözde yazarlarından Alex Schulman.. .acaba hangi kitabı vesilesiyle tanışsam derken son çıkan *17 Haziran *kitabında karar kıldım.. Müthiş bir anlatım ve hikaye.. Schulman bu hikaye için *benim en otobiyografik kitabım* demiş zaten.. Bence bu itirafı olmasa bile, bu kitapta bir yaşanmışlık seziliyor kesinlikle.. çünkü çok derinden, çok içerlerden bir yerden gelen bir hikaye okudum düşüncesindeyim.. . Hikayede kahramanımız bir öğretmendir.. adı Vidar ..ablası anne ve babasıyla sorunlu bir aile onlar..  o dönemde ailesinden kendine kalan yazlık evlerinde bir koli görür.. o kolide ise bir kağıtta evlerinin telefon numarası çıkar ..numarayı tuşlar ve çocuk olduğu 17 Haziran 1986 tarihine gider .. Ve bundan sonrasında çocukluğunun travmalarla geçtiğini ,yer yer sisli olan o zor geçmişi sahne sahne yaşar .. anılarındaki ,kavgaların hiç bitmedigi bir ev hayatı ,onun sarsıntılı bir yetişkin hayatının da ilk temelini atmış olur.. çünkü Vidar birbirini sevmeyen ,her yaptıkları birbirinin sinirlerini zıplatan ebeveynlerin ona sunduğu bir ailede doğmuştur.. duygusal hiçbir destek vermeyen sevgisiz hırçın, vicdan yoksunu bir anne ..ve ona paralel seven ama sevgisini çok belli etmeyen, kendini daha çok seven ,umursamaz bir babanın büyüyen ,daha doğrusu büyümeye çalışan bir çocuğudur.. . Vidar ve ablasının yaşadığı yalnızlık ve duygu sarsıntıları yetişkinlikte de kendini gösterir.. . kitapta beni en derinden yaralayan bir annenin nasıl bu kadar vicdan yoksunu olabileceği.. babalar için bir fikir belirtemem ama *anne ya anne* var mı bir çocuk için daha ötesi.. saç baş yoldurur cinsten bir anne
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,548 okunma
10/10
·314 syf.··
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:41
Böğürtlen Kışı son zamanlarda beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Vera’nın yaşadığı acıyı okurken gerçekten hissettim; üzüldüğü yerde ben de üzüldüm. Uzun zamandır bir karakterle bu kadar bağ kurmamıştım. Kitap çok akıcıydı, sayfalar hızla geçti ama içindeki duygular hep yoğun kaldı. İç ısıtan, aynı zamanda derinden dokunan bir atmosferi vardı. Duygusal ve kalbe dokunan hikâyeler sevenlere kesinlikle öneririm.
Böğürtlen KışıSarah Jio · Epsilon Yayınları · 202444,9bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 11. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 19:50
Sıfır Noktasındaki Kadın'ı okurken kendimi yalnızca bir okuyucu gibi değil, Firdevs'in hayatına tanıklık eden biri gibi hissettim. Onun çocukluğundan itibaren maruz kaldığı haksızlıklar ve gördüğü şiddet beni derinden etkiledi. Roman boyunca, kadınların toplumdaki konumunu ve maruz kaldıkları eşitsizlikleri daha yakından sorgulama fırsatı buldum. Firdevs'in yaşadığı acılar karşısında hem üzüldüm hem de onun güçlü duruşuna hayran kaldım. Bence romanın en etkileyici yönü, Firdevs'in yaşadığı tüm zorluklara rağmen kendi kararlarını alabilme cesaretini göstermesiydi. Toplumun kadınlara biçtiği rolleri kabul etmek yerine kendi yolunu seçmesi, bana özgürlüğün bazen ağır bedeller gerektirdiğini düşündürdü. Yazarın sade ama etkileyici anlatımı sayesinde olayları sanki ben yaşıyormuşum gibi hissettim. Sonuç olarak Sıfır Noktasındaki Kadın, bende derin izler bırakan eserlerden biri oldu. Romanı bitirdiğimde kadın hakları, adalet ve özgürlük kavramları üzerine uzun süre düşündüm. Bu kitabın yalnızca Firdevs'in hayatını anlatmadığını, aynı zamanda toplumdaki birçok kadının yaşadığı gerçekleri gözler önüne serdiğini düşünüyorum. Bu nedenle herkesin en az bir kez okuması gereken etkileyici bir eser olduğuna inanıyorum.
1000Kitap
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,4bin okunma
7/10
·576 syf.··
2026 6. kitabı
öncelikle bu evreni çok seviyorum. evrenin havası, işlenişi çok güzel. birinci kişi ağzından, akıcı bir yazım diliyle anlatılıyor her şey. kitabın başında sürekli bir belirsizlik içinde olup oradan oraya savruluyoruz, bu bir noktadan sonra okurken sıktı. yine de ilerlemeye devam edince -300lü sayfalarda- olaylar ilerlemeye başladı ve kitap akıcı bir hâle geldi. su lorduna üzüldüm çoğu zaman, onun yalnızlığını hissetmek kötü hissettirdi. son 100 sayfasında yaşanan olaylar ise beni çok heyecanlandırdı. bu tarz kitaplarda güç savaşlarının olmasını seviyorum.
Krallar ve SoytarılarıN. G. Kabal · Martı Yayınları - Özel Yayın · 20217,2bin okunma