Puan vermedi·336 syf.··
2026 71. kitabı
Bir insan ömrü boyunca kaç kez yeniden başlamayı göze alabilir? Vartan İhmalyan’ın hayatını okurken aklıma en çok bu soru geldi. Konya’da başlayan bir çocukluk, İstanbul yılları, Fransa, İngiltere, Macaristan, Çin ve Sovyetler Birliği derken sürekli değişen şehirler var. Ama kitap yalnızca bir yolculuk anlatmıyor. Gidilen yerlerden çok, o yolların üzerinde karşılaşılan insanları anlatıyor. En sevdiğim bölümler çocukluk anıları oldu. Kardeşi için sakladığı çikolatalar, okul günleri, öğretmenleri, ilk kez denizi görüşü, mahalledeki insanlar… Sonra yıllar geçiyor; Nazım Hikmet çıkıyor karşımıza, parti çalışmaları başlıyor, gözaltılar, sorgular ve sürgün yılları geliyor. Buna rağmen anlatının içinde hep aynı insan kalıyor. Çocukken etrafını merakla izleyen o çocuk, büyüdüğünde de karşısındaki insanları dikkatle dinlemeye devam ediyor. Kitapta siyasi olaylar elbette önemli bir yer tutuyor. Fakat ben okurken en çok dostlukların, sohbetlerin ve karşılaşmaların üzerinde durdum. Bir tren yolculuğunda tanışılan biri, yıllar sonra yeniden karşılaşılan bir dost, başka bir ülkede kapısını açan bir akraba… Bazen birkaç sayfalık bir anı, uzun siyasi tartışmalardan daha fazla yer kapladı zihnimde. Jak İhmalyan da kitap boyunca sık sık karşıma çıkan isimlerden biri oldu. Resimleriyle, dostlarının anlattıklarıyla ve ağabeyinin ondan söz ettiği bölümlerle onu biraz daha yakından tanıdım. Kitap bittiğinde Vartan İhmalyan kadar kardeşini de tanıyormuşum gibi geldi.
Bir Yaşam ÖyküsüVartan İhmalyan · Cem Yayınevi · 201211 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 70. kitabı
Bir insanın yazdığı eserler yıllar sonra hala yolculuğuna devam edebilir mi? Bu kitabı okurken Nâzım Hikmet’in şiirlerinden çok başka bir tarafını gördüm. Sayfalar boyunca oyunlar, provalar, sahneler, mektuplar ve tiyatrolar arasında dolaştım. Bazen bir oyunun yazılmasından çok, sahneye çıkabilmesi için verilen uğraş dikkatimi çekti. Demokles’in Kılıcı’ndan İstasyon’a, Kör Padişah’tan Herşeye Rağmen’e kadar pek çok oyundan söz ediliyor. Ama ben en çok oyunların perde açıldıktan sonra da yaşamayı sürdürmesini sevdim. Bir yerde seyirciler alkışlıyor, başka bir yerde bir yönetmen metin üzerine uzun uzun konuşuyor, yıllar sonra başka bir şehirde aynı oyun yeniden sahneleniyor. Mektuplar da kitabın sevdiğim taraflarından biri oldu. Bazen bir oyunun sahnelenmesini bekleyen, bazen gelen haberlere sevinen, bazen de hayal kırıklığı yaşayan bir Nâzım okudum. Bu sayfalarda şair kimliğinin yanında, emeğinin karşılığını görmek isteyen bir insan da vardı. Yalnızca oyunları değil, o oyunların çevresindeki insanları da tanıdım. Yönetmenler, oyuncular, çevirmenler, dostları derken kitap beklediğimden daha kalabalık bir yere açıldı. Nâzım Hikmet’i yıllardır şiirleriyle tanıyordum ama bu kez sahne arkasında koşturan, oyunlarının peşini bırakmayan başka bir Nâzım’la karşılaştım.
Nazım Hikmet ve TiyatrosuAntonina Sverçevskaya · Cem Yayınevi · 20037 okunma
Reklam
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
Bir kaza sonrası hafızasını kaybeden koca Gılles hastane dönüşü karısı Lısa ile yaşadıkları eve dönerler. Bundan sonrası kitap boyunca aralarındaki yeniden hatırlamaya dair sohbet olarak devam ediyor. Sırasıyla yaşadıkları evi tanıma yada hatırlama , mesleklerini , alışkanlıklarını ve ilişkilerini tabiki de. Çok severek okuduğum bir oyun oldu. Özellikle uzun yıllar evli kalmış insanlara tavsiye ederim.
Evlilikte Ufak Tefek CinayetlerEric Emmanuel Schmitt · Mitos Boyut Yayınları · 2008357 okunma
Rüzgar gibi geçti İnceleme 1
10/10
·1461 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:37
Ana karakter Scarlett'dir. Romanın diğer asıl karakterleri Ashley, Melanie ve Rhettdir. Olaylar zinciri Tara'da başlayıp Atlanta'ya kadar devam eder. Bugünkü Amerika'nın kurulmasının temelleri bu kitapta derin bir şekilde hissetirilerek anlatılmıştır. Babası küçük bir çiftçiyken işlerini büyüterek Taradan yüksek bir mevkiye sahip olan Gerald, iyi bir aileden eğitim alan Ellen ile evlenir. O Haraların işleri çok güzel gider, üç tane kız çocuğu büyütürler. Scarlett kız kardeşlerine benzemez, diğerlerinden daima farklı olmuştur. Onun bu farklılıkları seçimlerinde de ön plana çıkmıştır. Scarlett küçüklük arkadaşı olan Ashley'e ilk günden beri büyük ilgi duyar. Ashley'in bu sevgiden haberi vardır, ona bu karşılığı vermez tercihini Melanie'den kullanır. Özellikle ailesi bu evliliği desteklemektedir. Scarlett, güzelliğiyle ön plana çıkar. Etrafında ona hayran olduğu erkeklerin farkındadır ve biraz da Ashley'e sinirlenerek, o da bir tercih yapar, bu tercih hemen savaşın başladığı zamana denk gelir. Yankiler yavaş yavaş şehirlerine sarmak üzereyken, o zaman yeni evli olan Scarlett eşini de orduya gönderir. Her evden mutlaka bir erkek gönderilmiştir Charles savaşta ölmüştür. Scarlett için bu savaş ölüm kalım mücadelesidir ve asıl karakterini burada belli eder büyük imkanları içinde büyüyen fakirliğinin ne olduğunu bilmeyen bu genç kız bu savaşla büyümüştür adeta. Hem kendisine hem çevresine yetmeye çalışmıştır onun yaptığı bu evlilikler aslında aşktan değildir. Özellikle ikinci evliliğini resmen basamak olarak kullanıp istediği amaçlara ulaşmak için yapmıştır hala da Ashley'i sevmektedir, aslında Ashley'in de kendisini sevdiğini anlaması uzun sürmemiştir, ancak Ashley'in karakteriyle scarlett'in karakteri bambaşkadır. Ashley, daha belli ideolojileri olan hayalperest kendi
Rüzgar Gibi GeçtiMargaret Mitchell · Karbon Kitaplar Yayınları · 20203,139 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 14:53
​Hayata Küçük ve Tatlı Bir Mola ​Çikolata Tadında Hikâyeler, sayfalarını açtığınız an sizi günlük hayatın stresinden uzaklaştırıp, sevginin, umudun ve insan ilişkilerinin sıcaklığına götüren bir derleme. ​Kitap tek bir uzun roman değil; her biri farklı bir hayat dersi, farkındalık veya yüzümüzde tebessüm bırakacak cinsten bağımsız kısa hikâyelerden oluşuyor. Tıpkı bir kutu çikolata gibi; her sayfada karşınıza farklı bir aroma, farklı bir duygu çıkıyor. Kimi hikâye fedakarlığı, kimi dostluğu, kimi ise hayatın kaçırdığımız o küçük, güzel detaylarını hatırlatıyor. ​Neden Okumalısınız? Uzun uzadıya kitap okuyacak vakti olmayanlar, kahve molasında birkaç sayfa okuyup ruhunu dinlendirmek isteyenler veya hayata daha pozitif bakmak için küçük bir motivasyon arayanlar için biçilmiş kaftan. Sürükleyici, dili yormayan ve her yaştan okuyucuya hitap eden sıcacık bir başucu kitabı.
Çikolata Tadında HikayelerAkif Bayrak · Yediveren Yayınları · 2020442 okunma
Puan vermedi·576 syf.·
2026 68. kitabı
Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları düşünceyi yönlendirir. Zaman Haritaları ise zamanın kendisini yeniden ölçeklendirir. Kitabı okurken insan, tarihin içinde yürüdüğünü değil, tarihin üzerinde yükseldiğini hisseder. Şehirleri, savaşları, imparatorlukları ve insan ömürlerini görmeye devam eder; fakat artık onların arkasında işleyen daha büyük bir mekanizmayı da fark etmeye başlar. Eserin en dikkat çekici yönü, zamanı yalnızca kronolojik bir çizgi olarak değil, katmanlı bir yapı olarak ele almasıdır. Bir insanın ömrü, bir uygarlığın tarihi, bir türün evrimi ve yıldızların yaşam döngüsü aynı düzlemde buluşur. Böylece okuyucu, alışık olduğu tarih algısından koparak çok daha geniş bir perspektife zorlanır. Bu yaklaşım, kitabı klasik tarih anlatılarından ayıran temel teknik özelliktir. Kitap boyunca hissedilen temel düşünce şudur: Karmaşıklık arttıkça kırılganlık da artar. İlk atomlardan günümüz medeniyetlerine kadar uzanan süreç, aslında düzen ile kaos arasındaki hassas dengenin hikâyesidir. İnsanlık burada tarihin efendisi olarak değil, evrenin uzun deneyinin geçici bir sonucu olarak görünür. Bu nedenle eser, tarih kitabından çok kozmolojik bir farkındalık metni niteliği taşır. Edebi açıdan bakıldığında kitabın dili gösterişli değildir; gücünü üslubundan değil, ölçeğinden alır. Okuyucuyu etkileyen şey cümlelerin güzelliği değil, düşüncenin genişliğidir. Kitap bittiğinde akılda kalan belirli olaylar değil, insanın kendi varlığına ilişkin algısının değişmesidir. Bu eserin asıl başarısı, geçmişi anlatması değil; insanı, kendi küçüklüğü ile yüzleştirmesidir. Birkaç on yıllık ömrümüzün, milyarlarca yıllık zaman okyanusunda neredeyse görünmez bir dalga olduğunu hissettirir. Fakat aynı anda, bu devasa sessizliğin içinde evreni anlayabilen tek varlık olmanın ağırlığını da
Zaman HaritalarıDavid Christian · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202313 okunma
Reklam
Reklam