Bizler bir tiyatro oyunundaki aktörlere benzeriz. Tanrısal irade, bize danışmadan yaşam içindeki rollerimizi belirler. Bazılarımız kısa bir dramda rol alırız, diğerlerimiz uzun bir dramda. Fakir bir insan rolü verilmiş olabilir, sakat bir insan, ünlü bir insan, bir halkın lideri ya da sıradan bir şehirli rolü verilmiş olabilir.
Şimdi aklında berrak bir gerçek vardı: Her an bir ölüm haberinin alınabileceği bir hayatta aşk, öfkeden de, kişilik yıkımlarının getirdiği acıdan da daha gerçekti.
İçimde bir şey parçalanıyor. Kızıllık kararıyor.
Artık hiçbir şey hissetmeyecek kadar çok şey
hissettim,
Ruhum tükendi, kalan yalnızca bir yankı içimde.
Giderek azalıyor volanın hızı.
Gözlerimin üzerinden kaldırıyor ellerini düşlerim.
Yalnızca bir boşluk duyuyorum içimde,
bir çöl, bir gece denizi
Ve o gece denizini duyar duymaz içimde,
O boşluğun ötesinden ve sessizliğinden
Bir kez daha, bir kez daha o uzun ve çok eski çığlık
Birden, ses değil sevecenlikle çakan bir ışık gibi çınlıyor