Çok gururluyum, sebepleri çok basit aslında. Mezun oldum. İlk üniversitemde hastalandıktan sonra benim için geleneksel eğitim bitti sanmıştım. Senelerce başarısızlığımı kanıksayıp, kendimi bir sürü şeyde geliştirerek vicdan rahatlatmaya çalışmıştım. İtiraf edeceğim; bu güne kadar mezun olacağıma inanmıyordum. Derslerim, bilgim her şey yerindeyken ve bu sürede hiç durmamışken. İçimde hep bir tekrar hastalanma ve bırakmak zorunda kalma korkusu vardı. Haksızda değildim, çünkü çok kez yeniden başladım dedim. Bu arada öğrenciliğim devam ediyor, bu yüzden ana bölümümdeki hiç bir görevimi bırakmadım. Hatta bugün herkes vedalaşırken şakıyarak 'ben daha buradayım ve son mezun ben olacağım' diye dolanıp durdum. Aslında ana bölümüm dün bitti ama bugün yılımın son sınavında 2 senem gözümün önünden geçti. Ama her şey, tanıdığım veya yolumun kesiştiği, hikaye yazabildiğim onca insan heybemde. Bir içim ülperdi, ya hayatımda bunlarla yolum kesişmeseydi? Ya bu dostları bu mentorları tanımasaydım? Ya bu dostlara sahip olmasaydım? Ki bu kadarda değil, denediğim farklı iş sektörlerinde de heybemde çok insan, anı ve bilgi kalmış. Ayaklarım zaten çok yere basan biri değil ama hiç basmıyor bu aralar, sevdiğim her insanın yanına gidip 'ben mezun oldum' diye ortaya koşuyorum. Ellerinin ucunda büyümüş gibi hissediyorum, iyileştim ya birde. Uykularım yolunda, sağlığım genel olarak yolunda, ruhum iyi hissediyor, yüzüm görüyor ve kıymet verip, kıymet gördüğüm insanlarlayım. İlk defa bu düzenimde hiç bir nokta değişmesin istiyorum. Çünkü yedi günümde sevdiğim insanlarlayım, ki karşılıklı. İltifat, destek, yol hepsi. Yanlış anlaşılmasın, heyecanlıyım da. Yeni düzenime de, işime de, projeme de, ihtimallerime de, tanıyacağım yeni düzene de. Doyamadım daha sadece, mesela sıfır noktam senelerdir benimle