Beyhan abimin tazecik bir haftalık kitabı çerez niyetine yedik :)Karşılıklı sohbet havasında gayet güzel bir kitap. Ne olursa olsun abim yazsın her türlü okuruz :]
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Bu kitabı okumayı nasip eden Rabbime hamd-u senalar olsun. Gül’üme eşlik etmeyi, O’nun hayatını böylesine nahif ve etkileyici bir kalemden okumayı nasip ettiği için sonsuz şükürler olsun. Şimdiye kadar birçok siyer kitabı okudum ama bu eser gönlümde bambaşka bir yere dokundu. Satırları okurken adeta o günleri uzaktan seyreden bir göz hâline geliyorsunuz. Betimlemeler o kadar güçlü, hisler o kadar canlı ki insan hayran kalıyor.
İskender Pala, Peygamber Efendimiz ﷺ’in hayatını bir bülbülün gözünden öyle zarif, öyle derin anlatmış ki,her sayfada hem hüzün hem hayranlık bırakıyor.
Veda Hutbesini her okuduğumda içim burkulur,o dönemde ümmeti bu acıya nasıl dayanmış diye tefekkür ederim. Sonra sabrı vereni hatırlar,şükrederim. Rabbim bizleri de O’nun sancağı altında haşrolanlardan eylesin. Keşke o dönemde yaşayıp O’nun ve dininin yanında olabilseydim,canımı bu yolda hiç düşünmeden feda edebilseydim...Ama belki de bugün bize düşen; güzel ahlâkını yaşamaya çalışmak, adını sevgiyle anmak,anlatabilmek,ümmetini yetiştirirken hakikat tohumlarını minik kalplere sevgiyle ekebilmek...
ve ümmet olabilmenin hakkını verebilmek…
Rabbim hakkını verenlerden eylesin.
Kalbimde sızı ve ve tarifsiz bir huzurla kitabı tamamladım. Salât ve selam sana olsun ey Nebi,Anam babam sana feda olsun Ya RasulAllah...
20 yaşıma yaklaşırken, uzun zamandır kitaplığımda duran bu kitabı okumak istedim. Yeni yıla girerken, bu değerli tavsiyeleri keşfetmek benim için anlamlı oldu. Kitabı gerçekten çok beğendim. İçinde, birçok insanın 20’li yaşlarında neler yaptığını, hangi hataları işlediğini ve bu hataların yaşamlarına nasıl yön verdiğini okudum.
Kitaba başlarken, doğrudan "şunu yapın, bunu yapmayın" şeklinde tavsiyelerle karşılaşacağımı düşünmüştüm. Ancak okudukça, insanların genellikle yaptıkları şeylerden pişman olmadıklarını, hatta o hataların şu anki yaşamlarını şekillendirmede önemli bir yere sahip olduğunu fark ettim. 20 yaşın getirdiği toyluğu, yaşamın belirsizliğini ve bu belirsizliğin aslında ilerleyebilmek için ne kadar gerekli olduğunu anladım.
Bu kitabı çok beğendim ve kesinlikle tavsiye ederim.
Ah, canım zeze...
Zeze'nin bendeki yeri çok ayrıdır. Şeker portakalı kitabını hayatımın çok farklı, dönüm noktası diyebileceğim bir döneminde,çok sevdiğim birinin tavsiyesiyle okumuştum. Okuma alışkanlığımı kazandığım kitaptır. O zamanda büyülenmiştim zeze'nin hayal gücüne, masumluğuna,haylazlıklarına... Kitap bittiğinde çok sevdiğim birinden ayrılmış gibi hissetmiştim. Yıllar sonra yine çok ihtiyacım olduğu bir dönemde kitabın devamı olan Güneşi uyandıralım kitabına denk geldim. Çok çok beğendim bu kitabı da. Bu kitapta minik Zeze artık büyüyor. Hâlâ hayal gücü çok geniş. Hâlâ yaramazlıklarına son hız devam ediyor. Ve hâlâ çok duygusal. Bu kitabı okurken çok eskiden tanıdığım ama artık görüşmediğim biriyle yeniden karşılaşmış gibi hissettim. Bütün hislerine ortak oldum. Yazarın dili gerçekten muhteşem. Kayboluyorsunuz sayfalarında. Karakterimizin gençliğini maceralarını ve büyüme sürecindeki hislerini okuyup yaşadığımız bir kitap. Çok çok beğendim. Şimdi sırada serinin son kitabı olan Deli fişek kitabı var. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Bana hediye gelen bir kitaptı. Ama ilgimi çekmedi. Genel bir sohbet havasında, birçok kişisel gelişim kitabında yazan aynı şeyler anlatılmış. Eğer yeni bir okursanız belki ilginizi çekebilir. Nasihat niteliğinde basit bir kitap diyebilirim. İyi okumalar.