Schopenhauer haklıydı ; sarkacın en uç noktasında,
o çok istediğim yemeğin ilk lokmasında duruyorum şimdi. Masayı donatan o büyük iştah, yerini hızla bir mide bulantısına bırakıyor. Çünkü modern zamanın hastalığı bu: Hazza ulaşma hızı, hazzın kendisinden daha büyük. Bir şeyi sevdiğim için değil, sadece 'tüketmiş olmak' için yutuyorum. sonuç; ağızda kalan o kekremsi tat, ruhun o hıza yetişemeyip kusma isteği...
Veysel Can K.