Puan vermedi·64 syf.·
2026 295. kitabı
Ben sözcüklerim onun aklındaydı: Bataklığa saplanan soğuk cilalı taşlar James Joyce James Joyce'un 1923'te, Ulysses'i tamamladıktan sonra kaleme aldığı, ölümünden çok sonra (2013) yayımlanan Finn'in Oteli (Finn's Hotel), on kısa, deneysel anlatı parçasından oluşan bir ara metindir. Finneganın Vahı öncesi taslak niteliğindeki bu eser, Joyce'un eşi Nora ile tanıştığı mekândan adını alır ve ucu açık öyküleriyle yazarın külliyatının gizemli bir parçasıdır. İçerik olarak, Ulysses ve Finneganın Vahı arasında köprü kuran on minyatür anlatı. Deneysel, ucu açık, zihinsel akış tekniklerinin barındığı kısa metinler. Joyce evrenine dair tamamlanmamış muhteşem masallar yer alır. Finn'in Oteli , Joyce araştırmacıları için Finneganın Vahı'nın yazım aşamasına ışık tutan ilham kaynağı olarak görülmektedir. Cesurca, bir tutkunun mutlak zaferiyle, öbür dünyaya geçmek, yaşlanarak solup çürümekten daha iyiydi.” James Joyce
Hikaye (Öykü) Edebiyat
Finn'in OteliJames Joyce · Ketebe · 202420 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ruhu yavaşça bayılır gibi oldu
Puan vermedi
Joyce, Dublin'de orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. County Kildare'deki Cizvit Clongowes Wood Koleji'ne, ardından kısa bir süreliğine Hristiyan Kardeşler tarafından işletilen O'Connell Okulu'na devam etti. Babasının öngörülemeyen mali durumunun dayattığı kaotik aile yaşamına rağmen, Cizvit Belvedere Koleji'nde başarılı oldu ve 1902'de Dublin Üniversitesi Koleji'nden mezun oldu. 1904 yılında müstakbel eşi Nora Barnacle ile tanıştı ve Avrupa topraklarına taşındılar. Kısa bir süre Pula'da çalıştıktan sonra Avusturya-Macaristan'daki Trieste'ye taşındı ve İngilizce eğitmeni olarak çalıştı. Roma'da yazışma memuru olarak çalıştığı sekiz aylık bir süre ve Dublin'e yaptığı üç ziyaret dışında Joyce 1915'e kadar orada ikamet etti. Trieste'de şiir kitabı Oda Müziği'ni ve kısa öykü derlemesi Dublinliler'i yayımladı ve İngiliz The Egoist dergisinde Sanatçının Gençlik Portresi'ni seri olarak yayımlamaya başladı. Birinci Dünya Savaşı'nın büyük bölümünde Joyce, İsviçre'nin Zürih kentinde yaşadı ve Ulysses üzerinde çalıştı. Savaştan sonra kısa bir süre Trieste'ye döndü ve ardından 1920'de Paris'e taşındı ve 1940'a kadar birincil ikametgâhı oldu.Ulysses ilk olarak 1922'de Paris'te yayımlandı, ancak müstehcen olduğu gerekçesiyle Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri'nde yayımlanması yasaklandı. Kopyalar her iki ülkeye de kaçırıldı ve 1930'ların ortalarına kadar korsan versiyonları basıldı, sonunda yayın yasal hale geldi. Joyce bir sonraki büyük eseri Finneganın Vahı romanına 1923'te başladı ve on altı yıl sonra 1939'da yayımladı. Bu yıllar arasında Joyce çok seyahat etti. Nora ile 1931'de Londra'da sivil bir törenle evlendiler. Giderek ağırlaşan göz sorunları için tedavi görmek ve kızı Lucia için psikolojik yardım almak amacıyla sık sık İsviçre'ye gitti. İkinci
Edebiyat
DublinlilerJames Joyce · İletişim Yayıncılık · 20213,000 okunma
8/10
·192 syf.··
2025 21. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 01:28
E.M.Cioran-Çürümenin Kitabı "Sıkıntıyı hiç bilmeyen kişi, çağların doğuşundan önceki dünyanın çocukluğunda bulunmaktadır hâlâ; ahı gitmiş vahı kalmış , kendi boyutlarına aldırmayan o yorgun zamana, kendi geleceğinin eşiğindeyken âniden bir yadsıma lirizmi mertebesine çıkartılmış maddeyi de beraberinde sürükleyerek çöken zamana kapalı kalır. sıkıntı, kendi kendine yarılan zamanın içimizdeki yankısıdır...boşluğun açığa çıkmasıdır, hayatı destekleyen-ya da icat eden- o sayıklamanın kurumasıdır..." Rumen deneme yazarı Cioran’ın çok meşhur kitabı; zaman zaman anlamlandıramadığım bir öfkeye sahip.Karamsar,kötümser havasıyla insanı aşağıya çeken, oldukça yavaş ilerleyip hazmetmeye çalıştıkça kalbinizi büzüştüren cümlelerle dolu. İnsana dair birçok doğrunun dolambaçlı yollarla anlatılıyor olması biraz yorucu olsa da gerçekliğinin tartışmasız olması tüm bu kara bulut içinde tutuyor okuru. boşluğun yelpazesi… filancayı şu hedefin peşinde, filancayı başka bir hedefin peşinde gördüm… insanları, birbirini tutmayan konularla büyülenmiş, her biri aşağılık ve tanımlanamaz olan tasarı ve düşlerin sihrine kapılmış gördüm… israf edilen onca ateşliğin nedenlerine akıl erdirmek için her durumu tek tek incelerken, her hareket ve çabanın anlamsızlığını anladım… insanı yaşatan hatalardan etkilenmeyen tek bir hayatvar mıdır?... kökleri küçük düşürücü olmayan, sebepleri icat edilmiş olmayan, arzularla ortaya çıkmış mitoslara sahip olmayan tek bir berrak ve şeffaf hayat var mıdır?... her tür yararlılıktan arınmış fiil nerededir?... akkorluktan tiksinen güneşte mi?... imansız bir evrendeki melekte mi?... yoksa ölümsüzlüğe terk edilmiş bir dünyada ki aylak solucanda mı?... Dünya bu kadar. Biz de öyle. Şimdi tavanı izleyebilirim. #bitavsiyemvar
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 7. kitabı
CARMILLA / SHERIDAN LA FANU Uzun süredir kitaplığımda duran eseri nihayet okudum. Carmilla, İrlandalı yazar Sheridan Le Fanu’nun 1872'de yayımladığı Gotik tarzda bir novella. Carmilla, vampir edebiyatının ilk dönem örneklerinden biri. Bram Stoker’ın Drakulasından (1897) 25 yıl önce yazılan eser, ilk defa The Dark Blue dergisinde (1871–1872) tefrika edilir. İrlandalı bir yazar olan Bram Stoker'ın Dracula eserine esin kaynağı olan hikaye, antolojilerde yer almış ve birçok defa sinema ve diğer türlere uyarlanmış. Roy Ward Baker'ın yönettiği Vampir Aşıklar (1970) esere görece sadık kalmış bir uyarlama. Yakın tarihli uyarlamalar arasında ise Maurico Chernovetzky ve Mark Devendorf'un yönettiği Styria ve 2014 - 2016 arası üç sezon yayınlanan televizyon dizisi Carmilla var. (tabii bunlarda bulunup izlenilecek) Fanu, başka bir eseri Horoz Ve Çapa (The Cock And Anchor) ile de diğer bir İrlandalı yazar olan James Joyce'u etkilemiş, bu etkiyle Joyce, Finnegans Wake (Finnegan Uyanması ya da Finneganın Vahı- bu eserde kitaplıkta okunmayı bekleyenler arasında) adlı eserini yazmış. Üçüncü bölümde; "Yatağın ayakucu tarafındaki duvarda Kleopatra'nın, sinesine dek uzanan yılanlarla betimlendiği kasvetli bir goblen vardı." diyor. Dip notta ise bununla ilgili; Kleopatra'nın bir meyve sepetine konulmuş yılanın ısırığı sebebiyle öldüğü yolundaki efsaneye gönderme yapıldığı yazıyor. Bu da bana Kız Kulesi efsanesini hatırlattı. Tüm efsaneler birbirine mi benziyor? Doğaüstü olayları inceleyen Dr Hesselius'un dosyalarından biri olan bu hikayede olaylar, Avusturya’nın Güney Doğusunda küçük bir yerleşim Sytria’da geçiyor. Laura, yaşadıklarını anlatıyor, böylece dehşetli öyküyü ilk ağızdan dinlemiş oluyoruz. Schloss adlı kalelerinde Laura, babası, mürebbiyeleri ve birkaç
CarmillaSheridan Le Fanu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186,4bin okunma
Kusursuz Dikkat
Puan vermedi·243 syf.··
2025 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 20:19
Merhaba Dostlar Her dönem dikkatimizin dağılması oldukça olası ve olağan olsa da içinde bulunduğumuz dönem her yaşta insanın dikkatini dağıtacak öğe barındırıyor kendisinde. Dolayısı ile bizi dikkatimizden mahrum bırakan detayları nasıl etkisiz kılabiliriz sorusundan ziyade, zihnimde dikkatimizi dağıtan detaylara karşı nasıl bir davranış, tutum benimsemeliyiz gibi gibi sorular oluşuyordu. Böyle düşünceler ve bazı bulunmuş çözümler arasında dolanırken ve dikkatim ve belki de pek çoğumuzun dikkati hayaller diyarında başıboş gezinirken karşıma çıkan “ Kusursuz Dikkat” beni ismi ile büyüleyen bir kitap oldu. Kim sahip olmak istemez ki kusursuz bir dikkate. Sahip olduğunuz o kusursuz dikkat ile yapabileceklerinizi düşünün. Düşünceleriniz eyleme geçerken iki katı verim sahibi olacaksınız yaptığınız her işten. Kısa bir süre için dikkatimi odaklayamama sorunları yaşadım çokça. Bir sayfayı dönüp beş kere okuduğum ve yine bomboş başa döndüğüm anlar oldu. Çok şükür ki yaşadığım bu abartı durum rahatsızlığım yüzündendi ve çok şükür ki kısa sürede iyileşip toparlanabildim. Bu dönemde kitap okumadım ve spora ara verdim vs. vs. Ama korkunç bir dönemdi. Bir konuya adapte olamamak, zihnin gezinmesi vs. vs. Zorlayıcı ve çoğu zaman yapılan işten uzaklaştırıcı olur. -ki işe devam etseniz verim düşük olur- Düşünüyorum da bu durumda yoğun dikkat dağınıklığı problemi yaşayanlar için hayat hayli güç. Bu konuda yapılabilecek bir şeyler varsa denemeye değer. Çağımızın insanlarında daha sık görülüyor dikkat dağınıklığı çünkü uyaranlar fazla. Biz teknoloji çağının ortasına fırlatılıp atılmış savunmasız canlılarız. Ne var ki bilinçleniyoruz. Bir yerde dinlemiştim aklımda kaldığı kadarı ile aktarayım. Diyordu ki instagramı yapanlar ve geliştirenler -reklamların izlenmesi için çünkü bu alandan
Kusursuz DikkatChris Bailey · SaltOkur · 2020153 okunma