Dilin sınırlarını zorlayacak ölçüde uzun cümleler olumsuz bir his bıraktı bende. Bitmek bilmez cümlelerin babası Saramago'dur! Ve bu işin vakko'sudur! Ve bu sebeple aslında uzun cümlelerden mi rahatsız oldum yoksa kitaptaki soğuk ve karanlık atmosferden mi bilemedim. Ama şeyi anladım; nobel edebiyat ödüllü eserlerden ben anlamıyorum. Galiba edebiyatta kalite insanı değilim
Yeşaya GeldiLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 1989911 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2022 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2022 00:00
İngiltere kökenli aylık yeme-içme ve seyahat kültürü dergisi olan Food and Travel dergisi, dünyadan ve Türkiye'den alışılmadık ve seçkin tatilleri, farklı yemekleri, gurme yolculukları, otel ve restoran tavsiyelerini, yeme-içme ve seyahat dünyasına dair değişik önerileri, dünyanın önde gelen yemek ve seyahat yazarlarının kaleminden fotoğraflarla sunmayı kendisine amaç ediniyor. Derginin Aralık 2021 sayısındaki konular; Antre, Yemek, Gurme Seyahat, Seyahat, Arka Sayfa ve Tarif Defteri başlıkları altında sıralanıyor. ANTRE ANTRe Bratislava'ya bayılacaksınız. GEZİ HABERLERİ Entelektüel Hindistan; Mısırlar arasında; Türkiye müzeleri artıyor. HABER Göcek'te “dostluk” kazandı. YEMEK HABERLERİ Gastronometro'dan sürdürülebilirlik platformu; Çırağan Palace Shop'tan yeni yıl hediyelikleri; vakko L'Atelier'den ‘tatlı' hediyelikler; Mekân tasarımından yemeğin hazzına. MEKÂN Caddebostan'da bir Meksikalı; Alternatif kahvaltı adresi arayanlara; Beyoğlu'nda bir şef restoranı: Mabou; Kaburga severlere: Marinee Kaburga. YEMEK MEVSİMİNDE / GÜL SUYU Eski Avrupa kraliyet ailelerinden Arap Yarımadası'na pek çok tarif defterinin içine girmiş bu distile mutfak malzemesi hem soyluluğun bir simgesi, hem de girdiği tüm tatlıları bir üst boyuta taşımayı başarıyor. DÜNYA MUTFAĞI / GUCERAT'TAN SEVGİLERLE... Hem tatlı hem keskin aromaları, canlı renkleri ve her köşe başında karşınıza çıkan lezzetli yemekleriyle birlikte sadece sokaklarında dolanmanın bile tüm duyularınızı harekete geçirdiği Gucerat, farklı pişirme teknikleri arayanlar için adeta cennetten bir köşe. GURME SEYAHAT GELENEKLERİN HAFIZASI KONYA Eski medeniyetlerin mirasında, höyük ve yaylaların, antik kentlerin arasında uzanan Konya; Mevlana'yla bütünleşen hoşgörüsü, misafirperver insanı ve derin mutfak geleneğini hakkıyla yaşatan
Food and Travel / Aralık 2021Food and Travel Türkiye Dergisi · 20214 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·53 syf.··
2020 120. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2020 14:29
Bir örnek vermek istiyorum: Türkiye'nin en önemli sektörü tekstil diye bilindi senelerdir. Hala da Türkiye'de tekstil sektöründe yüzbinlerce vatandaş çalışmaktadır.Türkiye'de yüzlerce irili ufaklı yurt dışı perakende sektörüne fason çalışan atölye bulunmaktadır. Peki, bugün çok fazla kişinin alışveriş yaptığı bir alışveriş merkezine girdiğinizde, kaç tane hazır giyim üzerine Türk markası var? En fazla 10 tane, peki kadınlar İspanyol Zara'yı mı, Mango'yu mu, yoksa Türk Koton'u mu daha fazla tercih ediyorlar? (ki Koton,LC Wikiki,Mavi ve Vakko ile birlikte en başarılı Türk hazır giyim şirketidir). Bir de en ufak bir söylentide satışları düşen diğer Türk hazır giyimcilerini düşünün. Tabi diğer sektörlerde de fark yok, Amerikan Alo'su formülü aynı olmasına rağmen Türk Bingo'suna tercih ediliyor. Starbucks hergün binlerce kahve satıyor Türkiye'de. IKEA'da bulabileceğiniz bir ürünü bir Türk mobilya şirketi hala yapmıyor, yapamıyor. Bunlar gibi yüzlerce, binlerce örnek daha sayabilirim. Bütün bu başarısızlığın nedeninin, Türkiye'de Özal, Çiller, Demirel ve Ecevit desteğiyle kolay parayı devlet desteğiyle kazanmış Türk iş adamının, eğitimsizliği, ve özelikle strateji konusunda bir kelime bilgisinin olmamasıdır diye düşünüyorum. Peki, bu kitabın yukarıda bahsettiğim konularla ne alakası var? Bugün, uluslararası -kartel- şirketlerin, veya Amerika devletinin, yaptığı bütün pazarlama aktivitelerinin, yaptıkları bütün siyasetin, oynadıkları bütün oyunların, kökeni savaşmayı ve karşısındaki rakibi öldürmeyi (Türkiye'den bir örnek: 2001 krizi), bir yaşam felsefesi haline getirmeleridir. Bu kitap ise, her ne kadar Çinlilerin yaptıkları meydan ve kılıç savaşlarından öğrenimler olsa da, savaşma üzerine bir BAŞYAPITtır, ve Güç odaklı günümüz felsefesinin tam bir özetidir, çıkış
Savaş SanatıSun Tzu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202649,6bin okunma
Puan vermedi
CHPnin Altı Oku, İslama ve Müslümanların Kalbine Saplanmış Zehirli Bir Hançerdir. Amerikan Conilerine Pezevenklik Yapan Cumhuriyet Haçlı Partisi (CHP) CHP'nin Değişmez Genel Başkanı-Milli Şef İsmet İnönü ise; Missouri Zırhlısı'nın 1946 Nisan'ında yapmış olduğu ziyaret vesilesiyle, Amerikalı denizcilere hizmet ederek mutlu olmalarını sağlamıştır. Türkiye'deki bütün genelevler taranarak en güzel kadınlar İstanbul'daki genelevlere taşınmış, en seçkin doktorlar başkanlığında inceden inceye gözden geçirilmişlerdir. Bütün kadınlar temiz ve güzel elbiseleriyle konukları karşılayacaklar. Missouri Zırhlısı ABD'nin en büyük savaş gemisiydi. 270 metre boyundaydı. 1600 mürettebatı vardı. Pasifikte savaşmıştı. Japon İmparatorluğunun ABD'ye kayıtsız şartsız teslimiyet belgesi Missouri Zırhlısının güvertesinde yapılan törende imzalanmıştı. Türkiye'ye gelmesi ABD'nin "Siz hiç merak Etmeyin, biz sizi Ruslara karşı koruyoruz" mesajını vermek için gönderilmişti. Gemi, Dolmabahçe'ye yanaşacağı için Karaköy'den Beşiktaş'a kadar bütün evler aynı renge boyandı. Taksim alanında ampullerden kocaman bir Missouri maketi yapılmış. Tekel "Missouri" markası ile sigara üretti. PTT Missouri zırhlısının İstanbul ziyareti adına hatıra pulu bastırdı. Yahudi Vitali Hakko'nun sahibi olduğu Vakko giyim mağazası, "Hoş geldin Missouri" yazısı olan Eşarp üretti. Sadece Amerikalı gelenlere hizmet vermesi için "12 adet belediye otobüsü" tahsis edildi. Otobüsler ücretsizdi. Sinemalarda tiyatrolarda 80'er adet koltuk gelen Amerikalılara ayrıldı. Onlara bilet bedavaydı. Missouri mürettabatının hoşuna gitmesi için gece kulüpleri ve barların önüne "Welcome" ve "Burda ingilizce konuşulur" yazılı tabelalar konuldu. Missouri Zırhlısı gidene kadar Türk erkeklerinin içeriye alınmaması emri verilmiştir. Laik ve
1000Kitap
KuşatmaMustafa Güldağı · Lopus Yayınevi · 2017938 okunma
Puan vermedi·366 syf.··
Beğendi
·
2020 159. kitabı
*Sahafta başka bir kitap araRken tesadüfen görüp, aldığım Sİnan Akyüz'ün 'Aşk Başka Evde' adlı kitabını okudum. *"Metres yuva yıkan mıdır, yoksa yuvayı ayakta tutan mı?" sorusuna cevap arayan Sinan Akyüz, yine gerçek bir hikAyeden yola çıkarak bizi; aşkı, evliliği ve ilişkileri sorgulamaya çağırıyor. ( Tanıtım bülteninden) *Radyo programcısı, Aşk Profesörü lakaplı Kürşad yayın sırasında arayan bir dinleyicisine birkaç soru soruyor ve çok güzel bir örnekle durumu açıklıyor. Vakko, Beymen gibi mağazaların vitrinine bakıp bakmadığını ve içeri girip girmediğini soruyor. Dinleyici vitrinleri en ince detaya kadar incelemiş ama içeri girmemiş. Sıradan bir mağazanın vitrinine bakıp bakmadığını ve içeri girip girmediğini soruyor; cevap: İçeri girmiş. Kürşad'ın yorumu: Sıradan mağazada her şeyi karıştırdığı, bir yığın kıyafeti denediği ve hiç birini almadan çıktığı. Vakko ve Beymen'de içeri girilmez, kıyafet denenmez diye yazı mı var? Öyleyse sıradan mağazada neden öyle davranılıyor? Sıradan mağazada; içeri gir, beni kurcala diye bir yazı mı vardı? Böyle davranmanın sebebi ne? Bir insan sosyal alanını kendisi belirler. Eğer siz vitrininizi Vakko gibi belirlerseniz, erkekler ona göre davranır. Yok, şayet siz vitrininizi kurcalanabilir bir şeye benzetirseniz, o zaman herkes sizi kurcalar. Bu kesinlikle doğru tespite ilave edecek bir şey yok. Çizgimizi, duruşumuzu, vitrinimizi biz belirleriz, bilinçli veya bilinçsizce... Asla sıradan olmayın... *Asuman’ın Eylül ile görüşmesi ve "Kocamın peşini bırak" demesi bence yanlış. Eylül'ün gerçekten peşinde olması konusunu geçelim; Eylül gidince her şey düzelecek mi? Eylül gider başkası gelir. Çünkü eşlerin ilişkisi bitmiş ve bir arayış var, Saruhan;"Aslında o kadına değer verirken kendime değer veriyorum. Kendimi arıyorum." diyor. Kendini
Aşk Başka EvdeSinan Akyüz · Alfa Yayıncılık · 20201,320 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2020 157. kitabı
24 Şubat 1942. Adına "politika" denen insan icadı canavarın pençesinde can veren 781 kişi. Filistin'de yepyeni bir hayata başlamanın hayaliyle Nazi zulmünden kaçan bir gemi dolusu insan, tarihte eşi benzeri olmayan bir insanlık dramının zoraki kahramanı olursa… Ülkeler, politikaları, insanlık ve insana ait değerlerin çatıştığı bu kitabı okurken asıl olan insanlık mı yoksa ülkelerin çıkarı mı diye düşünmekten kendinizi alamayacaksınız. "Yazarlar, ortaya olayı güçlendiren ilk ağızdan kanıtlar koysalar da Soykırım'da yaşanan korkunç olayları anlatıp "diplomatik umursamazlık" hikayelerine çok fazla yer vererek kendilerini Struma'dan sıyırmaya çalışan devletler arasındaki müzakere trafiğini göstermeye fazla kaptırmışlardır. Yine de bu kitap; 2. Dünya Savaşı tarihine dair titiz, güvenilir bir kaynak olmaya devam etmektedir." -Publisher's Weekly- (Tanıtım Bülteninden) II. Carol, yozlaşma yüzünden el değiştirmiş olan bir ülkenin yozlaşmış bir insanıydı. Uzunca bir zaman Bükreş'in kafe ve salonlarında en çok gülünen anekdot, Kral I. Carol'un 1866 yılında tekrar tahta çıkmak istemesiyle ilgili olandı. Şerefine verilen bir ziyafette yeni kral cüzdanının kaybolduğunu fark eder. Eğlence durdurulur ve mumların üç dakikalığına söndürülmesi istenir. Bu süre içinde kayıp cüzdanın gümüş servis tabağının üstüne bırakılması beklenir. Mumlar tekrar yakılınca bir de bakarlar ki servis tabağı da yok. Bu anekdotun da Struma ile ilgisi yok ama kitap da Romanya tarihi anlatılırken paylaşılmış ve benim hoşuma gitti, ben de sizinle paylaşmak istedim. Bir bölümde: "Bilet bulanlar şanslıydı. Ancak daha sonra aslında bilet bulamayanların şanslı olduğu anlaşılacaktı." diyor. Bu cümle akla birçok şey getiriyor. Kaderi zorlamak doğru mu? Bazen olayları akışına bırakmak, beklemek, sabretmek daha iyi
İstanbul'da ÖlümDouglas Frantz · Mitra Yayınları · 201624 okunma