Aşk Başka Evde

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.573
Gösterim
Adı:
Aşk Başka Evde
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
366
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051710099
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Aşk ecel gibidir, geldi mi kaçamazsın…

"… Herkes annesinin, babasının biricik kızıdır. Hiç kimse bir gün metres olabileceğini aklına dahi getirmez. Kader mi bu hale getirir, aptallık mı, yoksa aşk mı bilinmez ama metres olmak büyük bir yüktür, taşınması güç bir etikettir. Mutluluktan çok acıdır. Bir kadın bunu ancak metres olduğunda anlar…"

Genç ve güzel Eylül bir gün aşkı bulduğunda bunun hayatının en büyük sınavı olacağını hiç düşünmemişti. Saruhan, aşkın peşinden giderken yeniden hayallerini bulduğunu ve yeniden kendi olduğunu fark ettiğinde bir seçim yapmak zorunda olacağını hiç tahmin edememişti. Bir fotoğrafla tüm mutluluğu elinden alınan Asuman ise aşkı nerede bıraktığını hiç bilememişti: "Herkesin başına gelebileceğini ama benim başıma böyle bir şeyin gelmeyeceğini düşünmüştüm. Meğerse ne kadar aptal bir düşünceymiş bu."

"Metres yuva yıkan mıdır, yoksa yuvayı ayakta tutan mı?" sorusuna cevap arayan Sinan Akyüz, yine gerçek bir hikâyeden yola çıkarak bizi; aşkı, evliliği ve ilişkileri sorgulamaya çağırıyor. İncir Kuşları, Piruze-Şam'da Bir Türk Gelin gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz'ün kaleminden aşk ve aşkı arayanlar üzerine sarsıcı bir roman: Aşk Başka Evde.
(Tanıtım Bülteninden)
“Metres yuva yıkan mıdır, yoksa yuvayı ayakta tutan mı?” sorusuna cevap arayan Sinan Akyüz, yine gerçek bir hikâyeden yola çıkarak bizi; aşkı, evliliği ve ilişkileri sorgulamaya çağırıyor.
Kitap hakkında cumlelerın basit olduğuna dair çok sayıda yorumlar olması benı kıtabı okumaktan vazgeçiremedi. Kitabın 'basit' denilenecek bi yönü varsa bu, Eylül ve Saruhan'ın bi çırpıda aniden başlayan ilişkidir. Birini elde etmek bu kadar kolay olmamalı dıye düşünüyorm. Yazar, kıtabımızın kahramanları arasındaki elektriklenmeyi hızlı çekimde almış gibi. Eylul'un evet demesı veya Saruhan'ın 'sevgılım olur musun' teklifi bu kadar sade ve ani olmamalıydı. Onun dışında duygular ve yaşananlar akıcı bı şekılde ifade edilmiş.
Eylul'un Saruhan'ın evlı olduğu gerçeğini kolayca sindirmesi ve bı ayrılık kararı almamış olması,sevdiği adamı başkasıyla paylaşmaya boyun eğmesi beni şaşırttı. Maalesef günümüzde de yaşanan yasak bi ilişki bu. Bence Eylül, Saruhan'a göre sürdürdüğü evliliği monotonlaştığı için sadece sığındığı bi liman... Eylül'ü değil eşini sevdiğini düşünüyorm. Saruhanın eşi ,kocasının başka biriyle ilişkisi olduğunu öğrendığınde yüzleşiyorlar ve Saruhan neden başka bi kadına gittiğini eşine ağlayarak anlatıyor. Eşinin eskisi gibi sadece bi anne değil de 'kadın'lığını unutmadığı biri olduğu günlere geri dönmek istercesine..
Acı olan bşey varsa bu; Eylül'ün evli bi adamla birlikte olduğunu öğrenen Eylül'un en yakın arkadaşı onu vazgeçirmek için uğraşsa da bi nebze de olsa arkadaşına sırt çevirmesidir. Dost dediğin böyle olmamalı. Onu hatalarıyla kabul etmemeli evet ama arkasını da dönup gitmemeli.
Kitabın sonunda Saruhan'ın bu 2 kadın arasında bi tercıh yapmaması ve ikisiyle de devam etmesi diğer okurlara olduğu gibi bana da bu kıtabın devamının geleceğini düşündürdü. Sonu nereye bağlanacak merak ediyorum. Ve Eylul'un böyle yanlış bi adamı seçerek farkında olmadan hayatını mahvettiğini düşünüyorum.
Sinan Akyüz 'ün kitaplarını da elime aldığımda mutlaka iki saatte bitirmişimdir. Konu bizlere hiç yabancı değil ,anlatım sade ,verilen mesajlar etkileyici geldi bana. Şunu bir kez daha öğrendim ki insanlar kağıt üzerindeki evliliklere çok da sadık kalamıyorlar .Erkek için demiyorum kadının yüreği boşsa sevgiye açsa zincire de vursan aşkını yaşamaktan çekinmiyor ve de arkasında duruyor .Bir ilişki bitmişse bitmiştir ne yaparsan yap kendini kandırırsın. Doğru olan, sudan bahanelerle evlilikte saygı ve sevgiyi bitirmemek, evlendim her şey bitti diye de evliliği boşlamamak .Gönül kırılmayı versin bir daha düzelmiyor Birde şunu anlamıyorum , ikinci kadın kocamı yoldan çıkaran kadın bu söylemlerle ve bu fiiliyatla kendi cinslerine zarar veriyorlar .Tercih edilen ve değer verilen kadın veya erkek her zaman sevilmiştir gönülde bir yere konulmuştur .Hayatında biri varken yüreğin boş dahi olsa başkasına gitmeyeceksin, geride kalanın canını çok acıtırsın Bir gün incindiğin yerden sende incinirsin. .Bir sevgi yürekte bitmişse kendini de hayatındaki insanı da kandırmadan ilişkiye son vereceksin .Çünkü sen her zaman aldatmaya adaysın , sevgisiz yürek ilgi karşısında dayanamaz Hayatta korkarak yaşamaktansa cesurca sevgini yaşamak seni daha onurlu kılar..
Sinan Akyüz gerçekten yazar ve gerçekten yazarlığın hakkını veren bir profesyonel. Bir çırpıda bitti. Ama bu kitaba ikinci bir seri gelmeli diye düşünüyorum. Dili çok yalın olduğundan dolayı kısa sürede bitirdiğim romanlar arasındadır. Kadın ve erkek arasındaki ilişkileri yazar büyük araştırmalar sonucu kaleme almış. Bu romanı okurken yazılanlara şaşırıp küçük dilinizi yutacaksınız. Aldatılan bir kadın, metres hayatı yaşayan bir kadın ve aldatan bir erkek bütün çarpıcılığı ile okurların gözleri önüne seriliyor. Sinan Akyüz'e ve Alfa Yayınına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Günümüz insanının yaşadığı duygusal çalkantıları , duygusal açlığımızla toplum değerleri arasındaki sıkışmışlığımızı yansıtıyor.Son sayfada bu hikayenin devamı gelebilir diye düşündüm.
Hayatımda okuduğum en sıradan romanlardan biri. Çok kötü bir anlatım, çok kötü betimlemeler, bağlaç olan ki'leri bile ayıramamalar ve sonu gelmeyen benzetmeler. Aşk böceğe benzer, aşk çiçeüe benzer gibi benzetmeler insanı intihara sürükleyecek cinsten. İkinci kadına acımamız mı gerekiyor onu anlamadım ama ben kendisinden sadece nefret ettim. Karakter anlatımları o kadar kötü ki, hiçbirine kendinizi yakın hissetmeniz mümkün değil. Çünkü hiçbirini tanımadan roman bitiyor. Hiçbir karakter anlatılmıyor, hep üstünkörü geçiliyor. Bir tek baş karakter Eylül'ün çok sulugöz olduğunu anladık çünkü her 2 sayfada bir ağlıyor. İkinci kadın tabii ki aülayacak diyeceksiniz ama 2 günlük tanıdığı adam ona ilanı aşk yaptığında ağlıyor, ilk kez yattıklarında ağlıyor, adam ne dese gözleri doluyor. Yok, baya kötüydü...
Hayatımda okudugum en basit en siradan kitapti anlatimi ilkokulu gec Anaokulu seviyesi bile degildi bu kadar basit cümleler basit bi hikaye okurken resmen cildiriyorum sanirim yarim bırakacağım buyuk hayal kırıklığı oldu zaman kaybından başka bişe degil
Yazım dili basit olduğu için 1 günde okunup bitirilebilir bir roman.3 kişilik iliskilere farklı açılardan bakıp evlilik ve aşk kavramlarını sorgulamanizi sağlamakla beraber belki de yazardan beklenti yüksek olduğu için roman çok yüzeysel ve basit kalmış. 2.serisi çıkabilir gibi ucu açık bir son...
Sinan Akyüz' ün incir kuşları ve Piruze kitaplarından sonra basit geldiğini söylemeden geçemeyeceğim. Beklentimi karşılamadı, başkasının kaleminden çıksa belki de beğenirdim. Hızla okuyup bitirilebilecek bir kitap ve keşke Kürşat' ın değil de Eylül'ün hikayesi neticelendirilseydi.
Bir gariplik var bende ,Ya çağin insanı değilim ,Ya da cinsiyetimin , Ama ille de ikisinden biriyim .. Yine sinan akyuz klasiği pişman olmazsınız
Eylül ‘ün kalbi aşkı bulmuştu fakat bilmediği bir gerçek vardı ve bu gerçeği çok sevdiği arkadaşının cenaze töreninde öğrenecekti. Günlerce ağlayıp sızlaması onu kalbindeki aşktan vazgeçirmeye yetecek miydi? Gerçekler ile yüzleşip acılara göğüs gerebilecek miydi? Böyle bir durum ile karşı karşıya gelmeyi kendi seçmemişti. O sadece kalbine söz geçiremiyordu. Çevresindeki herkes bu ilişkinin yanlış olduğunu söylese de Eylül sonuna kadar gidecek miydi? Aşkın büyüsü onu nasıl bir yola sürükleyecekti. Soluksuz okuyacağınız bir eser, ara ara serpiştirilen şiirler kitaba ayrı bir renk katmış. Sinan Akyüz’ün kaleminden aşkın yanlışta olsa engel tanımadığına şahit olacaksınız.
Kitap eleştirenlere karşı olan ve eleştirmekten uzak olan bir insan olsamda, belki de Sinan Akyüz den beklentilerim oldukça fazla olması sebebi ile başlayıp çeyreğini okuyup ve daha sonra bir daha hiç bakmayacağım bir yere kaldırdığım bir kitap oldu. Anlatımı bir ilkokul seviyesi hele ki o yaşanan adı aşk denilen şeyin bu kadar ucuz anlatılması büyük hayal kırıklığı..
Kadınların birçoğu erkeklerin kusurlarını ve eksikliklerini bilmelerine rağmen onları yine de sevebiliyorlar.
Sinan Akyüz
Sayfa 78 - undefined
Bir gariplik var bende
Ya çağımın insanı değilim
Ya da cinsiyetimin
Ama ille de ikisinden biriyim...
"Hayat bazen ne acı, değil mi? İnsan hayatını seçemiyor. Hayat insanı seçiyor. Hayatta payına mutlulukların mı, mutsuzlukların mı düşeceğini bilmek mümkün değil. Kabul edip yola devam ediyorsun, ama bu sefer de yol taşlı... Ya ayağına batıyor ya da yüreğine..."
... Aşkın anlamına gelince, bence geçici bir sarhoşluk halidir. Bir süre sonra ayılıp kendine geldiğinde yüreğin kanıyor, acıdan için ağrıyor.
Hayat bazen ne acı, değil mi ? İnsan hayatını seçemiyor. Hayat insanı seçiyor.
Aşk ecel gibidir, geldi mi kaçamazsın…

“… Herkes annesinin, babasının biricik kızıdır. Hiç kimse bir gün metres olabileceğini aklına dahi getirmez. Kader mi bu hale getirir, aptallık mı, yoksa aşk mı bilinmez ama metres olmak büyük bir yüktür, taşınması güç bir etikettir. Mutluluktan çok acıdır. Bir kadın bunu ancak metres olduğunda anlar
Yeni nesil gençlik, bayramlığını her gün yaşadığından, bayramlık günlerine hiçbir şey bırakmadılar. Bence artık bu yüzden mutsuzlar, yalnızlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşk Başka Evde
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
366
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051710099
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Aşk ecel gibidir, geldi mi kaçamazsın…

"… Herkes annesinin, babasının biricik kızıdır. Hiç kimse bir gün metres olabileceğini aklına dahi getirmez. Kader mi bu hale getirir, aptallık mı, yoksa aşk mı bilinmez ama metres olmak büyük bir yüktür, taşınması güç bir etikettir. Mutluluktan çok acıdır. Bir kadın bunu ancak metres olduğunda anlar…"

Genç ve güzel Eylül bir gün aşkı bulduğunda bunun hayatının en büyük sınavı olacağını hiç düşünmemişti. Saruhan, aşkın peşinden giderken yeniden hayallerini bulduğunu ve yeniden kendi olduğunu fark ettiğinde bir seçim yapmak zorunda olacağını hiç tahmin edememişti. Bir fotoğrafla tüm mutluluğu elinden alınan Asuman ise aşkı nerede bıraktığını hiç bilememişti: "Herkesin başına gelebileceğini ama benim başıma böyle bir şeyin gelmeyeceğini düşünmüştüm. Meğerse ne kadar aptal bir düşünceymiş bu."

"Metres yuva yıkan mıdır, yoksa yuvayı ayakta tutan mı?" sorusuna cevap arayan Sinan Akyüz, yine gerçek bir hikâyeden yola çıkarak bizi; aşkı, evliliği ve ilişkileri sorgulamaya çağırıyor. İncir Kuşları, Piruze-Şam'da Bir Türk Gelin gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz'ün kaleminden aşk ve aşkı arayanlar üzerine sarsıcı bir roman: Aşk Başka Evde.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 199 okur

  • Murat Gürgen
  • Esra Özbek
  • Özlem
  • Skrn
  • Daisy@
  • İrem Kaya
  • Banu
  • Eclipse
  • zehra ceylan
  • Sanem Fergan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%4.1
18-24 Yaş
%8.1
25-34 Yaş
%27
35-44 Yaş
%39.2
45-54 Yaş
%18.9
55-64 Yaş
%2.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%93.1
Erkek
%6.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.7 (13)
9
%11.7 (7)
8
%16.7 (10)
7
%15 (9)
6
%11.7 (7)
5
%5 (3)
4
%1.7 (1)
3
%3.3 (2)
2
%5 (3)
1
%8.3 (5)