Aşk Başka Evde

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.736
Gösterim
Adı:
Aşk Başka Evde
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
366
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051710099
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Aşk ecel gibidir, geldi mi kaçamazsın…

"… Herkes annesinin, babasının biricik kızıdır. Hiç kimse bir gün metres olabileceğini aklına dahi getirmez. Kader mi bu hale getirir, aptallık mı, yoksa aşk mı bilinmez ama metres olmak büyük bir yüktür, taşınması güç bir etikettir. Mutluluktan çok acıdır. Bir kadın bunu ancak metres olduğunda anlar…"

Genç ve güzel Eylül bir gün aşkı bulduğunda bunun hayatının en büyük sınavı olacağını hiç düşünmemişti. Saruhan, aşkın peşinden giderken yeniden hayallerini bulduğunu ve yeniden kendi olduğunu fark ettiğinde bir seçim yapmak zorunda olacağını hiç tahmin edememişti. Bir fotoğrafla tüm mutluluğu elinden alınan Asuman ise aşkı nerede bıraktığını hiç bilememişti: "Herkesin başına gelebileceğini ama benim başıma böyle bir şeyin gelmeyeceğini düşünmüştüm. Meğerse ne kadar aptal bir düşünceymiş bu."

"Metres yuva yıkan mıdır, yoksa yuvayı ayakta tutan mı?" sorusuna cevap arayan Sinan Akyüz, yine gerçek bir hikâyeden yola çıkarak bizi; aşkı, evliliği ve ilişkileri sorgulamaya çağırıyor. İncir Kuşları, Piruze-Şam'da Bir Türk Gelin gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz'ün kaleminden aşk ve aşkı arayanlar üzerine sarsıcı bir roman: Aşk Başka Evde.
(Tanıtım Bülteninden)
366 syf.
·Beğendi·10/10
“Metres yuva yıkan mıdır, yoksa yuvayı ayakta tutan mı?” sorusuna cevap arayan Sinan Akyüz, yine gerçek bir hikâyeden yola çıkarak bizi; aşkı, evliliği ve ilişkileri sorgulamaya çağırıyor.
366 syf.
·7/10
Kitap hakkında cumlelerın basit olduğuna dair çok sayıda yorumlar olması benı kıtabı okumaktan vazgeçiremedi. Kitabın 'basit' denilenecek bi yönü varsa bu, Eylül ve Saruhan'ın bi çırpıda aniden başlayan ilişkidir. Birini elde etmek bu kadar kolay olmamalı dıye düşünüyorm. Yazar, kıtabımızın kahramanları arasındaki elektriklenmeyi hızlı çekimde almış gibi. Eylul'un evet demesı veya Saruhan'ın 'sevgılım olur musun' teklifi bu kadar sade ve ani olmamalıydı. Onun dışında duygular ve yaşananlar akıcı bı şekılde ifade edilmiş.
Eylul'un Saruhan'ın evlı olduğu gerçeğini kolayca sindirmesi ve bı ayrılık kararı almamış olması,sevdiği adamı başkasıyla paylaşmaya boyun eğmesi beni şaşırttı. Maalesef günümüzde de yaşanan yasak bi ilişki bu. Bence Eylül, Saruhan'a göre sürdürdüğü evliliği monotonlaştığı için sadece sığındığı bi liman... Eylül'ü değil eşini sevdiğini düşünüyorm. Saruhanın eşi ,kocasının başka biriyle ilişkisi olduğunu öğrendığınde yüzleşiyorlar ve Saruhan neden başka bi kadına gittiğini eşine ağlayarak anlatıyor. Eşinin eskisi gibi sadece bi anne değil de 'kadın'lığını unutmadığı biri olduğu günlere geri dönmek istercesine..
Acı olan bşey varsa bu; Eylül'ün evli bi adamla birlikte olduğunu öğrenen Eylül'un en yakın arkadaşı onu vazgeçirmek için uğraşsa da bi nebze de olsa arkadaşına sırt çevirmesidir. Dost dediğin böyle olmamalı. Onu hatalarıyla kabul etmemeli evet ama arkasını da dönup gitmemeli.
Kitabın sonunda Saruhan'ın bu 2 kadın arasında bi tercıh yapmaması ve ikisiyle de devam etmesi diğer okurlara olduğu gibi bana da bu kıtabın devamının geleceğini düşündürdü. Sonu nereye bağlanacak merak ediyorum. Ve Eylul'un böyle yanlış bi adamı seçerek farkında olmadan hayatını mahvettiğini düşünüyorum.
366 syf.
·10/10
Sinan Akyüz 'ün kitaplarını da elime aldığımda mutlaka iki saatte bitirmişimdir. Konu bizlere hiç yabancı değil ,anlatım sade ,verilen mesajlar etkileyici geldi bana. Şunu bir kez daha öğrendim ki insanlar kağıt üzerindeki evliliklere çok da sadık kalamıyorlar .Erkek için demiyorum kadının yüreği boşsa sevgiye açsa zincire de vursan aşkını yaşamaktan çekinmiyor ve de arkasında duruyor .Bir ilişki bitmişse bitmiştir ne yaparsan yap kendini kandırırsın. Doğru olan, sudan bahanelerle evlilikte saygı ve sevgiyi bitirmemek, evlendim her şey bitti diye de evliliği boşlamamak .Gönül kırılmayı versin bir daha düzelmiyor Birde şunu anlamıyorum , ikinci kadın kocamı yoldan çıkaran kadın bu söylemlerle ve bu fiiliyatla kendi cinslerine zarar veriyorlar .Tercih edilen ve değer verilen kadın veya erkek her zaman sevilmiştir gönülde bir yere konulmuştur .Hayatında biri varken yüreğin boş dahi olsa başkasına gitmeyeceksin, geride kalanın canını çok acıtırsın Bir gün incindiğin yerden sende incinirsin. .Bir sevgi yürekte bitmişse kendini de hayatındaki insanı da kandırmadan ilişkiye son vereceksin .Çünkü sen her zaman aldatmaya adaysın , sevgisiz yürek ilgi karşısında dayanamaz Hayatta korkarak yaşamaktansa cesurca sevgini yaşamak seni daha onurlu kılar..
366 syf.
·Beğendi·10/10
Sinan Akyüz gerçekten yazar ve gerçekten yazarlığın hakkını veren bir profesyonel. Bir çırpıda bitti. Ama bu kitaba ikinci bir seri gelmeli diye düşünüyorum. Dili çok yalın olduğundan dolayı kısa sürede bitirdiğim romanlar arasındadır. Kadın ve erkek arasındaki ilişkileri yazar büyük araştırmalar sonucu kaleme almış. Bu romanı okurken yazılanlara şaşırıp küçük dilinizi yutacaksınız. Aldatılan bir kadın, metres hayatı yaşayan bir kadın ve aldatan bir erkek bütün çarpıcılığı ile okurların gözleri önüne seriliyor. Sinan Akyüz'e ve Alfa Yayınına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
366 syf.
·Beğendi·8/10
Günümüz insanının yaşadığı duygusal çalkantıları , duygusal açlığımızla toplum değerleri arasındaki sıkışmışlığımızı yansıtıyor.Son sayfada bu hikayenin devamı gelebilir diye düşündüm.
366 syf.
·1/10
Hayatımda okuduğum en sıradan romanlardan biri. Çok kötü bir anlatım, çok kötü betimlemeler, bağlaç olan ki'leri bile ayıramamalar ve sonu gelmeyen benzetmeler. Aşk böceğe benzer, aşk çiçeüe benzer gibi benzetmeler insanı intihara sürükleyecek cinsten. İkinci kadına acımamız mı gerekiyor onu anlamadım ama ben kendisinden sadece nefret ettim. Karakter anlatımları o kadar kötü ki, hiçbirine kendinizi yakın hissetmeniz mümkün değil. Çünkü hiçbirini tanımadan roman bitiyor. Hiçbir karakter anlatılmıyor, hep üstünkörü geçiliyor. Bir tek baş karakter Eylül'ün çok sulugöz olduğunu anladık çünkü her 2 sayfada bir ağlıyor. İkinci kadın tabii ki aülayacak diyeceksiniz ama 2 günlük tanıdığı adam ona ilanı aşk yaptığında ağlıyor, ilk kez yattıklarında ağlıyor, adam ne dese gözleri doluyor. Yok, baya kötüydü...
366 syf.
·3 günde·1/10
Tek kelimeyle vasat bir kitap. Bir kaç akademik kitap okuduktan sonra okuması basit bir kitap araya alıyorum genellikle . Bu kitabı da o amaçla almıştım. Yorumlardan basit olduğunu biliyordum ama bu kadar olabileceğini düşünmemiştim.Bir kadının bu kadar aşağılandığı,bu kadar basitleştirildiği,''ezik''göründüğü,erkek bağımlısı olarak anlatılan bir kitap görmedim. Aldatan birinin durumunun toplumsal rollerle normalmiş gibi göstermesiyse cabası.
Ya sonu... Sonunda sonuç ne diye sorduğunuzda bulacağınız hiçbir cevap yok.Adam yine aldatan,eşi yine aldatılan,başrolse yine metres olarak devam ediyor hayatına. Evliliği bu kadar kötü gösteren,yeni çiftin evini hapismişçesine betimleyen , çiftin çocuklarını hapis muhafızı gibi anlatan berbat bir kurguydu. Boşuna zaman kaybı. Okudukça sinir kat sayısı artıyor insanın. Rezalet.
Üstüne üstlük bu yorumu yapan yazar evli.
366 syf.
·1284 günde·1/10
Hayatımda okudugum en basit en siradan kitapti anlatimi ilkokulu gec Anaokulu seviyesi bile degildi bu kadar basit cümleler basit bi hikaye okurken resmen cildiriyorum sanirim yarim bırakacağım buyuk hayal kırıklığı oldu zaman kaybından başka bişe degil
366 syf.
·6/10
Yazım dili basit olduğu için 1 günde okunup bitirilebilir bir roman.3 kişilik iliskilere farklı açılardan bakıp evlilik ve aşk kavramlarını sorgulamanizi sağlamakla beraber belki de yazardan beklenti yüksek olduğu için roman çok yüzeysel ve basit kalmış. 2.serisi çıkabilir gibi ucu açık bir son...
366 syf.
·14 günde·Puan vermedi
Sinan Akyüz' ün incir kuşları ve Piruze kitaplarından sonra basit geldiğini söylemeden geçemeyeceğim. Beklentimi karşılamadı, başkasının kaleminden çıksa belki de beğenirdim. Hızla okuyup bitirilebilecek bir kitap ve keşke Kürşat' ın değil de Eylül'ün hikayesi neticelendirilseydi.
366 syf.
·11 günde·Beğendi
Kitap da alınan konu gerçekten çok güzel açıklanmış. Yazarın okuduğum diğer kitapları gibi bu da çok akıcıydı ve kendinizi ister istemez olayların içinde buluyorsunuz. Okunması gereken bir kitap.
Bir gariplik var bende ,Ya çağin insanı değilim ,Ya da cinsiyetimin , Ama ille de ikisinden biriyim .. Yine sinan akyuz klasiği pişman olmazsınız
Kadınların birçoğu erkeklerin kusurlarını ve eksikliklerini bilmelerine rağmen onları yine de sevebiliyorlar.
Sinan Akyüz
Sayfa 78 - undefined
Bir gariplik var bende
Ya çağımın insanı değilim
Ya da cinsiyetimin
Ama ille de ikisinden biriyim...
"Hayat bazen ne acı, değil mi? İnsan hayatını seçemiyor. Hayat insanı seçiyor. Hayatta payına mutlulukların mı, mutsuzlukların mı düşeceğini bilmek mümkün değil. Kabul edip yola devam ediyorsun, ama bu sefer de yol taşlı... Ya ayağına batıyor ya da yüreğine..."
Hayat bazen ne acı, değil mi ? İnsan hayatını seçemiyor. Hayat insanı seçiyor.
... Aşkın anlamına gelince, bence geçici bir sarhoşluk halidir. Bir süre sonra ayılıp kendine geldiğinde yüreğin kanıyor, acıdan için ağrıyor.
Aşk ecel gibidir, geldi mi kaçamazsın…

“… Herkes annesinin, babasının biricik kızıdır. Hiç kimse bir gün metres olabileceğini aklına dahi getirmez. Kader mi bu hale getirir, aptallık mı, yoksa aşk mı bilinmez ama metres olmak büyük bir yüktür, taşınması güç bir etikettir. Mutluluktan çok acıdır. Bir kadın bunu ancak metres olduğunda anlar
Yeni nesil gençlik, bayramlığını her gün yaşadığından, bayramlık günlerine hiçbir şey bırakmadılar. Bence artık bu yüzden mutsuzlar, yalnızlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşk Başka Evde
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
366
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051710099
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Aşk ecel gibidir, geldi mi kaçamazsın…

"… Herkes annesinin, babasının biricik kızıdır. Hiç kimse bir gün metres olabileceğini aklına dahi getirmez. Kader mi bu hale getirir, aptallık mı, yoksa aşk mı bilinmez ama metres olmak büyük bir yüktür, taşınması güç bir etikettir. Mutluluktan çok acıdır. Bir kadın bunu ancak metres olduğunda anlar…"

Genç ve güzel Eylül bir gün aşkı bulduğunda bunun hayatının en büyük sınavı olacağını hiç düşünmemişti. Saruhan, aşkın peşinden giderken yeniden hayallerini bulduğunu ve yeniden kendi olduğunu fark ettiğinde bir seçim yapmak zorunda olacağını hiç tahmin edememişti. Bir fotoğrafla tüm mutluluğu elinden alınan Asuman ise aşkı nerede bıraktığını hiç bilememişti: "Herkesin başına gelebileceğini ama benim başıma böyle bir şeyin gelmeyeceğini düşünmüştüm. Meğerse ne kadar aptal bir düşünceymiş bu."

"Metres yuva yıkan mıdır, yoksa yuvayı ayakta tutan mı?" sorusuna cevap arayan Sinan Akyüz, yine gerçek bir hikâyeden yola çıkarak bizi; aşkı, evliliği ve ilişkileri sorgulamaya çağırıyor. İncir Kuşları, Piruze-Şam'da Bir Türk Gelin gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz'ün kaleminden aşk ve aşkı arayanlar üzerine sarsıcı bir roman: Aşk Başka Evde.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 226 okur

  • Pembe
  • Murat Yorulmaz
  • Zerrin canbolat
  • SelinS
  • Esra S.
  • Ayşe gümüş
  • İlknur Özyağcı
  • Ayşe
  • Melda Öztürk
  • Nihal Birinci

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%4.1
18-24 Yaş
%8.1
25-34 Yaş
%27
35-44 Yaş
%39.2
45-54 Yaş
%18.9
55-64 Yaş
%2.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%93.1
Erkek
%6.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.4 (13)
9
%10.4 (7)
8
%16.4 (11)
7
%13.4 (9)
6
%11.9 (8)
5
%4.5 (3)
4
%4.5 (3)
3
%3 (2)
2
%6 (4)
1
%10.4 (7)