"...hayatımın yası,
solan mevsimim,
içimdeki mıh,
kalbimdeki har,
adam'dır kırılan boynum;
senindir, al.
bu bendeki kağıt kesiği,
bu bendeki gün batımı,
açamayan çiçek,
küskün çocuklar,
ve göğün bütün yağmurları;
hatırandır, al.
şimdi yetim bir dünyadır,
denizini özleyen martılar.
kök saldım yokluğuna,
beni ancak bi' ağaç anlar...
hasretle nasıl başa çıkar ağaçlar?
ya denizler, nasıl ağlar?
ah bu bendeki sonbahar,
bu bendeki kırık dal,
kanımda solan kırmızı,
kirpiklerimde kar,
hasretindir yar!
hiç olmazsa rüyalarda sar..."
"Vahşi bir entelektüel kadar boktan bir şey yoktur! Hele hele felsefesini Nietzsche'den, Schopenhauer'den ya da adını bilmediğim, toplumdışılığı zekâ pırıltısı sanan herhangi bir salaktan alan düşünce adamı ise gerçek bir skandaldır!"