Jirem Derin

Jirem Derin
@vaktiyle
Kestirme düşünceler kalfası
Sosyoloji
İzmir - Mardin
16 Şubat 1997
123 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Zamandan korktuğumuzun en bariz kanıtı yaşlanma korkusudur. Bu korkunun su yüzüne çıkardığı soru zaman bilinciyle yakından ilgilidir: Büyüdüğümüz, yaşadığımız için mi yaşlanıyoruz yoksa, çürümeye ve yok olmaya yüz tuttuğumuz için mi? Bence C.G. Jung bireyin hayatını yaşayamadığı oranda ölümden korktuğunu söylerken çok haklıydı. Yaşlanma korkusunu yenmenin en garantili yolu yaşanılan anın maksimum düzeyde tadını çıkarmaktır.
Sayfa 240·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Herkesin kendine göre sorunları var ama hepimiz saatin tik-taklarından endişeliyiz. Çağımızın ayrılmaz parçası olan belirsizliği her tür nevroz için bahane olarak göstermek alışkanlık oldu. "Her şey' çığırından çıktı." deyip duruyoruz ama kendi ruhumuzun da bu arada çığırından çıkmış olabileceği aklımıza gelmiyor.
Biz, başkalarından olduğu kadar çocuklarımızdan da, taleplerimizle, fedakarlıklarımızla ya da ihtiyaçlarımızla değil, daha çok sevme kapasitemizle orantılı olarak sevgi alırız. Ve buna karşılık bizim sevme kapasitemiz de öncelikle kendi başımıza bir insan olmamıza bağlıdır. Gerçekte sevmek, vermek demektir; verebilmek de öz-duygumuzun olgunluğuna bağlıdır. Bu aynı zamanda sanatçı Joseph Binder tarafından anlatılan tavrın ta kendisidir: "Sanat yaratmak için sanatçının sevebilmesi gerekir- yani bir ödül kazanma kaygısı olmadan vermesi"
Sevgi yalnızlığı alt etme amacıyla kullanıldığı zaman da bu amacı sadece, her iki insanın da boşluğunu artırma pahasına yerine getirir. Dediğimiz gibi sevgi genellikle bağımlılıkla karıştırılır, ama asıl olan ne kadar bağımsız olabilirseniz o kadar çok sevebileceğinizde.
Toplumumuzda, içinde birçok endişeli, yalnız ve boş insan barındırdığı için, sevgi maskesi altında gizlenen birçok bağımlılık türü vardır. Bunlar karşılıklı yardımlaşma veya arzuların karşılıklı tatmin edilmesinden (ki bunlar da doğru isimlendirilseler oldukça sağlam olabilirler) bireysel ilişkilerin çeşitli "iş ortaklığı" şekillerinden tutun da açıkça görülebilen parazit mazoşizme kadar uzanır. İçlerinde yalnızlık ve boşluk hisseden iki insanın, sözcüklere dökülmeyen bir anlaşmayla yakınlaşıp birbirlerinin yalnızlık çekmesini önlemeye çalışmaları az rastlanan bir olay değildir.
Sayfa 223·Kitabı okudu