Jirem Derin

Jirem Derin
@vaktiyle
Kestirme düşünceler kalfası
Sosyoloji
İzmir - Mardin
16 Şubat 1997
123 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Kibir ve kendini beğenmişlik (sürekli bir övülme ve takdir edilme tutkusu) bir insanın cesaretini aşağılar, çünkü o zaman insan kendisinin değil bir başkasının fikir ve inancıyla savaşmaktadır.
Sayfa 217·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sorgusuz bir itaat bireyin ahlaki bilincinin gelişmesini kösteklemekle kalmayıp içindeki gücü de azaltıyor. Dış kaynaklı söylemlere itaatte kusur etmeyenler uzun vadede sorumluluk gerektiren kararlardan kaçınmaya, vicdani duyarlılıklarını yitirmeye başlıyorlar. Kulağa garip gelebilir fakat en sonunda bu bireylerin iyiliğe ulaşma ve bunun getireceği sevinci yaşama istekleri yok oluyor.
İnsan bilinçli bir biçimde yaşamayı seçerse, iki şeyin daha olması olasıdır. Birincisi, kendisi için duyduğu sorumluluk farklı bir anlam kazanır. Hayatı omuzlarına vurulmuş bir yük olmaktan çıkar, tek başına verdiği bir karara dönüşür. Bu şahıs için bundan sonra sadece kendi kurduğu bir düzen vardır. Özgürlük ve sorumluluğun bir bütünün iki yarısı olduğunu algılamak zor olmaz: eğer özgürlük yoksa birey kendi kendini idare edemez dolayısıyla sorumluluk diye bir şey söz konusu olamaz; aynı şekilde birey sorumluluk üstlenemiyorsa onun özgürlüğüne güvenilmez. Ama birey "kendini seçince", özgürlük ve sorumluluğun kurduğu ortaklık güzel bir fikir olmaktan öteye gider: birey bağımsızlığını nabzında duyar, bireysel özgürlüğü seçtiğinin farkına varır ve aynı anda bunun sorumluluğunu üstlenir.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Nefret ve öfke asıl özgürlüğümüzü yeniden ilan etmemize yarayacak temeller olmalıdırlar: yıkıcı duyguları yapıcı hale sokmanın başka çaresi yok yazık ki. İlk adım neden veya kimden nefret ettiğimizi arayıp bulmaktır. Diktatörlük altında yaşayanları ele alalım: bu insanlar özgürlüklerini geri kazanmak istiyorlarsa yapacakları ilk iş içlerindeki nefreti ait olduğu yere yani totaliter güçlere kaydırmak olmalıdır. Öfke ve nefret kısa bir süre iç bağımsızlığımızı muhafaza etmekte yardımcı olurlar ama bu duygular özgürlüğü ve kişilik onurunu yeniden oluşturmak için kullanılmazsa en sonunda bireyi mahveder.
Sayfa 145·Kitabı okudu
İnsanlar özgürlüklerini başkalarının ellerine teslim etmeye razı olurlarsa ortaya çıkan senaryo totaliter rejimleri doğurur. Bu rejimler o kadar zekice planlanır ki halkın nefret etmesi için her zaman bir yerlerden bir nesne bulup çıkarılır. Hitler'in Almanyasının Yahudileri ve 'düşman ulusları' günah keçisi ilan etmesi gibi. "1984" romanında çok net gösterildiği gibi, şayet bir hükümet halkın özgürlüğünü çekip alıyorsa, halkın kendisinden nefret etmesini engellemek amacıyla nefreti ve öfkeyi dışarıya akıtmak zorundadır. Aksi takdirde toplu psikoz vakaları kaçınılmaz olur.
Sayfa 142·Kitabı okudu