Jirem Derin

Jirem Derin
@vaktiyle
Kestirme düşünceler kalfası
Sosyoloji
İzmir - Mardin
16 Şubat 1997
123 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Burada Karl Kraus'u anmak da anlamlı. "Kötünün iyisini seçmeyi reddediyorum," der. "Sorumluluk almayan" entelektüellere karşı hiç hoşgörüm yok; iki yönetim kurulu toplantısı, üç basın kokteyli ve birkaç kez ekranda görünme arasında yıllık kitapçıklarını yumurtlayan, her konuda kalem oynatıp her kılığa bürünebilen "sorumlu" entelektüellerdense hiç haz etmiyorum.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Entelektüellerin sessizliğinden çok bahsedildi. Bana asıl siyasilerin sessizliği çarpıcı geliyor. İnsanları harekete geçirici hiçbir idealleri yok. Bunun nedeni kuşkusuz siyasetin profesyonelleşmesi ve siyasi partilerde kariyer yapmak isteyenlerden talep edilen koşulların, fikir sahibi insanları gitgide dışarıda bırakması.

Jirem Derin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.·
2024 3. kitabı
Friedrich Schiller
7.2/10 · 1.103 okunma
Bir tek keyif ve eğlence tohumunun düştüğü yerde, binlerce acı da filizlenir. Bir tek sevinç gözyaşının damladığı noktada, binlerce umutsuzluk gözyaşı gömülüdür. Şurada, insanın sevinç çığlığı attığı yerde, binlerce böcek can çekişerek kıvranmaktaydı. Bizim sevinç ve mutluluk çığlıklarımızın göklere yükseldiği bir anda, binlerce küfür ve lanetleme de etrafa saçılıyor. Bu aldatıcı bir piyango! Kazananlar o kadar az ki zavallılar biletine ikramiye isabet etmeyen kalabalığın arasında kayboluyorlar. Zamanın her damlası, sevincin bir ölüm ânıdır, uçuşan her toz zerresi, gömülmüş bir hazzın mezar taşıdır. Şu sonsuz evrenin her noktasına ölüm kendi hükümranlık mührünü basmıştır. Atomların her birinde umutları yıkan şu yazıyı okuyorum: Geçti!
O halde ben güle erişemediğim için menekşeyi ayağımla ezmeli miyim? Ya da havanın bulutlanıp kararabileceğini düşünerek bu güzel mayıs gününde keyfimi bozmalı mıyım? Ben bulutsuz gökyüzünün maviliğinden içime neşe dolduruyorum ve daha sonra fırtına koptuğunda canımın sıkıntısını bu neşeyle geçiştiriyorum. Mis kokan bir çiçeği, yarın kokusu kalmayacak diye koparmaktan vazgeçmem mi gerekir? Oysa ben, yarın o çiçek solunca onu atarım ve tomurcuğundan yeni sıyrılıp açmak üzere olan genç ve çekici kardeşini koparırım. -