Jirem Derin

Jirem Derin
@vaktiyle
Kestirme düşünceler kalfası
Sosyoloji
İzmir - Mardin
16 Şubat 1997
123 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Demokrasi bir halkın gerçek sorunları teşhis edebilecek, bunları kuruntulardan ayırt edebilecek, çözüm bulabilecek, çözüm sunamayan liderlerden hesap so­rabilecek ölçüde dikkat verebilmesini gerektiriyor. Bu becerinin kaybolması, gereğince işleyen bir topluma sahip olma kabiliyetinin de kaybolması demek oluyor. Dikkat konusunda baş gösteren bu krizin demokrasinin 1930'lardan bu yana yaşadığı en büyük krizle çakışmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Odaklanamayan insanlar basit otoriter çözümlere daha fazla yönelecek, bu çözümler başarısız olduğunda da durumu açık seçik göremeyeceklerdir. Twitter ile Snapchat arasında gidip gelen dikkat yoksunu yurttaşlardan oluşan bir dünya, hiçbiriyle başa çıkamadığımız krizlerin sağanağı altında kalan bir dünya olacaktır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Oregon Üniversitesi'nde görev yapan Profesör Michael Posner tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada, bir şeye odaklanmışken dikkatiniz dağıldığında aynı odaklanma durumuna geri dönmenizin ortalama yirmi üç dakika sürdüğü ortaya çıkmış. ABD'de ofis çalışanlarım ele alan bir çalışmada ise, olağan bir günde çoğunun bir saat kesintisiz çalışma fırsatını hiç bulamadığı anlaşılmış. Bunun aylar yıllar boyunca sürmesi kim olduğunuzu, ne istediğinizi anlama kabiliyetinizi sarsıyor. Kendi hayatınızın içinde kaybolup gidiyorsunuz.

Jirem Derin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·161 syf.·
2023 16. kitabı
Erich Fromm
8.5/10 · 1.708 okunma
Gerçekten de iyiliği seçebilmek için farkında olmamız gerekir ama başka bir insanın acısına, başka bir insanı dostça bakışına, bir kuşun ötüşüne, otların yeşilliğine karşı duyarlılığımızı yitirmişsek, farkında olmanın da yararı olamaz. İnsan yaşama karşı ilgisini yitirmişse iyiliği seçebileceğini ummamalıdır artık. O zaman yüreği öylesine katılaşacaktır ki yaşam in kendisi sona erecektir. Tüm insan ırkı, ya da insanların en güçlüleri bu duruma gelirse, insanlığın yaşamı en büyük umutlarla dolu olduğu bir anda yok olup gidecektir.
Özgürlük, aralarından seçme yapabileceğimiz gerçek olanaklarla özlemlerimizi dile getiren gerçekdışı olanakların farkında olmaktan doğar; özlemlerimiz yoluyla gerçek ama (bireysel ve toplumsal açıdan) sevimsiz seçenekler arasında karar vermek gibi tatsız bir görevden kendimizi kurtarmış oluruz. Gerçekdışı olanaklar elbette aslında hiç de olanak sayılmaz; boş düşlerdir bunlar yalnızca. Ama acınası gerçek şudur ki çoğumuz gerçek seçeneklerle, sezgi ve özveri gerektiren bir seçme yapma zorunluğuyla karşı karşıya kaldığımızda deneyebileceğimiz baş- ka olasılıklar bulunduğunu düşünmek isteriz; böylece bu gerçekdışı olasılıkların aslında bulunmadığını, bunların peşinden gitmenin kararı, alınyazısının karanlığına gömmek olduğunu görmezlikten geliriz. Varolmayan olasılıkla rin gerçekleşeceği yanılsaması içinde yaşayan insan kendisi için seçmeyi başkalarının yaptığı, kendisinin istemediği bir yıkıma uğradığı zaman şaşırır, kızar, kırılır. İşte o zaman başkalarını suçlamak, kendini savunmaya girişmek ve/ya da Tanrı'ya dua etmek gibi yanlış tutumlar edinir; oysa kişinin, sorunla yüzyüze gelmekten korkması, sorunu kavrayacak ölçüde akıllı olamaması yüzünden önce kendini suçlaması gerekir.