Van Gogh’dan esinlenerek bir resim yapabilirim ama ayçiçeklerim bir kavanoz lolipopa benzerse bu onun suçu olmaz, değil mi?
Sayfa 22 - Domingo Yayınları·Kitabı okuyor
Milli mücadele yanlıları da zaten akın akın Ankara'ya geliyorlardı. Gelenler arasında Mehmet Akif Ersoy gibi önemli bir isim de vardı. Mustafa Kemal, Bediüzzaman'ın hem hocalık vasfından hem de Kürtler üzerindeki nüfuzundan faydalanmak için Ankara'ya onun da gelmesini arzu ediyordu. Yeni kurulan hükümetin meclis başkanlığını yapan Paşa ve yakın arkadaşları Bediüzzaman'ı Ankara'ya ilk davet ettiklerinde "Ben, tehlikeli yerde mücadele etmek istiyorum. Siper arkasında savaşmak hoşuma gitmiyor. Anadolu'dan ziyade burayı daha tehlikeli görüyorum." diyerek bu teklife pek sıcak bakmamıştı. Oysa durum şimdi çok daha farklıydı. İngilizler, İstanbul'u işgal etmiş, milletvekillerini tutuklamışlardı. Meclis çalışamaz hale gelmişti. Üstelik kendisi ile ilgili bir yakalama kararı da vardı. En son Mareşal Fevzi Çakmak ve Van Valisi Tahsin Bey'in de ısrarlı talepleri üzerine Bediüzzaman, Milli Mücadele'ye destek vermek üzere trenle Ankara'ya geldi. Geliş sebebi destek vermenin yanında yeni kurulacak devlette görev alacak mebuslara İslamı bir şuur kazandırmaktı. 22 Kasım 1922'de Ankara'da "Hoşemedi" töreniyle karşılanmıştı. Mecliste bu merasim sadece devlet ricaline ve önemli kişilere yapılıyordu. Bediüzzaman, dua ve tebriklerden sonra mecliste yaptığı konuşmada milli mücadeleyi öven sözler söyledi. Konuşması yer yer milletvekilleri tarafından âmin sesleriyle kesiliyordu. 23 Nisan 1920 Cuma günü dualarla, gözyaşlarıyla açılan meclis, Yunanlıları çok geçmeden denize dökmüş, zafer kazanılmıştı. Ne yazık ki ruh ve mana köküne bağlı bu meclisin varlığı çok uzun sürmemişti. Mukaddesat için verilen mücadeleler çabuk unutulmuştu.
Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Van de Velde’de** ev, kişiliğini dile getirir. Tablo için imza ne ise, bu anlayış doğrultusundaki ev için de süslemeler odur.
"Seni yeniden görmek, seninle konuşmak ne eşsiz bir sevinç kaynağı oldu..."
"Gerçekten sevilmeye değer şeyleri sadakatle sevmeyi sürdürebilirse kişi, sevgisini anlamsız, değersiz, önemsiz şeylere ziyan etmezse, zamanla daha çok ışığa kavuşacak, güçlenecektir."
"Ah, yaşamımı Tanrı’ya ve onun öğretisine hizmete daha da tümüyle adamanın yolunu bir gösteren olsa!"