--ŞİPŞAK
Sabahtı saat altı Alarga sesi bir, Derken bacanın ardından Havada açılıp kapanan kanatlar, Bana Vangogh'un Bellti de kendimin Ölümünü anımsattı
Merhaba kitapseverler
#uyuyuncageçmeyenşeylervar#Cihadkök#yaşam#Hayat#okudumbitti#ozlemli_kitaplar#alıntı
"Onca berbat şeyi görmezden gelerek gerçeğin üzerini örtmek, şu canına yandığımın dünyasını papatya tarlasına mı çevirecek yani! Tabiki hayır!
Kalbi geride bırakamıyor, beyni çıkarıp atamıyorsun
Düşüncelerin hep seninle...ve kırılan kalbini alçıya alamıyorsun! Kırgınlıkları, Korkularını, Üzüntüleri, Yanıltanları, Geçmişi, ...ve hayal kırıklıklarını,
"Boş ver geride bırak. " diyorlar. Çözüm ne kadar kolaymış ben boş vermeyi düşünememiştim(!) gerçekten çok akıllılar. Fakat hiç bir şey boş verilemiyor, şurada taş değil bir kalp var."
Kitabın ilk bölümünde Tufan bey' in hayata karşı içten söylemleriyle karşılaşıyor ve sonra hayata tutunmaya çalıştığı yastık isimli kaktüsü ,çarşaf isimli kedisiyle tanışıyor vee sevdiği Ayşe 'si de onu terkedince bir süre kendi kabuğuna çekiliyor. Hayata isyan ediyor. Kendini Giordano, Vangogh, Galileo gibi bir çok kişiyle konuşur buluyor. Yer yer hak veriyor ,bazende kızıyor. Geçmişin pişmanlığına , gelecek kaygısına ve şimdiki zamana takılıp kalıyor.
İkinci bölümde ise; Tufan bey kendini hastanede buluyor. Beynindeki tümörün dördüncü evrede olduğunu öğreniyor. Tedavi altına alınıp, riskli bir ameliyat olacak ve sonrasında oda arkadaşı konsoloslukta çalışmış Fikret bey iyi ki var onun hayata karşı duruşu karşısında Tufan etkilenir. Fikret bey' in İtalyan Pia ile yaşadığı o güzelim imkansız aşkı anlatırken bende çok etkileyici buldum.
"Bak evlat:
Herkes gider, herkes yalan söyler.
En çok kendine sarılmalı insan, unutma beklentiler yaralar. Dalgalı sulardan korunduğun limanın sen olmalısın, Çünkü seni senin kadar kimse umursamayacak, hayatın kuralı bu,seninle kahkaha atanlar bir omuza ihtiyaç duyduğun zaman pek ortada olmazlar!
Var gücümüzle gerçek, içten bir hayat sürmeye çalıştık mı her şey yoluna girer, derin acılara, gerçek kırgınlıklara uğramak zorunda kalsak da; herhalde ağır hatalara da düşeceğiz, kötülükler de yapacağız ama daha çok hata işlesek de cömert ve coşkun olmak cimri olmaktan, fazla tedbirli olmaktan daha iyidir.