Moore'un temel eseri 1903 yılında yayımlanan Principia Ethica'ydı, ancak bazı fikirlerini Vanity of Vanities (1899) adlı eserinde de ortaya koymuştu. Entelektüel kariyerinin bir noktasında oldukça melankolikti. Tanrı'ya inanmak kendisinin yapamayacağı bir iman sıçraması gerektirmekteydi ve bu onu rahatsız ediyordu -insan bir hiç uğruna yaşamak zorunda diye düşünmüştü. Böylece, yaşamını kendisine göre yaşayabileceği ve onu bu uzun melankolik karanlıktan çıkaracak bir etik sistemi inşa etmek için uzun bir mücadeleye girişti. Tanrı'nın ölümüne rağmen, dünyada kendinde diğerlerinden daha iyi olan bazı şeyler olduğu, her şeyi bilmek zorunda kalmadan neyin fiilen var olandan daha iyi olacağı hakkında bilgi sahibi olabileceğimize dair görüşlerden yola çıktı. Wordsworth'ten ve onun etkin bir şekilde daha güçlü bir ahlâkî yaşam arayışına girerek kendi içinde "daha iyi" bir insan yaratmaya çalışan "mutlu savaşçı” kavramından çok etkilenen Moore, ilk olarak sanat ("sanat, olması gerekenin temsilinden başka bir şey değildir" düşüncesi) üzerinden çalışmaya başladı.
Sayfa 84·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
And could I look upon her without compassion, seeing her punishment in the ruin she was, in her profound unfitness for this earth on which she was placed, in the vanity of sorrow which had become a master mania, like the vanity of penitence, the vanity of penitence, the vanity of remorse, the vanity of unworthiness, and other monstrous vanities that have been curses in this world? — Ve ona acımadan bakabilir miydim, enkaz içinde hiç uyum sağlayamadığı bu dünyada ceza çektiğini görürken, saplantı haline gelmiş o beyhude kederi, faydasız pişmanlığı, boşuna çektiği vicdan azabı, gereksiz değersizlik duygusu ve diğer korkunç duygular zaten onun bu dünyadaki lanetiyken?
Sayfa 386·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
. Saçmalık hüküm sürüyor. . . .
I know it’s the vanity of vanities,as you said,my Lord.But an old king sometimes has to take some pride in himself.
Sayfa 32·Kitabı okudu
"Bay Lorry, boş kafalı kızların kibirli ve baş döndürücü hallerini kontrol edemezsiniz; bunu yapmayı beklememelisiniz, yoksa her zaman hayal kırıklığına uğrarsınız." "Mr. Lorry, you cannot control the mincing vanities and giddiness of empty-headed girls; you must not expect to do it, or you will always be disappointed."
Sayfa 145·Kitabı okudu
Alıntı
Under the previous regime, the days prior to the forty-day fasting of Lent had been given over to the revels of Carnival. Now all remnants of Carnival celebrations were banned, and in their place Savonarola planned a ‘bonfire of the vanities’. He ordered the collection throughout the city of any items of luxury. These included all the things that he abominated – from old manuscripts to mirrors and musical instruments; from paintings to the works of ancient philosophers and humanist writers. Even the works of Dante did not escape his damnation.