Zihnimizde ki gölge....
9/10
·212 syf.·
2026 2. kitabı
"Bu hikâye, gerçek olamayacak kadar gerçek bir hikâye."(syf 204) "Çünkü bazı insanlar hayatın anlamını bulamaz, sadece onu aramakla ömür tüketirlerdi."(syf 204) Diyor yazarımız... Bende bir okur olarak diyorum ki; Bu hikâye benim hiķâyem,bu hikâye senin hikayen, bu hikâye bizim hikâyemiz aslında... Ve bu hikâye gerçek ! Bu hikaye benim hikâyem çünkü, çünkü ben dokuzum... Derin sezgilerimle, güçlü şefkat duygumla ve yüksek empati yeteneğimle hayatında var olduğum insanlara adeta "şifacı" ve "bilge" ruhumla yaklaşıyorum ve bunun ne anlama geldiğini biliyorum. Hayatımı şekillendirmek için verdiğim bu savaşta,kaldığım her "Araf"da dünya da olan savaşımı kazanmak için mücadele ediyorum... "Dünyada aynı kitabı okumuş iki insan yoktur" der Edmund Wilson Haklı da... Ama bu kitap için; Bu kitabı benimle aynı duygularla okumuş ya da aynı duyguları hissedecek, aynı hissiyatı taşıyacak bir insan daha bu dünyada asla olmayacak.Bel ki yazarın kendisi bile bunu anlamayacak.... Kitabı okurken içindeki herhangi bir ayrıntıyı kaçırmamak adına verdiğim savaşta dışındaki ayrıntıları fark edemediğimi kitap bitiminde anladım.(bakalım siz fark edecek misiniz?) Ercan en başta hayatı hızlı ama, çok hızlı yaşarken ve ben onun peşine yetişmeye çalışırken bir çok detayı kaçırdığımı kitabın tamamını okuduğumda anladım. Ercan kitap boyunca bir yerlere ait olmaya çalışırken, onunla birlikte ben de hiçbir yere ait olamadım, hiçbir karaktere...Bu benim, beni anlatıyor diyemedim.Çünkü okuduğum her karakterde, okuduğum her sayfada kendi iç dünyama dönmek zorunda kaldım.Kendi iç savaşımla, kitabı okurken bir çok var olan detay gözümden kaçıverdi. "En mutlu zamanların,anların geçer gider, anılarla kalırsın, baş başa."(syf 36) Kitabı elime alır almaz 2 Mayıs 2024'e gittim ben de önce...Kimse bilmez
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202619 okunma
Sence peki..sence başarı nedir ki?
10/10
·173 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 09:47
Nurullah Genç'in şiir kitapları yanında okunmaya bayağı değer bir eseri olmalı bence #k:436661. İyi ki okumuşum dediğim bir okuma oldu. Evet büyük oranda bir kişisel gelişim kitabı ve diğer bu tür kitaplar ile benzer gözüyle baktım başlamadan önce. Ama diğerlerinden farklıydı bence, evet. Okudukça bana her başlık; benim okumamca ayrı ayrı değerli bilgiler, daha olgun bir bakış açısı, fikir, düşünce yapısı, sorgulama isteği derken kitap kendini hem okuttu hem sindirtti hem değişime kapı araladı benim için. Başarı güdülenmesi sonra "Neden Başarılı Olmalıyız" sonra "Nasıl Başarılı Oluruz" ve aralarda yer alan önemli başlıklar ki hepsi insan hayatının nasıl yaşanması bu hayatın;" evet ben bu hayatı yaşadım ve bu yaşama ardımda bir şeyler bırakarak gidiyorum" diyebilmesi için son demlerinde ve bunu demek isteyenlerden olmak da var tabii burda işte bunlar nasıl olur aşamalar benzetmeler örnekler ile ve yaşantısı öğrendikleri ve öğrettikleri ile çok böyle samimi bir dille anlatmış yazar. 'Başarının Dört Temel Unsuru' bölümünden önce mankurtlaşma ile ilgili güzel bir başlık vardı ve bir kültüre hafızası nasıl unutturulur çok güzel bir benzetme ile aktarmış. Hatta orada alıntılama yolu ile anlattığı Gün Olur Asra Bedel'i bu bölümü okurken bir yandan listeme ekledim. Rüyaları hayallerle birleştirme noktası ile anlatımı yine beni düşündüren bir bölümdü kendi hayatıma dönerek. Bi rüyalarımı düşünmedim değil hani. Ama şaka bir yana işin ciddiyetine bakacak olursak insan bir şeyi başarmak için bana göre şöyle bir kısa özet ile: Her işin başı aslında niyet değil mi burayı gözden kaçırmazsak. Neye niyetim var bunu bulmak; bunu bulmanın yolu tabii ki hayat yolculuğunda kendini bulmak. İnsan kendin anlamalı ki bu arayış bence bir yaşam sürüyor. Bugün otobüste müzikler dinleyerek eve dönerken ve
Duygu ve Düşünce
Başarı Bedel İsterNurullah Genç · Timaş · 2024783 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Var bizim de bi’ hayalimiz
8/10
·96 syf.··
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 17:27
Birgün yazar olma hâyali kuran herkesin hayranlık duyduğu birkaç yazar vardır; benim için Selçuk Baran onlardan biri. O, öykülerinde alışılmış olay örgülerinden ziyade insanların hayatına atılan keskin bir çentikten, gündelik telaşlar içindeki küçücük bir anın hassas bir kalpte bıraktığı izden bahsediyor. Toplumsal olayları anlatırken de bireysel sancılara değinirken de hep aynı dürüstlük ve hissiyatı koruyor. Onu okumak benim için kadife bir yastık kılıfına dokunmak gibi; duygulara usulca temas ediyor. Büyük sözlere ihtiyaç duymadan, insanın teninin altında hissettiği o tüm gizli karıncalanmaları ustalıkla anlatıyor. Kitaptaki öykülerin hepsi güzeldi. Ancak Emekli öyküsü tahtın sahibi oldu.
1000Kitap
Anaların HakkıSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2020502 okunma
9/10
·296 syf.·
2026 5. kitabı
Hayatta başarılı olunacak adımlar atıp yarım bırakmak, kötü olaylara maruz kalıp hayattan, kendimizden vazgeçmek, farklı seçimler yapmak büyümek büyümek. Bir yere geldiğinde elinde hiçbir şey olmaması, bir şeyler olmaya gayret edip sadece hiçbir işe yaramadığını farkediyor olma hissini yaşayanlardan mısın? Aslında çok şey yapabilecekken, bomboş duvar izlemek bize insan olduğumuzu hissettiriyor mu? "Tanıdık bir histi bu. Hemen her bakımdan yetersiz olma hissi." "Şimdi nasıl yaşamak istediğine karar vermek zorundasın." Hepimiz hayat akışında giderken bi' durup bu karara varmalıyız. Hayat bizi yutmadan, biz hayatımızı şekillendirmeliyiz. Bizi engelleyen tek unsur sana hayvan gibi yaşamayı tavsiye edenlerin şartlarını kabul eden tembel hislerin olabilir. Hislerin diyorum çünkü irade bunu kabul etmez. Hep pişmanlık, hep memnuniyetsiz olma hissi, kötü bir şey olduğunda pes etmek. Yaşamımızın içinde, her anımızda bizi diplere çeken bir histir. Keşke onunla tanışmasaydım, keşke bu bölümü okumasaydım gibi keşkelerle doluyuz. Başka bir yaşamda başka seçenekler içinde de biz ve aynı düşüncelerimiz var. Yani farklı koşullarda da mentalin aynı olacak muhtemelen, belki daha kötü. Seçimlerimiz bizim elimizde ve asıl değiştirmemiz gereken şey düşüncelerimiz, eylemlerimiz. Bu hayatımızla barışık olup, elimdeki tüm seçimleri, hisleri, olanakları en üst düzeyde kullanabilmek. Yaşayabileceğim tüm deneyimleri yaşayabilmek. Keşkelerle bugünümü mahvetmek değil, çünkü keşke dediğimiz şeyi değiştirsek bile biz kendimizle kalıyoruz. Keşkelerin ardında aslında muazzam bir düzen var kitapta, Nora kendini işe yaramaz hissederken bir çocuğun müziğe ilgisini oluşturduğu için çocuğu ilerde farklı kötü yönelimlerden uzaklaştırmış ama farkında değildi. Bazen farkında olabilmemiz gerekiyor.
1000 Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
8/10
·320 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 01:55
Merhabalar Jose Saramago'nun bu eserini uzun zamandır okuma listeme eklemiştim.Okuyabilmek bugüne nasip oldu.Yazarın daha önce hiçbir eserini okumamıştım,bu ilkti. Öncelikle kitabı elinize aldığınızda noktalama işaretleri olmayıp, uzun cümlelerden oluştuğunu,sadece virgül ve nokta işaretlerini kullandığını görüyorsunuz..Konuşma ve konu geçişlerini bazen geri dönüp -acaba bunu kim söyledi?-diye okuma ihtiyacı hissedebilirsiniz.Dili ve üslubu oldukça akıcı,merak uyandıran, zaman zaman karakterler üzerinden kendisini ve yaşanan şeyleri tî' ye alabilen özgün bir yapısı var.Açıkçası bu üslup benim hoşuma gitti.İlk başlarda noktalama işaretlerinin olmamasını yadırgasamda sonraları gözüme batmadı bu durum. Kitapta trafikte kırmızı ışıkta beklerken bir anda herşeyi bembeyaz gören bir kişi ve zamanla bulaşıcı bir şekilde yayılan hastalığın insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini konu alınmış.Ütopik bir hikâye izlenimi verse de aslında hayatımıza giren pandemiyle birlikte böyle şeylerin olabileceğini, körlük gibi olmasa da insanları evine kapatabileceğini öğrendik... Yazarın böyle bir şeyi düşünebilmesi,kurgulayıp hikâyeye dönüştürmesi çok ilginç geldi.Bi defa o kadar gerçekçi ki ..Okudukça yaşanan olayların ve kaosun tam ortasında kendinizi hissediyorsunuz.Kesinlikle bunu karşı tarafa geçiriyor. İnsanın en zor şartlarda bile sadist,hükmedici ve haksızlığa maruz kalışını ibretle izliyorsunuz.. İzliyorsunuz diyorum; çünkü bu sahneleri yazar oluşturduğu üslup ile gözünüzde canlandırıyor.. Herşeyi okuyuculara ;göz doktorunun karısının üzerinden bizlere aktarıyor.. Özellikle kitapdaki "Benim gördüklerimi görmüş olsaydınız hiç görmemeyi isterdiniz"sözü içime işledi... Nobel ödüllü bir eser ve bunu hakediyor.Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.Olaylara bakış açınızı
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2024131,9bin okunma
3/10
·416 syf.··
2026 6. kitabı
Kitabımız Rowenan'ın annesinin intikamını almak için bir suikastçı akademisine girmesini konu alıyor. Öncelikle söylemeliyim ki kitabı hiç beğenmedim. Yani yazarın daha önce kitabın okumuş, konusunu, evrenini beğenmiş ama yazımını,işleyişini yetersiz bulmuştum. Bu kitap ondan bin kat daha kötü işlenmişti. Dili aşırı basit, çok kolay okunuyor ki bu benim için bir sorun değil. Hatta yarım bırakmamamı sağlayan şey de bu oldu. Kitabı bir an önce bitmesi için okudum çünkü. Bir kere kitabın kesinlikle yaş sınırına ihtiyacı var. Ben baktığımda yaş sınırı falan görmedim. Kitabın hemen hemen her sayfasında gereksizce yerleştirilmiş bel altı konuşmalar var ve bunlar o kadar yersiz ve saçmaydı ki. Hem bu yüzden hem de açık açık sayfalarca betimlenmiş o karaciğer sahnesi dolayısıyla kesinlikle +18 olması gerektiğini düşünüyorum. Sayfalarca canlı bir insanın dersinin kesilip, daha sonra kaslarının kesilip karaciğerinin koparıldığı ve bu sırada orada yatan kişinin çığlık çığlığa bağırdığı bir sahesi olan kitabın nasıl yaş sınırı olmaz. Ayrıca o sahneyi anlattığı ve betimlediği kadar birazcık evreni yada yan karakterleri betimlese çok daha çekilebilir bir kitap olurdu. Kitapta fantastik ögeler var, farklı türler var, tam anlayamasak da büyüler var. Ama bunlar hiç açıklanmaya zahmet edilmemiş ve iki cümleye sığdırılıp geçilmiş. Kitabın en başındaki o bölümlerin bi amacı olduğunu sanıyorsunuz ama yok. Babasıyla olan sohbetlerinde bir ip ucu, ileriye dönük gizlenmiş sahneler... Hayır hiç biri yok. Abisi arkasından akademiye geleceğine söz veriyor ama bir daha neredeyse ismi bile geçmiyor. Kızımız güya annesinin intikamını almak, nasıl öldüğünü bulmak için akademiye giriyor. Ama 400 sayfa boyunca yaptığı tek şey iki odaya gizlice girmek. Korucu denen akademinin sahibi adam
Raven SuikastçısıSelin Solaris · Martı Yayınları · 2025599 okunma