Yabancı kalmıştın eyleme, yıllar yılı -sürüklenmeyi yeğlemiştin; alışmıştın da buna:
İçinde saklandığın, sakındığın, sakladığın yumuşak içeriği koruyarak, sert, katı, dikenli yanını, dış kabuğunu koymuştun ortaya hep.
Ne farkederdi ki, diye: Herşey boş; olanaksız, zaten---
"Sanki bütün dünya, yaşadığım her yer, kafamın içinde küçük bir yerdeydi, o kadar derinde ki dışarısını göremiyordum.
Sen onu bir oda büyüklüğüne getirdin, sonra bir şehir kadar büyük, bu gece ise... yani, işte çok büyük."