İşim yoktu, eve gitmeliydim, tramvaya doğru yürüdüm. Şehrin gürültüleri de benim aksi istikametime doğru yürüyerek uzaklaşıyorlardı ve sesler, uzaklarda, sallanıyorlar ve koparak, parçalanarak, şehrin derinliklerine yuvarlanıyorlardı.
Karda yapılan yürüyüşlerin sessizliği vardır, beyaz göğün altında boğulan adım sesleri. Dal kıpırdamaz. Her şey, hatta zaman bile buz tutmuş, sessizlikte felç olmuştur. Her şey durmuş, bütünleşmiş, katmerlenmiştir. Bir paragrafta tırnak içine alınmış gibi, askıda, temiz, öz, tepeden bakan bir sessizlik.