İda(Kaz Dağları)'nın eteğinde oturan Zeus Altarı, Artemis, Apollon ve Athena tapınaklarını gezmiş görmüş bir Egeli olarak bu toprakların efsanelerini anlatan adından ve yazdığı destanlardan başka hakkında fazla sağlam bilgiye sahip olmadığımız Homeros'un İlyada'sını okumak ulvi bir görevdi. Peki Homeros Yunan değil mi? Neden İlyada'yı bu kadar benimsedim? Azra Erhat çevirdiği destanın önsözünde der ki, "Homeros İonyalı'dır ve İzmirlidir, Anadolulu bir yazardır." Bu savı kanıtlamak için de ekler, "İzmir İonya'nın en önemli kültür merkezidir. Aiol ve İonya lehçelerinin kaynaşmasından meydana gelen Homeros destanlarının doğması için İonya ve Aiolya'nın kavşağında bulunan İzmir'den daha uygun bir yer düşünülemez."
Şunu da belirtelim ki Türkiye İş Bankası'ndan çıkan versyon bir zamanlar düzenlenen Türk Dil Kurumu Çeviri Yarışması'nda birinci seçilmiştir. Azra Erhat destanın Türkçe çevirisinin İngilizce, Fransızca ve Almanca çevirilerine kıyasla orjinal metine daha yakın olduğunu ve güzel bir ahenk oluşturabildiklerini övünerek belirtir. Okuyucu ilk iki sayfayı açıp sesli şekilde okuduğunda bu uyumu kolyaca hissedebilir. Anlaşılması zor değildir, metnin tek zorlayıcı yanı fazlasıyla özel isim içermesidir. Alacağınız Azra Erhat'ın düzenlediği Mitoloji Sözlüğü ile kolaylıkla bunun üstesinden gelebilirsiniz.
Bazıları önsözde de yazan ancak benim için oldukça önem arz eden birkaç bilgiyi daha size paylaşmak isterim. Öncelikle Troya ovası denen alan oldukça geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır. Hellesphontos(Çanakkale Boğazı)'ndan Skamandros(Küçük Menderes)'e değin uzanmaktadır. Destanda işlenen Troya Savaşı Hellenlerin(Akhalar, Argoslular ve Danaolar diye geçer) Anadolu'yu işgalidir. Savunma tarafındaki Anadolulu Troyalılar ve Batı Anadolu'nun dört bir yanında yaşayan diğer