Khaled Hosseeini - Ve Dağlar Yankılandı
Puan vermedi·410 syf.··
2026 5. kitabı
Yazarın okuduğum ikinci eseridir, ilki Uçurtma Avcısı'ydı ve kurgusal anlamda kendine daha çabuk bağlayan bir eserdi. Bunda geri dönüşlerle esere bir aura yerleştirmeye çalışmış ancak bu geri dönüşler savruk ve naçizane amatörce yapılmış diyebilirim. Ayrıca birden fazla hikayeyi birbiriyle ilgili noktalardan birbirine bağlaması kendi adıma diğer esere göre okuma keyfini bir tık azaltmıştır. Yazarın eserlerinde dikkatimi çeken şeylerden biri Afganların Mevlana sevgisidir. Eserde Ankara'dan ve Kuğulu Parktan da bahsedilir. Benim için vasatın bir tık üstünde bir eserdi. Özellikle doktor Marcos, Timur ve İdris'le ilgili kısımların esere neden eklendiğini anlamadım hatta olay örgüsündeki birçok karakter ve olay esere adeta hacim olsun diye eklenmiş gibiydi ancak tabi ki bunu eski romanlardaki gibi amatör bir tarzda yapmaz, kendini bir şekilde okutur. Eser babaları Sabır'ın, Peri ve Abdullah isimli çocuklara bir hikaye anlatmasıyla başlar. Çocukların annesi Peri'yi doğururken vefat etmiştir ve üvey anneleri vardır. Babaları yoksul bir gündelikçidir. Üvey anneleri çok ilgili olmadığı için Periyi neredeyse Abdullah büyütmüştür ve ona çok düşkündür. Dayıları Nebi çocukları ve babasını çalıştığı Vahdati ailesinin yanına getirir. Abdullah burada olacakları anlar ve ağlar, periyi evlatlık vereceklerdir. Bu Abdullah'ı çok sarsar. Buradan çocukların babası Sabır ve üvey anneleri (aynı zamanda teyzeleri) Pervane'nin çocukluklarına inilir. Pervanenin Masume adında bir ikizi vardır, Pervane oldukça çirkinken Masume bir o kadar güzeldir ve Sabır da dahil herkesin ilgisi onun üzerindedir. Ancak Pervane'nin gözü de daima Sabır'dadır. Masume Sabır'la evlenir ve Peri'yi doğururken ölünce kardeşi Pervane Sabır'ın karısı olur ama bu kısımlar savruk dediğim geri dönüşlerle oluşturulmuştur.
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202241,9bin okunma
Puan vermedi·217 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
filistin sorunu sadece Ortadoğu’nun değil, dünyanın ezilen tüm halklarının da sorunudur. adward said kültür ve direniş kitabında david barsamianla konuşuyor bizlerde sürece,tanıklık ediyoruz.edward saidin adaletsizliğe öfkesini her satırda hissediyorsunuz.1948 den beri gün be gün israil vahşeti altında ,çoluk,çocuk,yetişkin,kadın farketmeden ölüyorlar,işkenceye,sürgüne maruz kalıyorlar ve kendi yurtlardında yerleşimci olarak isimlendiriliyorlar.öfkelenmesini ve dilini yaşanan acıları düşününce yadsımıyorsunuz.saidi okumak fikir işçisi bu aydının,iç dünyasına girmekle eş değerdedir.said israili amerika ile elbirliği ile sömüren emperyalist bir ülke olarak tanımlar ve kültür,medya ağı ile beyinlere zikreder diyerek,ezilen halkların kendi medyasına,kültürüne sahip olması gerektiğini belirtir.emperyalizm üzerine yine said kitapta şöyle bir anektod da düşer okurlara,burjuvazi emperyalizmi yaratmıştır ve her türden eğemenlğini korumak için acımasızca dezanfarmasyonu kendine hak görmektedir. daha eskilerden ve bence daha da doğru yaklaşım ise emperyalizm üzerine leninin saptamasıdır..onun söylevi ise :kısa ve netdir,emperyalizm, “kötülük” ve “kapitalizmin en yüksek noktasıdır.emperyalizmin böl,parçala,yönet taktiği saide göre filistinde yaramış çünkü halk olamktan öte,cemaat,kabile,aşiret,sayısız kurum ve yapılanma etrafında birlikten uzak hareket ediyorlar.yer yer söyleşi esnasında emperyalizm üzerine tanımları başka aydınların gözünde de okuyacaksınız. ayrıca arafat ve eşine müthiş kızgınlığını,türkiyenin israil ve filistin ilişkilerini,türkiyenin sınır ötesi operesyonları,incirlik üssünün önemi vb konuları da bulabilceksiniz.tek devletli çözümü öneren said israil ve filistin arasında kardeşlik esasına dayalı anayasal bir devlet olması gerektiğini ve çözümünde kati suretle
Kültür ve DirenişEdward Said · Agora Kitaplığı · 200995 okunma
Reklam
Puan vermedi·519 syf.··
2026 38. kitabı
Herkese merhaba Bugün, Napoli serisinin ikinci kitabı; Yeni Soyadının Hikayesi ile geldim. Serinin ilk kitabı, Benim Olağanüstü Arkadaşım’da; İtalya'nın Napoli şehrinin varoş bir mahallesinde doğup büyüyen, aynı sınıfa giden iki kız çocuğu olan Lina ve Lenu’nun arkadaşlıklarını, birbirlerine karşı gizli kıskançlıklarını, genç kızlığa uzanan serüvenlerini anlatıyordu. Bu kitapta; yeni evli ve balayında bile kocasıyla sorunlar yaşayan Lila’nın aile işinde çalışmaya başlaması, Caracci soyadının ona sunduğu ayrıcalıkları sayesinde işyerinde kurduğu egemenlik ile Lenu’nun hayatı sorgulayarak eğitimine devam etmesi ve bu yolla doğup büyüdüğü ortamın dışına çıkmanın yollarını arama sürecini okuyoruz. Gözüpek, tutkulu ve hayattan alacağı hiç bitmeyen Lila evliliğin dar kalıplarına sığmakta zorlanırken, iki arkadaşın birlikte gittikleri Pinuccia tatili; hem Lila’nın evliliği için tehdit oluşturacak hem de iki arkadaşın hayatlarını bambaşka yollara sürükleyecektir. Seri, Lila’nın günlüklerinden yola çıkılarak yazıldığı için günlük dizi formatında; hem çok sıradan hem sürükleyici. İlk kitapta Lila’yı cesaretli halinden dolayı sevip Lenu’yu sessiz ve pasif bulmuştum. Bu kitapta, Lila cesaretin dozunu aştı artık, açgözlü ve doyumsuz; Lenu’da tam tersi heyecansız ve sıkıcı, hala sevemedim. Yazar, yine sezon finali gibi en heyecanlı yerde bıraktı bakalım devamında neler olacak? Keyifli okumalar
Yeni Soyadının HikayesiElena Ferrante · Everest Yayınları · 20251,876 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 15:41
Kemal Tahir'i Esir Şehrin İnsanları kitabıyla tanıdım ve seriyi okumaya devam etmek istedim. Savaş dönemlerinin anlatıldığı kitaplarda genelde hep işin savaş kısmında olanları,kahramanlıkları görüyoruz. Ama bu kitapta savaş devam ederken arkada devam eden bir hayatı,Kurtuluş savaşına destek verenleri ve vermeyenleri,İstanbul'un varoş ve elit diyebileceğimiz semtlerindeki insanların yaşamını ve savaşa karşı bakış açılarını görmek çok hoşuma gitti.Çünkü Kurtuluş savaşını destekleyen ve desteklemeyenlerin,bu düşünceleri doğrultusunda perdenin arkasında neler yaptıklarını görüyorsunuz.Ülke ateş içindeyken saray çevresinin ve zengin çevrelerin bambaşka öncelikleri olduğunu da görüyoruz. Kahramanımız Kâmil Bey hapis sürecinde kendini keşfetmeye devam ederken aile çevresindekilerin tutumlarını da daha iyi fark etme ve sorgulama imkanı buluyor.Diğer karakterlerin de bakış açıların anlatılması da güzel. Ancak kitabın isminden de anlaşıldığı üzere tüm olayların hapiste geçmesi ve ordaki karakterlerin kullandığı argo tabirler beni biraz sıktı. Ama ordaki insanlar da başka türlü anlatımazdı herhalde. Kitap sonunda Mustafa Kemal Atatürk'e ve mücadelemize destek verenlere iyiki dedim. Onların mücadelesi olmasa bugünlerde olmazdık. Bu kitabı okuyanların pişman olacağını sanmıyorum. Yazarın hem dilini hem de döneme farklı pencerelerden bakmış olmasını seveceksiniz.
Esir Şehrin MahpusuKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20225,3bin okunma
Kocaman bir yalan..
7/10
·344 syf.··
2026 7. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 22:01
Uyarı: Bu kitapta cinsellik içeren diyaloglar, düşünceler ve davranışlar vardır. İlk başta bu uyarıyı yapmak istedim. Bundan hassasiyet duyan insanlar için. Kitabın incelemesine gelecek olursak. Kitaba ilk başladığım zamanlar bir kitap yazacak olsaydım bu olurdu. Çünkü aslında tam olarak benim okuma tarzımda bir kitap. Birinci karakter ağzından, tek bir olay değil de duygu ve düşüncelerin değişimi, keşfi, genel bir hayat öyküsü. Bu tarz romanları seviyorum. Kitabın konusuna gelecek olursak; İtalya'da elit denilebilecek bir semtte doğan, yaşayan bir genç kızımız, bir gün anne ve babasının kendisi hakkında bahsederken rahatsız edici bir biçimde "aynı halası Vittoria" demesi ve onun da varlığını hiç bilmediği bu halasını aramaya çıkması ile başlıyor. Sevdiğim yani kızın bu isteği ve talebi her ne kadar hoşnut olmasalar da anne ve babası tarafından uygun görülüyor ve kızın halası ile görüşmesine izin veriyorlar. Halası İtalya'nın varoş denilebilecek bir semtinde yaşıyor ve aslında zor bir hayat hikayesine sahip. Zor dediğim, yanlış sevgililikler, eğitimsizlik gibi nedenler. Kızın babası ise öğretmen olmuş ve hayatını o varoş semtten kurtarmış. Herkes kendi tarafından öyküsünün haklılığını anlatıyor elbette. Öykü genel çerçevede bu genç kızın halasını keşfetmesi, farklı duygu ve düşüncelerin de varlığını öğrenmesi ile (kendisi de oldukça derin düşünen bir kız zaten) yetişkinlerin hayatına daha farklı bakmaya başlıyor. Hayatının bir döneminde öfke hakim olurken, diğer döneminde hiç aşık olmaması gereken birisine aşık oluyor. Cinsellik ise onlar da hiç tabu değil, çok rahat konuşabiliyor, küçük yaşta eyleme dökebiliyorlar. Genç kızımız için de bu geçerli. En çok da genç kızın masumiyet çerçevesine gizlenmemesine sevindim. Aslına bakarsan ben onunla arkadaş olmak istemezdim.
1000Kitap
Yetişkinlerin Yalan HayatıElena Ferrante · Everest Yayınları · 2020631 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 13:26
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza Balzac ve onun “ Goriot Baba” kitabı ile geldim. Kitap 19. yy Fransa’sının Paris’ini konu ediyor. Ayrıca Restorasyon dönemi olmasıyla da o zamana ait değişimleri de gözler önüne seriyor. Kitabı, Paris’te hukuk okuyan ucuz ve varoş bir otelde kalan(kitabın tamamı neredeyse bu otelde geçiyor)sosyeteye girmeye çalışan ve gözü hep yukarılarda olan Rastignac karakteri üzerinden okuyoruz. Kitabı adını da veren Goriot Baba da bu otelde kalıyor. Goriot Baba’nın Madam de Restaud ve Madam Delphine de Nucingen adında iki kızı vardır ve Goriot Baba kızları için tabiri caizse vardan yoğa kalmıştır. Bütün benliğini varlığı ile yokluğu ile kızlarına ayırmıştır. Zaten kitabın bize anlatmaya çalıştığı da Goriot Baba’nın bu karşılıksız aşırı sevgisi ve fedakarlığıdır. Zamanla Rastignac ve Goriot babanın arasında sıkı bir dostluk oluşuyor ve Rastignac her zaman Goriot babanın yanında yer almaya çalışıyor. Kitapta çok ilginç bir karakter daha var o da otelin en tehlikeli müşterisi olan söylediği her şeyde kötülük bulunan ve Rastignac’ı da her zaman kötüye yönlendiren Vautrin. Menfaati için gözünü kırpmadan adam öldürecek birisi olan Vautrin kitap boyunca da Rastignac’ın şeytanı olmayı devam ediyor ve sürekli Rastignac’ı kötü şeyler yapması için fitneliyor. Otelin sahibi yaşlı ve bir o kadar cimri Madam Vauquer de müşterilerine sadece uyuyan yemek yiyen ve yürüyen para gözüyle bakan dini imanı para olan bir kadın rolünde okuyoruz. Bu karakterler hakkında biraz daha detaylı bilgiler vermek isterdim ama spoiler verebilirim diye şimdilik bu kadar bahsedeceğim. Restorasyon dönemi Paris’inde evli insanların metres hayatı yaşadığını, yine paranın en büyük güç olduğunu ve cebinde metelik yokken gösterişin, şaşanın olmazsa olmaz olduğunu bu kitapta
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
Reklam
Reklam