Vasko Kotan

Vasko Kotan
@vaskotan
Instagram: vaskotan
Annenin sağladığı en temel ihtiyaçla ilgili kanıtlar, oldukça tartışmalı bir cepheden geliyor. 1990'lardan itibaren suç oranları ABD'nin her yerinde tavana vuruyor. Liberallere göre bunun çözümü, ekonominin canlandırılmasında yatıyor. Muhafazakârlara göre ise daha fazla polisiye önlem, daha fazla hapishane ve üç misli ağır cezalar gerekiyor. Bu önerilerin arasında, Stanford'dan hukuk akademisyeni John Donohue ve Chicago Üniversitesi'nden iktisatçı Steven Lewitt'ten kısmi bir açıklama geliyor. Bu işin çözümü kürtajın yasallaştırılmasıyla mümkün. Yazarların eyalet bazında kürtaj yasalarının hafifletilmesi ile suç oranının düşüşü arasında kurdukları bağlantı, bir bölgede kürtajın ulaşılabilir olmasıyla birlikte yirmi yıl içinde genç yetişkinler arasındaki suç oranının düştüğünü ortaya koymuştur. Şaşırtıcı mı? Bu sonuçlar oldukça tartışmalıydı fakat benim açımdan fazlasıyla mükemmel ve üzücü. Kişinin suça meyilli bir hayat geçirmesinin en önemli nedenlerinden biri hangisi olabilir? Elinde olsa, seni doğurmamayı seçecek bir anneden doğmuş olmak. Bir annenin verdiği en temel şey nedir? Senin varlığından dolayı mutlu olduğunu sana göstermek.
Annelik
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kendin hakkında ne düşünüyorsun
Nörogörüntüleme çalışmaları, ergenlerin akranlarına karşı dramatik hassasiyetini gözler önüne sermektedir. Yetişkinlere diğerlerinin onlar hakkında ne düşündüğünü, ardından da kendileri hakkında ne düşündüklerini sorun. Bu iki görev için, iki farklı ve kısmen üst üste binmiş frontal ve limbik yapı ağı harekete geçecektir. Ergenlerde ise iki sorunun yanıtı aynıdır. "Kendin hakkında ne düşünüyorsun?" sorusu nöral olarak, "Diğerleri hakkımda ne düşünüyorsa onu." şeklinde cevaplanacaktır.
Ah Bu Ergenler
Erkeklerde ergenlik
Ergen erkeklerde kasıklara pompalanan fallik kandan dolayı frontal korteks hipoksiye teslim olur.
Ah Bu Ergenler
Ergenliğin özeti
Ergenlikle ilgili hiçbir şeyi gecikmeli frontal korteks gelişimi bağlamı dışında anlamak mümkün değil. Ergenlikte limbik, otonom ve endokrin sistemleri tam gaz çalışırken frontal korteks hâlâ kurulum talimatlarıyla uğraşır. Ergenliğin bu denli rahatsız edici, harikulade, ahmakça, dürtüsel, ilham verici, yıkıcı, öz yıkıcı, benliksiz, bencil, imkânsız ve dünya değiştirici olmasının sebebi budur. Şunu düşünün: Ergenlik ve erken yetişkinlik dönemlerinde ölmek isteriz. Öldürülmek isteriz.Evi sonsuza değin terk etmek, yeni bir sanat formu keşfetmek, bir diktatörü koltuğundan indirmek isteriz. Bir köyde etnik temizlik yapmak, kendimizi ihtiyaç sahiplerine adamak, bağımlı olmak, grup dışı evlilik yapmak, fiziği dönüştürmek, acayip acayip giyinmek, sırf eğlenmek için kendimizi paralamak isteriz. Hayatımızı Tanrı'ya adamak, ihtiyar bira hanımefendiyi soymak isteriz. Tarihin tam da içinde bulunduğumuz anı, en önemli, en fazla tehlike ve vaatlerle dolu ve en zorlu ana dönüştürmek için ilerlemiş olduğuna inanmak, işlere burnumuzu sokup bir fark yaratmak isteriz. Diğer bir deyişle bu dönem, maksimum risk aldığımız, yenilikler peşinde koştuğumuz, akranlarla bağ kurduğumuz dönemdir. Íşte tüm bunların sebebi, olgunlaşmamış frontal kortekstir.
Ah Bu Ergenler
Tasarım argümanı meselesini bitiren kitap
10/10
·266 syf.··
2022 30. kitabı
Hepimiz öyle ya da böyle şöyle cümlelerle karşılaşmışızdır. Bir toplu iğnenin bile tasarlayıcısı varken evrenin bir yapıcısı nasıl olmaz? Bir binayı inşa eden olduğu gibi canlı varlıkların da bir tasarlayanı vardır , gibi. Bunlara tasarım argümanları denir kısaca ve William Paley'in saat benzetmesi ile ünlenmiştir felsefede. Ama David Hume bu argümanın mantıksızlığını, veya yetersizliğini bu kitaba eklenmiş olan "Doğal Din Üstüne Söyleşiler" adlı kısmında göstermiş ve felsefe tarihine gömmüştür. Bu argümanın hala hortlayıp hortlayıp karşımıza konmasının sebebi argümanın mantıklı olmaktan çok içgüdüsel olarak doğruymuş gibi gelmesidir denilebilir. Ama canlı varlıklardaki karmaşık tasarım görüntüsünün nasıl açıklanması gerektiğine dair bir kuram ortaya atamamıştır Hume, sadece var olan sözde kuramı yerinden etmiştir ama yerine bir şey koyamamıştır. Hume'un açtığı bu boşluğu dolduran kişi Darwin olmuştur. Bu kitap teleolojik argümanlar meselesine yeni yeni adım atmış herkesin okuması gereken bir klasiktir. Bu tartışmaların tiyatral bir şekilde işlendiği, Hume ve Darwin'in karşı karşıya gelip Paley'in dedikodusunu yaptıkları eğlenceli ve entelektüel bir video izlemek isterseniz eğer tıklayın: HUME & DARWİN, Mükemmel bir Akıllı Tasarım Macerası youtu.be/UpJkyBm1_7o (Bu videoda Doğal Din Üstüne Söyleşilerdeki Cleanthes ve Philo'nun konuşmalarını da bulacaksınız.) Kitabın ilk kısmı Hume'un dini absürde indirgercesine saçma bir şekilde savunuyor gibi gözükmesi sizi yanıltmasın. Hepsi birer ironi. Savunurken kendi kendisinin saçma olduğunu bariz bir şekilde gösteren argümanlardan oluşuyor. İyi okumalar.
Teleolojik Delil
Din ÜstüneDavid Hume · İmge Kitabevi · 2019249 okunma