Giderek uzayan ve sürdükçe vahşileşen savaş karşısında insanlar çıldırır. Savaşın çılgınlığı karşısında delirerek kendini korur insan. İnsan diye adlandırılır savaşanlar ama savaşta insanlık yoktur. Deliren askerler taraf fark etmez saldırır birbirine. Artık kiminle savaştığının bir önemi yoktur çünkü. Savaş öyle bir hâle gelmiştir ki savaşmayanlar da aklını yitirir. Savaşın vahşeti ve acımasızlığı kızıl kahkahadır. Yer ve gökte her yerdedir kızıl kahkaha. Ölüler ölülere mektup yollar. Doktorlar delirir. Ordunun bir bölüğü başka bir bölüğüne karşı taaruza geçer. Düşman diye birbirlerini öldürürler.
Savaş konusunda oldukça gerçekçi olabilecekler konusunda sert bir kitap. Savaşın gerekliliğini savunanlar için farklı bir bakış açısı. Savaş gerekli midir değil midir bilmem ama insanın kendisiyle insanın insanla ve insanın insan olmakla kavgası bitmez gibi.
-Ya şimdi savaşı bitirirsiniz ya da...
"Ya da" ne? Akıllarını başlarına toplamalarını sağlayacak, yüksek sesle söylenecek yeni yalanlarla cevaplanmayacak kelime kaldı mı dünyada? Ya da önlerinde diz çöküp ağlamak mı gerek? Ama zaten yüz binler gözyaşlarıyla yıkamıyor mu dünyayı, faydası var mı hiç? Öldürmek! Her gün binler ölüyor, peki bunun faydası var mı?