Howard kıkırdadı. “Büyükannen bana koşmayı sevdiğini söyledi. Haftada yaklaşık altmış dört kilometre koştuğunu ve üniversitede de koşmak istediğini söyledi.” (vay be, sevdim bu kızı)
Dağlar duman olur
Çayır çimen olur
Ben yari görmezsem
Halım yaman olur
Halım yaman olur
Vay vay
Ben yari görmezsem
Halım yaman olur
Halım yaman olur
Vay vay
"Vay canına. Sanırım bu benim favorim." Daha küçük bir orkideyi işaret ettim. Beyazdı, pembe bir merkezi, üzerinde minik mor noktalar ve kıvrımlı bir kenarı vardı.
"Benimki de." Sesi boğuktu. "Benimkilerden biri. Yarattığım ilk eserlerden biri."
Omzumu çevirip şöyle bir baktım. "Adı neydi?"
Bir an duraksadı ve sakalının altında yanaklarında bir kızarıklık gördüğümü sandım.
"Georgiana. Buraya Georgiana deniyor."
Kalbim durdu.
Bir çiçek yaratmış ve ona benim adımı vermişti. Bunca yıldır beni düşünmüş müydü acaba?
Beni unutmamış mıydı?