Nedensiz üzüntünün ayağı daha siz çocukken alışır kapınıza. Bir kere yüz verip buyur edenin, dost bilip eşikten geçirenin vay hâline, vay ömrüne!
Sayfa 49·Kitabı okuyor
AŞK ve DONDURMA ALINTI 1
Howard kıkırdadı. “Büyükannen bana koşmayı sevdiğini söyledi. Haftada yaklaşık altmış dört kilometre koştuğunu ve üniversitede de koşmak istediğini söyledi.” (vay be, sevdim bu kızı)
Sayfa 17 - Yabancı Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Vay, tokluktaki müthiş açlık! 
Sayfa 102 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi / XXXIII. Basım·Kitabı okuyor
Edebiyat
sığ sözlere öyle alışılmış ki,zihinleri azıcık harekete geçiren bir düşünce kabalık gibi görünüyor.konuşurken yeni fikirler üreten birinin vay haline.
Ali Alptekin ve Yusuf Karakurtun şehir olurken soyledikleri sarki
Dağlar duman olur Çayır çimen olur Ben yari görmezsem Halım yaman olur Halım yaman olur Vay vay Ben yari görmezsem Halım yaman olur Halım yaman olur Vay vay
"Vay canına. Sanırım bu benim favorim." Daha küçük bir orkideyi işaret ettim. Beyazdı, pembe bir merkezi, üzerinde minik mor noktalar ve kıvrımlı bir kenarı vardı. "Benimki de." Sesi boğuktu. "Benimkilerden biri. Yarattığım ilk eserlerden biri." Omzumu çevirip şöyle bir baktım. "Adı neydi?" Bir an duraksadı ve sakalının altında yanaklarında bir kızarıklık gördüğümü sandım. "Georgiana. Buraya Georgiana deniyor." Kalbim durdu. Bir çiçek yaratmış ve ona benim adımı vermişti. Bunca yıldır beni düşünmüş müydü acaba? Beni unutmamış mıydı?