Esir Şehrin Mahpusu
8/10
·342 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 09:01
Esir Şehrin İnsanları’nda Kâmil Bey’in bir paşazadeden Kuvayı Milliye neferine dönüşümünü okumuştum. Esir Şehrin Mahpusu ise bu dönüşümün bedelinin, yani yedi yıllık kürek cezasının sarsıcı hikayesi. Kemal Tahir, ilk kitapta koca bir şehri hapishane gibi anlatırken, bu kez gerçek bir hapishaneyi bir ülkenin mikrokozmosu haline getiriyor. Romanı okurken zihnimde hep şu soru döndü durdu: Gerçekten esir olan kim? Dışarıda işgalcilerin gölgesinde, onların lütfettiği konforla yaşayanlar mı, yoksa dört duvar arasında, betonun üzerinde vatanın hürriyetini düşleyen Kâmil Bey mi? Kemal Tahir bu sorunun cevabını öyle bir ilmek ilmek işliyor ki, parmaklıklar ardındaki o loş koğuş, dışarıdaki mütareke İstanbul'undan katbekat daha aydınlık görünüyor gözümüze. Kitapta beni en çok etkileyen kısım, Kâmil Bey’in o güne kadar sadece kitaplardan veya uzaktan sevdiği "halk" ile yüzleşmesi oldu. Katiller, hırsızlar, kumarbazlar... Kâmil Bey aristokrat kimliğinden sıyrılıp o koğuştaki insanlarla hemhal oldukça, aslında aydın-halk kopukluğunun da harika bir eleştirisi yapılıyor. Anadolu’dan gelen her bir zafer haberiyle hapishanedeki dengelerin değişmesi, adeta çöken bir imparatorluğun içeride yeniden küllerinden doğuşunu simgeliyor. Tabii bir de Nermin karakteri var ki, insan okurken öfkeden dişlerini sıkıyor. Kâmil’in davasını, kızının ve kendisinin konforunu bozan bir "delilik" olarak görmesi, aslında dönemin bir kısım seçkinlerinin memleket derdinden ne kadar uzak olduğunun en somut kanıtı. Nermin kişisel rahatının peşindeyken, Nedime Hanım ise o asil duruşuyla umudun ve direnişin diğer adı oluyor. Uzun lafın kısası; Esir Şehrin Mahpusu, sadece bir mahkumiyet hikayesi değil; bir aydının kendi sınıfına sırt çevirip, halkıyla ve tarihiyle barışma hikayesidir. Kemal Tahir'in o ağır,
1000Kitap
Esir Şehrin MahpusuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20205,4bin okunma
9/10
·838 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 21:48
Elfida Alaner, küçük bedeninde ailesinin ve geçmişin ağırlıklarını taşımaya çalışırken on sekiz yaşında kendisini bir uçurumun kenarında bulmuştur. İntihar ona bir adım uzaktayken onu oradan karanşığın içinde beliren bir adam çekip kurtarmıştır. Ve Elfida, adama karşı önüne geçemediği bir saplantı duymaya başlamıştır. Aradan üç yıl geçmiş ve Elfida onu kurtarana adamın Kurşun Arduvaz Alpugan olduğunu öğrenmiştir. Yıllardır Kurşun farkında olmasa da Elfida onun her anını bilmektedir. Hatta Kurşun'a ait olan Mavzer adı verilen yasa dışı dövüşlerin yapıldığı yerin en iyi dövüşçülerinden biri olmuştur. Ve bir sonraki rakibini yendikten sonra Kurşun'la karşı karşıya kalacaktır. Ve yıllardır tek istediği şey bu olmuştur. Ta ki dedesi fazla harcama yaptığı için onu sahibi olduğu gece kulübünde garson olarak çalıştırmaya başlayana kadar... Çünkü o gece Kurşun ve kuzenleri de oradadır. Ve Kurşun, ilk kez Elfida'nın o gece farkına varmıştır. Elfida planlarını uygulamanın ve Kurşun'un hayatında daimi bir yer edinmeye çalışırken, Kurşun bir şekilde onun çekimine kapılmışken kendini bulacaktır. Ancak gerçekler ve yalanlar karmakarışık bir hal aldığında Elfida planının çok dışında kalacaktır. Ben ne okudumm.Bir yandan Elfida'ya gel şu işten vazgeç dedim bir yandan da yaşadıkları yüzünden ona sempati besledim.Kurşun'a olan yaklaşımı ise tamamen bildiklerinizin dışındaydı.Gerçekten takıntılı olmanın hakkını veriyordu.Ve geçmişi beni çok kırdı.Gerçekten neden bir kişi bile sevememiş bu kızı?Kurşun ise görünenin ardında çok farklı biriydi.Özellikle de Elfida'ya yaklaşımı ve merhameti beni eritti.Ancak bazı şeyler ortaya çıktıktan sonra yaptıkları 'pişman olacaksın yapma' dedirtti.Özellikle de sonda olan şeyler kafamda deli sorular oluşturdu.Kurgu genel olarak kısımlar ve
Mavzer Çığlığı - INaz Alina · Lapis Kitap · 202650 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·480 syf.··
2026 52. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 19:54
Nina kaderinden kaçamayan ve sonunda dolandırıcı olmak zorunda kalan genç bir kadındır. Zekası ve yeteneğini annesinin kanser hastalığının tedavisi için kötü yolda kullansa da geçmişte yaşadığı üzüntüler onu bu hale getirmiştir. Vanessa zengin bir yaşamın güçlü görünen varisidir fakat bu gücün arkasındaki derin yaralar sahte bir maske ile perdelenmektedir. Bu iki kadını bir araya getiren kirli oyunun gerçekleri açığa çıkaran yüzü yalan ve gerçeğin ters düz oluşu geç kalmış yüzleşmeler ve ihanetlerle çevrili kimin av kimin avcı olduğu, kimin haklı kimin haksız olduğuna karar vermeyi zorlaştıran farklı bir kitap. Günümüz dünyasının sahte yüzünü ele alan kurgusuyla aslında mutlu gibi görünen hayatların derinlerindeki acıları, bazı kötülüklerin altındaki mecburiyetleri, konuma ve duruma göre haklılığın ya da haksızlığın değişiminin şekillenişini çok güzel anlatmış. İntikam, dolandırıcılık, sahte yaşamları ele alan sırlar barındıran farklı bir hikayeydi. Nina ve Vanessa aslında farklı yerlerden yara almış bir parçaları geçmişte kalmış kadınlardı. Biri insanları paralarını çalarak dolandırırken, diğeri sahte bir hayat ile dolandırıyordu çünkü ikisi de sahtekardı. Gizem veren anlatımı, karakter analizi ile detaylı anlatımıyla farklı bir kurgusu olan kitabı türü sevenlere tavsiye ederim. Sosyal medya hepimizin içinde yaşayan narsist canavarı besliyor. Sana değerli olduğunu söylemeleri için başkalarına muhtaç olmaktan vazgeç.
Kıymetli Küçük ŞeylerJanelle Brown · Altın Kitaplar · 2026156 okunma
1/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:00
Kişisel gelişim kitapları okumayı severim ama bu kitabı asla sevemedim aynı şeyler sürekli bir döngü içerisinde yazılmış durulmuş kitabın tamamından toplasam 1 sayfa dahi çıkmaz. Elime aldığım kitabı bitirmek gibi bir huyum olduğu için bitirdim yoksa asla bitecek bir kitap değil.
Ertelemekten Vazgeç Kendini OnarGary John Bishop · Pay Yayınları · 202088 okunma
Bir define üzerine…
Puan vermedi·104 syf.··
2026 16. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 21:02
Define, dili oldukça sade ve akıcı olan bir kitaptı. Sayfalar su gibi aktığı için kitabı kısa sürede bitirdim. Zaten finaliyle birlikte insanda hemen devam kitabı olan Kan Damlasına başlama isteği uyandırıyor. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri Doktor Bey’in aşkıydı. Onun sevdiği kişi için gösterdiği çaba gerçekten “Vay be!” dedirten türdendi. Günümüzde böyle büyük ve gözü kara aşklara pek rastlanmıyor diye düşündüm okurken. Karakterin aşk uğruna sürekli farklı kılıklara girmesi ise hem komik hem de biraz absürt geldi bana. Üstelik neredeyse her seferinde yakalanması olayları daha da eğlenceli hâle getirdi. Bazen “Artık vazgeç şu kılık değiştirme işinden!” dedim içimden. :D Tüm bu komik ve hareketli olayların sonunda muradına ermesi ise beni mutlu etti. Hem akıcı dili hem de eğlenceli olay örgüsü sayesinde keyifle okuduğum bir kitap oldu. Özellikle eski dönem aşklarını ve macera hissini sevenlerin ilgisini çekebilecek bir eser olduğunu düşünüyorum.
DefineMehmet Rauf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20223,342 okunma
Puan vermedi·627 syf.··
2026 48. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 17:25
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Güray Süngü'den “Delirmeler Sarayı” adlı romanı oldu. Romanda, zaman algısı mütemadiyen karakter geçişlerinde değişiklik gösteriyor. Bir geçmiş, bir şimdiki zaman aralığında, içsel dönüşümleri ve dışsal eylemleri yoğunlukla duyumsarız. Hakan, az konuşan çok susan, içkin bir karaktere sahip, kendiyle savaşım halinde olan, tanıdığına da tanımadığına da mesafeli duruşu onu soğuk, kaba gösterse de karşındakinin yine de saygı duyduğu biridir. Arif, kendi kabuğundan çıkamayan, annesinden başka bir dünyası yok iken, kendince şairliğe soyunan fakat bunu içinde bile sürdürmeye mecali olmayan hassas kişilikli biridir. İsmail, geçmişin gölgesinde, bir acayip hezeyanların pençesine düşen, hem söyledikleriyle hem eylemleriyle boşluğa doğru yalpalayan bir edebiyat aşığı daha sonra deliliğe "öteki"ne bürünendir. Selim, hayat dolu, çevresi ve arkadaşları tarafından sevilen saygı görülen biri. Bir gün okuduğu bir eseri sahneye uyarlamak ister ve hayat bundan sonra Selim için farklı bir surete bürünür. Kendini sorgulayan, bir başkasını merak eden, arayış içinde zaman zaman kendini bile kaybeden birine dönüşür. İstediği cevapların yanıtı için sonuna kadar da arayışını sürdürür. Ve İhsan Zahir, tüm bu karakterlerin ortak paydası olarak tam merkezde duran, fakat geçirdiği bir kaza nedeniyle hareket edemeyen, konuşamayan sadece dinleyen, karakterler için öznel bir varlık olarak baş köşede izler olanları. Bu defa yazarın diğer eselerindeki o çekici etkiyi hissedemedim. Hezeyanların yoğunluğu fazlasıyla boğucu hissetmeme neden oldu. Karakterlerin iç dünyasının işlenişi ara ara yordu. Anlamaya çalışmak, o arayışa dahil olmak cezbeder evet ama aşırı dozda buhran ve karamsarlık yüzünden belki de tatminsizlik yaşattı bana ne yazık
Edebiyat & Roman
Delirmeler SarayıGüray Süngü · Ketebe Yayınevi · 202586 okunma