Kusursuzluğu gerçekten seviyor muyuz, yoksa kusursuz olursak daha çok sevileceğimizi mi düşünüyoruz? İnsan neden kusursuz olmak ister? Belki de soru bu değildir. Belki de insan, kusurları yüzünden sevilmeyeceğinden korktuğu için kusursuzluğu arzular.Kusursuzluk uzaktan bakıldığında parlayan bir yıldız gibidir. Yaklaştıkça ışığı büyür ama hikâyesi küçülür. Kusurlar ise tam tersidir; ilk bakışta göze çarpmayabilirler fakat insanı insan yapan detaylar çoğu zaman onların arasında saklıdır. Çatlağı olmayan bir vazo göz alıcı olabilir. Fakat insan bazen elini, tam da o çatlağın geçtiği yere sürmek ister. Belki de kusursuzluk hayranlık uyandırır ama kusurlar yakınlık kurar. Sonuçta kalbinize dokunan asıl durum kusurlardır. Bazen kendinizi gördüğünüzü düşünürsünüz, bazen de aslında onun insani yönünü fark edersiniz. Kusurlar aslında insan olmak hakkındadır. Olduğunuz halinizle kendinizi kabul etmek demek sizi kusursuz yapan asıl düşüncedir. Kabul etmek zordur ama bazen de gerçeklik olduğu benimsenmelidir. Siz, siz olduğunuz için güzel olduğunuzu söylemek samimiyet belirtisi göstermez bana göre, onun yerine insan olduğunuzu gösterir. Çünkü bir insana olduğu hâliyle değer vermek, ona iltifat etmekten çok insanlığını kabul etmektir.